Arşiv | Mayıs, 2011

Maltepespor Kongresinde Tek Aday Erkoç

Maltepespor Kongresinde Tek Aday Erkoç

MaltepeSpor  olağan kongresi Türkan Saylan kültür Merkezinde yapıldı.Kongrede Tek Aday yine Nuri Erkoçtu.Kongre saat 13:00 da başladı.katılımın az olması dikkat çekti.Dikkat çeken diğer bir konu da Maltepe Belediye başkanı Prof.Dr.Mustafa Zengin ve Başkan yardımcılarının gelmemesiydi.Kongrede bunu fırsat bilen AKParti İlçe Başkanı Atilla Üstündağ Belediye Başkanının Bir telgraf dahi çekmediğini söyledi.Genel Kurulun açılış konuşmasını MaltepeSpor Başkanı Nuri Erkoç yaptı.Erkoç konuşmasına kongreye katılımın az olmasına tepki gösterdi ve çoğunluğu sağladık ancak bu kadar az katılım olmamalıydı dedi.Daha sonra divan heyetinin seçimi yapıldı divan Başkanlığına Ali Tanrıyaşükür seçildi.Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasından sonra faaliyet raporları okunarak oylandı.Tüzükte bazı değişiklikler yapıldı.Yapılan değişikliklerden birisi de MaltepeSpor Bayrağı’nın değiştirilmesi teklifiydi.Denetim raporlarının okunmasının ardından Maltepespor Başkanı Nuri Erkoç tekrar kürsüye gelerek Faaliyetleri anlattı.Erkoç Emeği geçen herkese teşekkür etti. Maltepespor’un talihsiz bir dönem geçirdiğini Biz Maltepeliyiz Maltepespor bizim yağmur çamur demeden yönetim Basın mensupları Maltepespor’a destek oldu.arkadaşlarım işlini bıraktı Kulübe destek verdi herkese teşekkür ederim.İnanıyorum ki:Bu Kulüp 2012 yılında yine şampiyon olacak Biz aldığımız emanete sahip çıktık.Maltepespor basketbol takımı kurduk Biz layık olduğumuz yerde Maltepe layık olduğu yerde olacak Gençlerimiz ilk defa İl dışına çıktı.Maltepe’nin renklerini taşıyacak gençlerimiz bizim geleceğimizdir.Geleceğimiz gençlere bağlıdır.Allah nasip ederse biz antremanlarımızı kendi sahamız da yapacağız dedi.Erkoç Şöyle devam etti.Maltepeli işadamlarımıza teşekkür ederim.Bugün hangi Restaurant da gitsek Burada yemek vereceğiz desek herkes kapılarını sonuna kadar açar.İş adamlarımız desteklerini esirgemediler. Dreamhııl Hotel’de Bugün yemeğimiz var Azmi Bey sağolsun böyle bir nezakette bulundu.Bizler güzel projelerin altına birlikte imza atarız Beni dinlediğiniz için hepinize Teşekkür ederim Diyerek sözlerini tamamladı.Başkan Erkoç kürsüdeyken bir grup taraftar tarafından açılan dövizlere de tepki gösterdi.Dilek ve temenniler kısmında Önce Halil Öner daha sonra AKP İlçe Başkanı Atilla Üstündağ söz aldı.Atilla Üstündağ Belediye Başkanı ve CHP’ye yüklendi.Tenis kordunun çok önemli bir şey olmadığını öncelikle bir tesisin yapılabilceğini söyleyen Üstündağ Önemli olan Maltepe gerisi teferuattır AK Partide teferruat dır dedi.Kendi Partililerine de özeleştiri yaparak Biz Maltepe’ye gerekli  tesisi yapmadık dedi.Konuşmaların ardından yönetim Kurulu seçimine geçildi.Yönetim Kurulu şu isimlerden oluştu
NURİ ERKOÇ,AZMİ OKTAY,İSMET YALÇIN,ALİ ŞAHSUVAROĞLU,ŞEREF ÇOLAK,MUSTAFA FADIL TERZİ,MURAT DEVRAN Doç.Dr.TURHAN ŞALVA,NACİ SELVİ,CANTÜRK KAPTAN,KADİR KÖMÜRCÜ,AVNİ RAKICI,SEDAT ERTEN,İLHAN ÖZÜPEKOĞLU,ERGÜN IŞIKEL,AHMET ÖZCAN,HÜSEYİN KOCA,ZİYA YILMAZ,NURSAN SELÇUK,ABDULLAH EFENDİLER,TURHAN ŞAHİNOĞLU,MUHSİN GÜLSUYU,M.HALUK ÖZSARAÇ,İDİL ÇELİKEL,HALİL ÖZTÜRK,HATİCE ÜREL,ZEKİ TEMEL,ALPER ARAZ,ÖMER ERDAŞ,ERKAN HACSALİHOĞLU, ERGÜN KILIÇ,MUHAMMET ÇAVUŞOĞLU,SEDAT ŞAHİN,FİKRET ÇELENK,ALİ ÖZ,MUSTAFA EKŞİ,AYDIN SERTKAYA                                                                                                                            
                                                                                                           

 

                                                                                                                                                                                                                        

Posted in Güncel, Manşet, Spor, Yaşam0 Yorum

oylar düşerse bırakırım

oylar düşerse bırakırım

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, dün Etiler’de düzenlenen bombalı saldırıda bir bacağını kaybeden Ayten Bal’ı ziyaret ettikten sonra açıklamalarda bulundu. Terörün artık son bulmas gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan’a da kameralar aracılığıyla mesaj gönderdi: “AK Parti’nin oy oranı düşerse istifa etsin eğer CHP’nin oyları düşerse genel başkanlığı bırakırım.” Başbakan Erdoğan ise Kılıçdaroğlu’nun bu çağrısına Aydın mitinginde yanıt verdi.KILIÇDAROĞLU’NDAN İSTİFA ÇAĞRISI:

“Terör eylemlerinin artık sona ermesi gerekmektedir. O gencimizin ne suçu vardı? Onun umutları vardı. Birde aileleri var onların da dramını düşünün. Sayın Erdoğan’ın bana yönelik eleştirilerini ciddiye almıyorum. Ciddiye alınacak eleştiriler değil. Cesur insanlar bu ülkeyi yönetir, korkak olanların bu ülkeyi yönetmeye de hakkı yoktur.

Nasıl iktidar olacağız, biz istiyoruz ki halkın iktidarını kurmak için geçmişte kime oy verirse versinler, bu dönem CHP’ye oy versinler 4. büyük devrime imza atmaya çalışıyoruz. CHP’nin oyları çıkıyor, AK Partinin oyları düşüyor. CHP’nin oyu yükselirken AKP’nin oyu düşüyor. Sayın Erdoğan birinci gelmezsem diyor, çıksın desinki kimin oyu düşerse o genel başkanlığı bıraksın. AKP’nin oyu düşerse ben genel başkanlığı bırakacağım desin. CHP’nin oyu düşerse ben genel başkanlıktan ayrılacağım.”

Başbakan Erdoğan’DAN CEVAP:

Önceki gün daha komik bir şey oldu. Kılıçdaroğlu verdiği sözleri yerine getiremeyince 4 ay içinde istifa ederim. Bu arada bir şey daha söyledi o da çok ilginç. Şu anda hani ben diyorum ya var mısınız diyorum ey Kılıçdaroğlu, Bahçeli birinci parti olamazsak şu genel başkanlıktan çekilmeye var mıyız? Şimdi buna cevap veremedi.

İKTİDARA TALİP DEĞİL

Sayın Bahçeli sen birinci parti olamazsan sen çekilmeye var mısın? Şimdi ne dedi Kılıçdaroğlu, çok zeki ya çok kıvrak ya, dedi ki ‘Kimin oyu azalırsa o çekilsin’ diyor. Yine iktidara talip değil. Yapma be. Hala iktidara talip değilsin. Demek ki bunun iktidar olma gibi bir derdi yok. Kendini muhalefette kalmaya hazır görüyor. Ama biz milletimizle çok daha güçlü geleceğiz. 12 Haziran akşamında.

PÜSKEVİT ÇIKIŞI

Sayın Bahçeli, püskevit istiyor diyor. Benim gittiğim yerlerde, hatta Hakkari’de bile çocuklar ‘Başbakan amca bana bilgisayar verir misin’ diyor. Hem de bilgisayarın da ötesine gidiyor. ‘Laptop’ diyor. Senin zamanında bilgisayar yok muydu sayın Bahçeli? Ah Bahçeli duman ettin bizi.

Posted in Güncel0 Yorum

Jennifer Lopez’den frikik

Jennifer Lopez’den frikik

Jennifer Lopez, Boys and Girls Clubs of America’nın “Be Extraordinary” kampanyası çerçevesinde düzenlenen organizasyona kocası Marc Anthony ile birlikte katıldı. New York’un ünlü Times Meydanı’nda hayranlarıyla bir araya gelen Lopez, mini eteğinin azizliğine uğrayınca frikik vermekten kurtulamadı.

Posted in Güncel0 Yorum

Cesur Sahneler

Cesur Sahneler

‘Yaprak Dökümü’ dizisindeki ‘Ferhunde’ karakteriyle beğeni toplayan Deniz Çakır, bu sezon ‘Kako Si?’, ’40′ ve ‘Ya Sonra’ isimli üç ayrı sinema filmiyle izleyicinin karşısına çıkıyor.

Çakır, ‘Kako Si’ ve ’40′ isimli filmlerin sevişme sahneleriyle damga vuruyor. Geçtiğimiz hafta vizyona giren ‘Kako Si’ filminde Çakır, Almanya’da büyüyen Selim’in (Atilla Öner) sevgilisi ‘Lidya’yı oynuyor. Çakır’ın filmdeki cesur sahneleri dikkat çekiyor.

Çakır, Ali Atay ve Yosi Mizrahi ile birlikte oynadığı ’40′ isimli filmde ise mutluluk arayışında olan İstanbullu genç bir kadını canlandırıyor. Filmin fragmanlarında Çakır’ın Yosi Mizrahi ile öpüşme sahnesi yer alıyor.

Posted in Güncel, MAGAZİN, Manşet0 Yorum

Yabancı Damat 35 yaşına girdi

Yabancı Damat 35 yaşına girdi

Tuğba Özay, İtalyan eşi Ludoviç Fattizio ile birlikte geçtiğimiz günKüçükyalı Montel mağazası açılışına katıldı.

Mağazadaki mobilyalarıçok beğenen Fattizzio, Milano’daki evlerine mobilya sipariş etti.Tuğba Özay aynı gün 35. doğum gününü kutlayan eşi Fattizio için mekanakemancı getirtti ve eşine özel servis yaptı. Doğum günü pastasını eşiTuğba Özay ile birlikte kesen Ludoviç Fattizzio, “Tuğba’yla evlendiğimiçin çok şanlıyım. Burada herkes bana ilgi gösteriyor. Türk halkı daİtalyan halkı gibi sevecen ve sıcak kanlı. Bana herkes enişte diyor.Doğum günümde Tuğba ile birlikte olduğum için mutluyum. Onun bana enbüyük hediyesi varlığı” dedi. Yanacı Damat, eşi Tuğba Özay’ın yenialbümünü çok beğendiğini ifade ederek, “Siz bir olay çok iyise bombadiyorsunuz. Tuğna’nın albümü de bomba gibi. Benim karım çok başarılı”diye konuştu. Kral Tv’de Tarkan’ın aldığı ödüllerin şaibeli olduğunu öne süren TuğbaÖzay, “Tarkan çok başarılı ama kendisini bulunmaz Hint kumaşu sanıyor.İsmi açıklandığında ödül almaya gelmemesi ve finalde şov yapması çoksaçmaydı. Bende 2010 yılına damgasını vuran kişi Tarkan değil,Sıla’dır. Tarkan’ında çok güzel şarkıları vardı. Ama Sıla bence dahaiyidi. Tarkan’ın biraz daha mütevazi olmasında fayfa var. Şaibeli birgeceydi. Tarkan’a yakışmadı” şeklinde konuştu.Siyasete ilerlewyen yıllarda girmeyi planladığını anlatan Özay, “Seçimöncesi çeşitli teklifler aldım. Ama yaşım daha siyasete girmek içinçok genç. İlerleyen yıllarda neden olmasın” dedi. Özay, photoshop’lufotoğreafları çok konuşulan Hülya Avşar i.çin ise şöyle konuştu:”Hülya Avşar2ın yaşı ilerledi. Yüzü hala çok güzel ama vücudu içinaynı şeyleri söyleyemem. Boyu benim bacaklarım kadar. Bu durumdaphotoshop’a başvurması doğal. Türkiye’nin en güzel kadını benim”.
                                                                                                                                                                             

Posted in Güncel, MAGAZİN, Manşet0 Yorum

Bahçeli’den slogan atanlara ders

Bahçeli’den slogan atanlara ders

Bahçeli, Kızılcahamam’da Ülkücü Şehitleri Anma Günü ve Ülkücü Şehitler Anıtı açılış töreninde yaptığı konuşmada slogan atanları ‘burası miting alanı değil’ diye uyardı…

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Bu vatan ucuz pazarlıklarla, bağışlarla, lütuflarla ve müzakere masalarıyla kurulmadı, bu yollarla da asla bölünmeyecektir. Aksi takdirde hiçbir şehidimizin yüzüne yarın mahşer yerinde bakamayız. Biz ne tertiplerle yılarız, ne tezgahlarla yolumuzdan döneriz. Ne tehditlerle doğrularımızdan cayarız, ne de komplolarla her melaneti sineye çekeriz” dedi.

Bahçeli, Kızılcahamam’da Ülkücü Şehitleri Anma Günü ve Ülkücü Şehitler Anıtı açılış töreninde yaptığı konuşmada, 30 yıldır Eskişehir’in Sazak Köyü’nde Gün Sazak’ın kabri başında, Sazak ve ülkücü şehitleri andıklarını anımsattı.

Manevi sorumluluklarını daha kurumsal bir hüviyete büründürmenin gerekliliğine inanarak, büyük bir şehitlik anıtının temelini atmaya ve ülkücü şehitlerin anılarını paylaşmaya, anıtı kurumsallaştırmaya karar verdiklerini ifade eden Bahçeli, şöyle konuştu: “Hayatlarının baharında vatan için toprağa düşmüş bütün ülkücü şehitlerimizin manevi hatıralarını yaşatacağımız bir şehitlik anıtı yaparak burada olalım istedik. Her yönüyle düşünülerek üzerinde bulunduğumuz yerde karar kıldık ve ülkü abidelerinin tıpkı bir yıldız gibi parlayacakları bu şehitliğin yapımını Allah’ın izniyle gerçekleştirdik. Nitekim, mana derinliği ve anlamı çok fazla olan bu şehitliğin inşasını bitirdik ve hamdolsun bugüne yetiştirdik.

Ülkücü şehitlerimizin anıları başkent Ankara’dan Türk’ün ve İslamın bulunduğu her tarafa bu anıttan nur saçacak ve millet için verilen şeref, namus ve onur mücadelesinin sönmeyen meşalesi olacaktır. Kutlu geçmişimizin yiğitliklerini ve bir inanç uğruna hayatlarını feda eden şehitlerimizin eşsiz mirasını canlı tutmak ve sonsuza kadar yaşatmak için böylesi bir anıta ihtiyaç duyduk ve gereğini yerine getirdik. İnanıyorum ki tüm şehitlerimizin anılarını taze ve sıcak tutacağımız, ulaşılabilirlik ve sahip olduğu mehabet bakımından milli ve manevi sembollerimiz arasında yer alacak olan bu şehitliği gönüllerimizde yücelteceğiz. Bu yıldan itibaren şehitlerimizin anısına yaptırdığımız bu maneviyatla yoğrulmuş mekanda şehitlerimizi Fatihalarla hatırlayacağız ve dünya var olduğu müddetçe bu şehitlikte anılmaları için ilk adımı atmış olacağız. Ülkücü Şehitler Anıtı’nın planlanmasında, projelendirilmesinde ve yapımının her aşamasında emeği, mesaisi, alın teri ve hizmeti geçen her bir arkadaşıma teşekkürlerimi ve şükranlarımı sunuyorum.

Cenab-ı Allah’ın Ülkücü Şehitler Anıtı’nda yaptığımız ve yapacağımız duaları yüce katında kabul etmesini diliyorum.” Bahçeli, ülkücü şehitlerin her birinin kendileri için birer kutup yıldızı, inanç ve ilham kaynağı olduğunu belirterek, “Onlar, milletimizin en ihtiyaç duyduğu zamanda fani bedenlerini vatanın birliği ve selameti uğruna feda etmekten bir an olsun kaçınmadılar. Ölüm karşında dik duruşlarını, bozkurt bakışlarını ve cesaret yüklü tavırlarını hiç bozmadılar. Şehadet pınarından kana kana içmek uğruna kendilerini Türk milletinin varlığına armağan ettiler. Hepsinde vakar, hamiyet, vicdan, iman ve haysiyetin en üstün örnekleri vardı” diye konuştu.

-”EMİN ADIMLARLA VE KARARLILIKLA SONSUZA YÜRÜYECEĞİZ”-

Devlet Bahçeli, ülkücü şehitlerin zulümle ayakta durmaya çalışanlara, bölünmeye çanak tutanlara ve milli değerlere kem gözle bakanlara ülkülerinden aldıkları kuvvetle haddini bildirdiklerini, ellerini semaya açarak, sefayı dışlayarak erken yaşlarda Hakk’a yürüdüklerini belirterek, “Cenab-ı Allah hepsinden razı olsun. Bilinsin ki aramızdaki dava gazilerimizle ve ülkücü hareketin tüm mensuplarıyla birlikte emin adımlarla ve kararlılıkla sonsuza yürüyeceğiz” dedi.

Ülkücü olmanın zor, ülkücü kalmanın da daha zor olduğunu vurgulayan Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ülkü adı üstünde, ulaşılmak istenen bir ideali ifade etmektedir. Bizim idealimiz, sesimiz, sözümüz ve her şeyimiz Türk milletinin birliğini, ebediyete kadar varlığını ve bağımsızlığını sağlamak üzerine şekillenmiştir. Bunun için dün fitnenin, şirretin, iftiraların ve kurşunların hedefindeydik. Bugün de öyleyiz.

Bizi yenemeyeceklerini anlayanlar, yıldıramayacaklarını görenler, bezdiremeyeceklerini düşünenler, tezgahlarla, senaryolarla ve oyunlarla üzerimize gelmektedirler. Hilalin surunda gedik açmak, bölünmüş Türkiye’nin kurdelesini kesmek ve Türk milletini parçalamak için bizi etkisizleştirmek ve itibarımızı yere çalmak istemektedirler. Aziz millet varlığını dışarıdan güdümlü üç beş çapulcuya yağmalatacak ve peşkeş çekecek sinsi bir hesap sürekli mesafe almaktadır. Dün birliğin, bütünlüğün teminatıydık, bugün ve yarın da ne pahasına olursa olsun yine öyle olacağız. Dün Türklüğün ve İslamın yılmaz savunucusuyduk, her zaman yine böyle kalacağız. Dün bölücü ve yıkıcı ideolojiye set çekmiştik, fani bedenlerimizi bent yapmıştık, yine aynısını yapmaya çabalayacağız. Ülkücü şehitlerimiz boşuna toprak olmadı. Ecdadımız ’Ya Allah ya Bismillah’ diyerek boşuna cenk meydanlarında kanını dökmedi.

Bu vatan ucuz pazarlıklarla, bağışlarla, lütuflarla ve müzakere masalarıyla kurulmadı, bu yollarla da asla bölünmeyecektir. Aksi takdirde hiçbir şehidimizin yüzüne yarın mahşer yerinde bakamayız. Biz ne tertiplerle yılarız, ne tezgâhlarla yolumuzdan döneriz. Ne tehditlerle doğrularımızdan cayarız, ne de komplolarla her melaneti sineye çekeriz. Hepimiz Kılıçkıran oluruz, Önkuzu oluruz, Sazak oluruz, Başbuğ oluruz ve Pehlivanoğlu gibi gerekirse ölüme bile meydan okuruz. Ülkücüler burada, şehitleriyle iç içe ve dün nasıl iman ve vatan mücadelesi verdilerse bugün de vermeye kararlıdırlar. Bunları, manevi huzurlarında bulunduğumuz tüm şehitlerimizin muhterem hatıralarından aldığımız güçle haykırıyoruz ve yurdumun her köşesine buradan ses veriyoruz. Biz varız, var olacağız. Ayaktayız, asla düşmeyeceğiz. Azimliyiz, asla vazgeçmeyeceğiz.

Şehitlerimiz, gazilerimiz emin olsun ki belayı, melaneti, ihaneti, teslimiyeti ve tehditleri yok etmek için her şeyimizle hazırız. Üzerimizde Cenab-ı Allah’ın himayesi, arkamızda milletimizin desteği, yanımızda şehitlerimizin emanetleri, önümüzde bayrağımızın gölgesi dimdik bir şekilde geleceğe uzanacağız. Başaracağız ve kötülüğü yeneceğiz, fitneyi mağlup edeceğiz ve Türk milletini saadet dolu günlere mutlaka kavuşturacağız.” Bahçeli, tören alanına gelirken “Devletin başına Devlet gelecek” sloganları atanları, “Burası miting meydanı değil” diyerek uyardı. Anıt alanında yaklaşık 2 bin ülkücü şehidin isimlerinin yer aldığı panolar bulunuyor.

Devlet Bahçeli, konuşmasının ardından anıtın bulunduğu alanı gezerek, yetkililerden bilgi aldı. Bir gazetecinin anıtı beğenip beğenmediğini sorması üzerine Bahçeli, anıtı ve çevre düzenlemesini çok beğendiğini söyledi. Anıt alanında okunan mevlitin ardından Bahçeli, Cuma namazını kılmak üzere Kızılcahamam Yabanabat Camisi’ne geçti.

Posted in Güncel, Manşet, Siyaset0 Yorum

onlar toplantıda  öğrenciler eylemde

onlar toplantıda öğrenciler eylemde

İstanbul’da Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de katıldığı “Uluslararası Yükseköğretim Kongresi”ni protesto eden gruplara polis, gaz bombası ve tazyikli suyla müdahale etti. Olaylarda, 10 öğrenci gözaltına alındı.

“ YÖK  BİZİMLE GİDECEK”

Gençsen, Eğitim Sen İstanbul Üniversiteler Şubesi, TKP’li Öğrenciler, Gençlik Muhalefeti ve Öğrenci Kollektifleri üyelerinin de aralarında bulunduğu yaklaşık bin kişi Üniversite Konferansı Sonuç Bildirgesini Maçka’daki Swissotel’de yapılan konferansa götürmek için bugün Dolmabahçe’de toplandı. Göstericiler saat 09.30’da konferansın yapıldığı otelin yanındaki parkta açıklama yapmak üzere yürüyüşe geçti. Bazı öğretim üyelerinin destek verdiği öğrenciler, “Baskılar bizi yıldıramaz”, “Sermaye defol”, “Üniversiteler bizimdir”, “Baskılar bizi yıldıramaz”, “YÖK postalla geldi, bizimle gidecek” diye slogan attı.

 TOMA DURDURDU

Ancak polis, Kadırgalar Caddesi’nin Maçka girişinde topluluğu durdurdu. Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı (TOMA) ile göstericilerin önünde barikat kuran polis, öğrencilerden burada açıklama yapmalarını istedi. Göstericiler arasında bulunan grupların temsilcileri yaklaşık 2 saat kendi aralarında görüşme yaptı. Temsilciler, basın açıklamasını barikatın arkasında yapma ve sonra da dağılma kararı aldı. Eğitim Sen, Gençlik Muhalefeti, TKP’li Öğrenciler ve Öğrenci Kollektifleri temsilcilerini açıklamalarını yaptı. Eğitim Sen İstanbul Üniversiteler Şubesi Başkanı, Öğretim Üyesi İsmet Akça, AK Parti iktidarının ve neo liberal çığırtkanlarının yapmak istedikleri şey YÖK’ü gerçekten kaldırmak değil, YÖK’leri çoğaltmak, her üniversitede bir YÖK yaratmaktır. Kamusal, özgür, bilimsel, demokratik, üniversite talebini savunmak ve üniversiteyi üniversite olmaktan çıkartacak saldırılara karşı koymak üzere önümüzdeki dönemde tüm üniversite bileşenleri olmak üzere emek ve demokrasi güçlerini ortak mücadeleye davet ediyoruz.” dedi.

 TAŞ ATTILAR

Açıklamalardan sonra gösterilerin büyük kısmı dağıldı. Ancak Genç Sen, Anarşist Öğrenciler ve Kaldıraç üyeleri dağılmayı kabul etmedi ve barikattaki polislere plastik pankart sopaları ile saldırdı. Polis önce kalkanlarını kullanarak sopalardan korundu. Bu sırada TOMA’dan göstericilere basınçlı su sıkıldı. Polis gruptakilere gaz bombası da attı.

Araçlarında ve İETT otobüslerinde ilerleyen bazı vatandaşlar atılan gaz bombaları nedeniyle zor anlar yaşadı. Dolmabahçe Sarayı’nın önünde nöbet tutan askerler de atılan gazdan etkilendi. Geriye doğru kaçan gruptakiler, polise taş attı. Taşlar 3 polis ile Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’nde görevli bir emniyet müdürünün kafasına isabet etti. TOMA’nın kovaladığı göstericiler Dolmabahçe dağıldı. Protesto gösterisinde 10 öğrenci gözaltına alındı.

Posted in Güncel, Manşet0 Yorum

yine tehdit etti

yine tehdit etti

Öcalan yine tehdit etti

 İmralı’da çarptırıldığı ömür boyu hapis cezasını çeken çetebaşı Abdullah Öcalan, devletten ‘yeşil ışık’ beklediğini belirterek, “Sonuç almamız durumunda 15 Ağustos’tan itibaren yeni bir süreç başlayacak ve silahlı yöntemin devre dışı bırakılmasıyla birlikte sorunun silahsız demokratik çözümü sürecine girilecektir” dedi.

Olumlu gelişmeler olmazsa 15 Haziran sonrasının herkes için farklı olacağını belirten Öcalan, “Demokratik çözüm şansının yitirilmesi durumunda bu iki güç arasında, yani demokratik özerk güçler ile AKP’nin iktidar güçleri arasında çatışma kaçınılmaz olacaktır. Bu ortaya çıkan çatışma bir Türk-Kürt çatışması olmayacaktır” tehditinde bulundu.

Terör örgütü PKK‘nın İmralı’da tutulan elebaşı Abdullah Öcalan’ın geçen Çarşamba günü avukatlarıyla yaptığı görüşmede söyledikleri, örgüte yakın internet sitesinde yayınlandı. Öcalan, devletin, Kandil‘in ve BDP‘nin bütün sorunları üzerine yıktığını ve Kürtlerin kendisinden ‘pratik önderlik’ beklediğini savundu.

Cezaevinden yöneteyim Öcalan, kendisiyle en son görüşen heyete, ‘Silahlı mücadele yönteminin devre dışı bırakılıp, silahsızlanma sürecinin de içinde olduğu demokratik çözüm yöntemini’ önerdiğini söyledi.

Bunun devreye girmesi için çalıştığını ve çabaladığını iddia eden Öcalan şöyle dedi: “Bir yeşil ışık bekliyorum. Ben bu yapacağımız görüşmede heyete daha somut, pratik öneriler sunacağım. Böylesi bir durumda sorumluluktan kaçmam da söz konusu olmaz. Böylesi bir durumda daha rahat çalışma yürütebilmenin koşullarının oluşturulması gerekecek. O zaman şimdiki gibi haftada bir saatlik görüşmelerle bu işler yürütülemez. Sorunun aktörleriyle, BDP ile herkesle görüşmeler yapacağım. Sonuç alıcı iletişim koşulları oluşturulmalı ki, ben de burada rolümü daha iyi oynayabileyim. Bu koşulların sağlanması durumunda gün gün burada ben barış çalışmaları yapacağım, çalışma yürüteceğim, buradaki tüm zamanımı bu çalışmalara ayıracağım” Kimseye vurun kırın demiyorum Öcalan, 15 Haziran’a kadar sonuç alınamazsa, BDP ve PKK’lıları eleştirerek, “Ben 15 Haziran’da çekileceğim derken üç nedenden dolayı çekileceğimi belirtiyorum. Bunlar, AKP’nin kendi hegemonik iktidarını bana dayandırması, benim üzerimden kendi iktidarını yaşatmaya çalışması, Kürt siyasetinin ideolojisiz, örgütsüz siyaset anlayışı. Askeri stratejik-taktik yöntemlerle alakası olmayan, bağdaşmayan gerillacılık tarzı. Bu üç nedenle mevcut koşullarda rol almamın bir önemi olmadığı gibi, artık üzerimdeki bu düğümlerin çözülmesi ve omzumdaki bu yüklerin atılması gerekiyor. Ben 15 Haziran’da çekileceğim derken bunu kastediyorum, yoksa kimseye 15 Haziran’dan sonra gidin, vurun, kırın, dökün demiyorum” dedi. ‘Özerk güçler ile akp’nin güçleri arasında çatışma başlar’ Heyetle yaptıkları görüşmeden sonuç almaları durumunda görüşmelerin sonlanmayacağını, 15 Ağustos’tan sonra yeri bir sürecin başlayacağını savunan Öcalan şöyle konuştu: “Sonuç almamız durumunda 15 Ağustos’tan itibaren yeni bir süreç başlayacak ve silahlı yöntemin devre dışı bırakılmasıyla birlikte sorunun silahsız demokratik çözümü sürecine girilecektir. Olumlu gelişmeler olmazsa 15 Haziran sonrası herkes için farklı olacak, bu böyle bilinmelidir. Herkes bu durumda kendi rolünü oynamalıdır. Devlet bu konuda adım atmazsa, demokratik çözüm seçeneğinin hayat bulmaması durumunda ortaya iki yönetimli çatışma süreci çıkacaktır. Birinci yönetim, demokratik özerklik yönetimidir. İkinci yönetim ise, AKP’nin hegemonik iktidar yönetimidir. Demokratik çözüm şansının yitirilmesi durumunda bu iki güç arasında, yani demokratik özerk güçler ile AKP’nin iktidar güçleri arasında çatışma kaçınılmaz olacaktır. Ben burada tehdit etmiyorum, sosyolojik bir tespit yapıyorum. Bu ortaya çıkan çatışma bir Türk-Kürt çatışması olmayacaktır. AKP’nin iktidar güçleriyle demokratik özerk güçlerin çatışması olacaktır. Bu ikili yönetim gücü savaşı esnasında CHP, MHP, Ergenekon nereye savrulur, nasıl konumlanırlar, nerede dururlar bilmiyorum. Bu meseleyle de çok ilgilenmiyorum. Ergenekon diye bir güç var mı, ne yapar, CHP, MHP’nin pozisyonları ne olur, ne yaparlar net bir fikrim yok, umurumda da değil.”

milliyet.com.tr

Posted in Güncel, Manşet0 Yorum

Yılmaz Özdil’den Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’ye şok çağrı

Yılmaz Özdil’den Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’ye şok çağrı

CNN Türk’te yayınlanan Ayşenur Arslan’ın hazırlayıp sunduğu Medya Mahallesi programına konuk olan Hürriyet yazarı Yılmaz Özdil, ortaya attığı iddia ile kanları dondurdu.

Özdil, MHP ile ilgili kaset skandallarını yorumlarken 1 sene önce Deniz Baykal’ın kasedi ortaya çıktığında kendisinin yaptığı analizin geçerli olduğunu söyledi.            

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kullandığı helikopter son hafta iki defa arıza yaptı ve bu nedenle Kılıçdaroğlu’nun iki mitingi de iptal edildi.

KASETLER ŞAŞIRTICI DEĞİL

Yılmaz Özdil: Kasetler konusunu ben bir sene önce de yazmıştım. Bana göre hedef zaten Bahçeli.

Ayşenur Arslan: Nasıl oluyor? Bazı gazeteci arkadaşlar neredeyse sayı söylüyor?

Yılmaz Özdil: Önce bir papağan efekti yaratılıyor. Bu iş Deniz Baykal ile olmuyor diye bir efekt yaratılıyor. Herkes sakız gibi bunu söylüyor. Kaset çıkınca hiç kimse “Kim?” sorusunu sormadı. Failler bulunursa o koltuğa oturan kişi yalan olur demiştim 1 yıl önce. Kim tarafından ve neden o kaset yapıldı? Bu sorunun cevabı bulunmazsa arkası gelecek. O kesindi. Ve şimdi de geldi.

Ayşenur Arslan: Kim yapmış olabilir, kim vardır sence arkasında bu olayın?

BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, 29 Mart 2009′da yapılan yerel seçimlere 4 gün kala helikopterinin düşmesi sonucu yaşamını yitirmişti.

Yılmaz Özdil: İçişleri Bakanlığı, MİT, Adalet Bakanlığı bana bağlı olsa ben yanıt verebilirdim. Bu kurumlar kime bağlıysa o biliyor bu cevabı. Bilmiyorsa zaten o makamda olamaz. Türkiye bana göre silahsız bir savaş ilanı ile işgal edilmiş durumda. Onunla mücadele edecek olanlar da dizlerinin üzerine çökertiliyor.

LİDERLER BU SAATTEN SONRA HELİKOPTERE BİLE BİNMESİN

Yılmaz Özdil ardından öyle bir cümle kurdu ki seçimlere 15 gün kala ürkütücü bir  senaryonun hazırlanmakta olabileceğine işaret etti:

Kemal Kılıçdaroğlu ve Devlet Bahçeli’nin bana göre şu andan sonra helikoptere bile binmemesi lazım. Partileri dizayn etmeye çalışıyorlar. İşlerine gelmeyeni yok etmeye çalışıyorlar. Testi kırılmadan herkes bildiğini söylemeli.

Posted in Güncel, Manşet0 Yorum

motosikletli imamı mahalle baskısı istifa ettirdi.

motosikletli imamı mahalle baskısı istifa ettirdi.

 

MUĞLA’nın Dalaman İlçesi’ne bağlı Kapıkargın Köyü’nün motosiklet tutkusu nedeniyle ’Tek teker imam’ lakabıyla tanınan imamı 24 yaşındaki Tarık Balkı, köylülerin ve müftüğün, “Cemaat arkanda namaza durmaz” diyerek, tehdit ve baskıda bulunduğunu ileri sürüp, görevinden istifa etti. Balkı, “Benim değil, bu kişilerin yaptıkları dinen vacip değil” dedi.

Milliyet.com.tr’de yayınlanan Yaşar Anter’in haberine göre Kapıkargın Köyü imamı Tarık Balkı’nın motosiklet tutkusu başına dert oldu. Bodrum, Göltürkbükü Beldesi Gölköy Camii’ndeki üç yıllık görevinin ardından dört ay önce Dalaman’ın Kapıkargın Köyü Camii imamlığına atanan Balkı’nın, motosikleti ile camiye gidip gelmesi cemaatin dikkatini çekti. Kot pantolonu, motosikletçilerin giydiği montu ve üzerinde ’Scorpion’ yazan kaskı ile farklı bir giyim tarzı olan Balkı’dan köylüler rahatsız oldu. “Kot pantolonlu, racing motosikletli, çılgın imam olmaz. Arkasında namaza durmayız” diyen köylüler, imam hakkında müftülük, kaymakamlık, jandarma ve ilçe emniyet müdürlüğüne şikayette bulundu.

Köyün gençlerinin, gitmesi ve imamlığı bırakması için iki kez tehditte bulunduğunu belirten Tarık Balkı, Dalaman Müftüsü Müftü Selahattin Bozkurt’un da sık sık kendisini çağırıp, şikayetler olduğunu söylediğini, motosikletle camiye gitmemesi konusunda uyarılarda bulunduğunu söyledi. Polis ve jandarmanın da tehditler konusunda kendisini ikaz ettiğini öne süren Balkı, motosiklet tutkusundan vazgeçmeyip geçen hafta Dalaman Müftülüğü’ne istifa dilekçesini vererek Bodrum’daki ailesini yanına döndü.

’HOCAM TEK TEKER YAPTA GÖRELİM’ Aynı zamanda Bodrum Motosiklet Kulübü (BMK) üyesi olan Balkı, motosiklet tutkusunun babasından geldiğini söyledi. Tarık Balkı, şunları kaydetti:

“Motosiklet, yaşam tarzım. Öyle ki sırf gezinti olsun diye Milas ve İzmir’deki arkadaşlarıma çay içmeye gittiğim oluyor. Genç, bekar olmam, giyimim ve motosiklet kullanmam son görev yerimde hoş karşılanmadı. Onların istedikleri, kafalarındaki takkeli, sakallı, elinde tespih, kumaş pantolonlu, sessiz sakin oturaklı bir imam. Bodrum’da büyüdüm yetiştim. Buradaki Gölköy Camii’nde imamlık yaparken bu tür sorunlarla karşılaşmadığım gibi aksine cemaat çok sever hatta motosikletim ile kahvenin önünden geçerken ’Hocam bir gaz ver de sesini duyalım’, ’Hadi bir tek teker yap, motosikleti kaldırda görelim’ der, alkışlarlardı. Yeni görev yaptığım köyde ufak bir tepki bekliyordum. ’Konuşur sorunu, çözeriz’ diye, düşünüyordum. Ancak, mahalle baskısının bu kadar artacağını tahmin etmemiştim. Görüştüğüm köyün ileri gelenleri, ’Genç ve bekar olmaktan geçtik, motor süren imam olmaz. Senden memnunuz. Bilgin var, sorularımıza yanıt veriyorsun ama şu kot pantolonu çıkar, motoru da bırak’ dediler. Benim değil, bu kişilerin yaptıkları dinen vacip değil. Motosiklet kullananlara serseri ve marjinal hayat yaşayan insan olarak bakıyorlarmış. Aynı yerde diş doktoru ve öğretmenin de motosikletleri var. Onların kullanması normal ama ben imam olduğum için değil. Oysaki ben birçok kötü alışkanlıklardan motosiklet sayesinde korundum.” ’SUNROOF’A DEĞİL GÖKYÜZÜNE İNANLARDANIZ’ Tarık Balkı, “Sunroof’a değil gökyüzüne inananlardanız” diye konuştu. Balkı, şunları söyledi: “Ne kadar istemesem de motosiklet kullandığım için bana ’modern imam’ diyenler de var. İmamlığın zaten modernliği yok. Din, zaten yaşayış tarzına hayat tarzına en uygun olanı size verir. Hırsızlık yapma, hak yeme, insanlara, doğaya, hayvanlara zarar verme sadece dinin gereklerini yerine getir. İslam, hoşgörü ve kolaylık dini. İşte yobazlık denilen şey aslında benim yaşadıklarımdır. Yani bir imamın, görevi nedeniyle motosiklet kullanamaması, bu beni çok üzdü, psikolojimi bozdu. Bana göre imam uçak dahil her türlü aracı kullanabilir.” KÖYLÜYE AYAK UYDURAMADI İDDİASI Dalaman Müftüsü Selahattin Bozkurt, DHA muhabirine telefonla yaptığı açıklamada İmam Balkı’nın çok genç ve hayat tecrübesinin olmadığını söyledi. Köylülerin tepkisinin çok normal olduğunu ileri süren Bozkurt, “Balkı’nun motosiklet tutkusu hastalık derecesine ulaşmış. Kendisini çok kez uyardım. Neredeyse evine motosiklet ile girecek durumdaydı. Kullandığı motosiklet sürat motoru olduğu için günlük motosikletlere benzemiyor ve dikkat çekiyor, köyde gürültü yapıyordu. Bu nedenle gençlerle ve köylülerle arasında sorun çıktı. Bizi dinleseydi geleceği parlak bir imamdı. Ayrıca motosiklet tutkusu Facebook’a da yansımış. Facebook sayfasında garip garip fotoğraflar vardı. Köylüye ayak uyduramadı” diye konuştu.

MOTOSİKLETÇİLERDEN DESTEK BMK Başkan Yardımcısı Ömer Ölçer de imam Tarık Balkı’ya yapılanın Ege insanına yakışmadığını belirtti. Ölçer, “Bu konuda hazırladığımız raporu Türkiye motosiklet Federasyonu’na ilettik. Arkadaşımızın bir an önce görevine dönmesi için ne gerekiyorsa yapacağız” dedi.

Posted in Güncel0 Yorum

canlı yayında bayıldı

canlı yayında bayıldı

Davut Güloğlu ile konuşurken ayakta bekleyen Ece Erken , bir anda dengesini kaybedip hızlı şekilde düştü. Ece Erken’in ilk yapılan müdahalesi sonucu tansiyonunun aniden düştüğü öğrenildi. Programa devam eden Davut Güloğlu, partnerinin kahvaltı yapmadığını ve çok yorgun olduklarını belirtti. Ancak Ece Erken ile Davut Güloğlu aralarında yaşanan gerginliğin böyle bir olaya neden olduğu iddialar arasında…

Posted in Foto Galeri, Güncel, MAGAZİN, Manşet0 Yorum

Hayaller Sergilendi

Hayaller Sergilendi

 Maltepe Zümrütevler İlköğretim öğrencilerinin resim, Teknoloji ve Tasarımları sergisi  görücüye çıktı.Maltepe Belediye Türkan Saylan Kültür Merkezinde açılan sergiye yoğun ilgi vardı.Sergide en çok dikkat çekenler arasında Çöp toplama robotu,Ayakkabı kutusundan Çöp poşeti kutusu,Eski şemsiyeden ve plastik çay bardaklarından yapılmış gece lambası,Elektrikli çamaşır kurutma teli,Ses komutu ile çalışan dışarıya koku vermeyen fırın ve daha birbirinden güzel Tasarım sergisi Cumartesi öğleye kadar devam edecek. Sergi’yi tertipleyen Zümrütevler İlkokul öğretmenlerinden  Ece Aktuna,Gülçin Yeyger ve Dilek Güçlü sergiyi gezenlere sergi hakkında bilgi
verdi.
                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                            

Posted in Genel, Güncel, Kültür ve Sanat, Manşet0 Yorum

Tuncel, molotofçu PKK’lıyla yan yana

Tuncel, molotofçu PKK’lıyla yan yana

BDP’nin desteklediği bağımsız milletvekili adayı Sabahat Tuncel’in molotofçu PKK’lıyla yan yana fotoğrafı ortaya çıktı.

Yüksek Seçim Kurulu’nun nisan ayında 12 BDP’linin bağımsız milletvekilliği adaylığını iptal etmesi üzerine çıkan olaylarda istihbarat birimleri tarafından çekilen bu fotoğrafa SABAH ulaştı.

19 Nisan’da İstanbul Taksim’de çekilen o fotoğrafta BDP’li Bağımsız İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel ile PKK’lı molotofçu yan yana görülüyor. Yüzlerini puşi ile gizleyen PKK’lı eylemcilerden biri, elindeki molotof kokteylini yakıp atmaya hazırlanıyor. Bu sırada yanındaki bazı kişiler molotofçuya müdahale ederken, Sebahat Tuncel izliyor.

Tuncel o eylem sırasında yaptığı konuşmada, “Ankara’da siyaset yapamazsınız deyip, dağ yolunu mu gösteriyorsunuz. Türkiye’de 20 milyon Kürt var. 20 milyonu da tutuklayacak mısınız? Türkiye, Kürt sorununun çözümünü istemiyor. Halkların çatışmasını istiyorlar” demişti. Tuncel’in bu sözlerinin ardından grup, Aksaray’a doğru yürüyüşe geçiyor.

Tuncel’e birkaç adım uzaklıkta görülen 4-5 PKK’lının arasında birinin elinde molotof kokteyli görülüyor. Yürüyüşe katılanlardan biri, yüzünü gizleyen militanı ‘yapma’ diye uyarıyor. Sebahat Tuncel ise olanları izlemekle yetiniyor. Birazdan o molotof kokteyli ateşlenecek ve muhtemelen polislere doğru fırlatılacak. Bu an, bir istihbarat görevlisi tarafından belgeleniyor. Polis şimdi bu fotoğraftaki molotofçuyu ve suç ortaklarını arıyor

Posted in Asayiş, Güncel, Manşet0 Yorum

Simav’da 4.5 şiddetinde deprem

Simav’da 4.5 şiddetinde deprem

Kütahya’de 5.9 büyüklüğündeki depremin yaşandığı Simav İlçesi, bugün de Righter ölçeğine göre 4.5 ile sallandı.

Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü’nün merkez üssünü Simav olarak saptadığı 4.5 büyüklüğündeki deprem, bugün saat 10.43′te meydana geldi. Sarsıntıyla birlikte deprem çadırlarından çıkan vatandaşlar, kısa süreli panik yaşadı. Depremde, ilk belirlemelere göre can ve mal kaybı yaşanmadı.

Kütahya’nın Simav İlçesi’nde 19 Mayıs tarihinde 5.9 büyüklüğünde deprem meydana gelmiş, 2 kişi ölmüş, 100′den fazla kişi de yaralanmıştı. Deprem, ilçede büyük hasara yol açarken, vatandaşlar hayatlarını deprem çadırlarında sürdürmeye başlamıştı.

Posted in Asayiş, Güncel, Manşet0 Yorum

karakolda kucak dansı

karakolda kucak dansı

Polis Merkezinde Zorla Kucak Dansı!
Meksika’nın sınır kenti Tijuana’da çalıntı banka kartı ve çek bulundurdukları iddiası ile tutuklanan genç bir kadın ve erkeğin başlarına gelenler ortalığı ayağa kaldırdı. Aralarında üç de kadının bulunduğu toplam onbeş polisin, genç kadına striptiz yaptırdıktan sonra zorla kucak dansına zorlarken cep telefonu ile çektikleri görüntüler ortaya çıkınca, polisler açığa alındı ve haklarında soruşturma başlatıldı.

Posted in Asayiş, Güncel, Manşet0 Yorum

Sevcan Orhan’dan mükemmel  klip

Sevcan Orhan’dan mükemmel klip

Türk Halk müziğinin son yıllardaki en başarılı isimlerinden Sevcan Orhan, “Zemheriden Ötesi Bahar” albümünde ki “Bu Sevdadan Kurtulayım” parçasına klip çekti.

Sevcan Orhan,ilk klibini çekeceği parçayı dinleyiciler arasında oylama yaparak belirledi. dinleyicilerinin  sağduyularına güvendiğini belirtti.

Yönetmenliğini Eyüp Dirlik’in üstlendiği klip, Kilyos Gümüşdere sahilinde çekildi. Türkü formatındaki bestenin sözleri Özgür Ata’ya bestesi Murat Korkmaz’a ait.

Sevcan Orhan, albümde yer alan bestesi Sezen Aksu’ya sözleri Meral Okay’a ait olan “Var Git Turnam”adlı esere de“Kadına Karşı Şiddet ve Çocuk İstismarı” konusunda sosyal sorumluluk projesi kapsamında Mardin’de klip çekerek önemli bir projeye imza atmayı planlıyor.dinleyicilerin beğeniyel dinleyeceği  bu güzel türkü’nün ve klibin de tam not alacağına inanıyoruz.

                                                                   

Posted in Güncel, MAGAZİN, Manşet, Yaşam0 Yorum

Maltepe AK Partiye Bombalı saldırı

Maltepe AK Partiye Bombalı saldırı

Alınan bilgiye göre, Nadire Caddesi üzerinde bulunan AK Parti Maltepe-Esenkent Mahalle Temsilciliği’ne saat 00.20 sıralarında ses bombası atıldı. Can kaybı ve yaralanmanın yaşanmadığı olayda, binada hasar oluştu. Bir görgü tanığının verdiği bilgi doğrultusunda saldırgana ait olduğu sanılan ve bir çöp bidonuna atılan poşu, polis ekiplerince delil olarak alındı. Olay yerine gelen AK Parti İlçe Başkanı Atilla Üstündağ Aynı cadde üzerinde bir gün önce BDP’ye ait temsilcilie molotoflu saldırı olduğunu  bizimle alakası olmamasına rağmen misille yapıldı dedi.Hiç kimse ile husumetlerinin olmadığını da söyleyen Üstündağ Olay olmadan 20 dakika önce Milletvekili Adayları ile temsilcilkte olduklarını söyledi.Olay yerine uzman Ekipler ve Olay yeri inceleme ekipleri gelerek inceleme yaptı.Bina girişine konulan bombanın etkisi ile maddi hasar meydana geldi.Polis  Bölgede geniş çaplı arama çalışması başlatıldı.


Posted in Asayiş, Güncel, Manşet, Siyaset, Yaşam1 Yorum

SİVİL SİYASET VE DEMOKRASİ

Seçimlere az bir zaman kaldı. YSK’nın ilk şok kararı ile başlayan gerginlik, çatışmalara zemin hazırladı, dozu da giderek artıyor. Kanla başlayan seçim süreci, daha fazla kan akıtılarak devam ettiriliyor.  Sonuca bakıyoruz; Sivil anlayışın dağdan indirme ile ilgili istem ve iradesi yine sınıfta kaldı

  Eski anlayış duruma hâkim. ‘Canlısı lazım değil, ölüsünü indir’ mantığı devrede. Son 3 ayda 50’nin üzerinde PKK’linin cenazesi ailelere teslim edilmesi gerginlik her geçen gün artıyor.   

  Ortalık kimsenin içinden çıkamayacağı bir şekle dönüşebilir. Böyle olması halinde, kan dökülürken gerçekleşmiş bir seçimin içinden çıkıp, milletvekili olmanın hiçbir esprisi yoktur. MHP’den, CHP’ye, AK Parti’ye, HAS Partiye kadar, bütün partilerin adayları yaptıkları seçim propagandalarında  Kürt sorununu siyasi malzeme olarak kullanıyor.  Kürt sorununun çözümü için çaba sarf edeceğini söylüyor. Bunlar sadece söylem düzeyinde kalıyor. Önemli olan sorunlar can alıcı noktada iken, en azından çözümler konusunda bir çaba göstermek, bununla ilgili irade gösterebileceğini topluma hissettirmektir.

 Demokrasiye ve sivil siyasete inanan siyasetçi için bundan daha iyi fırsat mı olur. Demokrasi ve sivil siyasete sahip çıkılmak isteniyorsa, seçime giderken buna gölge düşürmek isteyen, bunun için kan dökülen  anlayışa karşı çıkılabilir. Bunun için BDP’li veya PKK’li olmaya gerek yok. Hatta onlarla birlikte hareket etmeye de gerek yok. Ortada demokrasiye ve sivil siyasete zarar veren bir durum, bir anlayış var. Bu anlayış   hâkimiyetini sürdürürse, gideceğiniz o meclis koltuklarında da istediğiniz sonucu alamayabilirsiniz.

 Önerim; tüm siyasi partilerin, tüm sivil toplum örgütlerinin , tüm sivil inisiyatiflerinden ve kanaat önderlerinin  bu sorunun çözümü için  aynı masa etrafında toplanarak ortak çözüm bulmasıdır. Bu çözüm toplumun her kesimi tarafından kabul edilebilir ve içine sindirilebilir olmalıdır. 

Yoksa bugünkü mevcut ortam, çatışmalar, operasyonlar, sivil itaatsizlik, yok tanklara üzerine çıkma gibi anlayışlar, sivil siyaset dönemine zarar vermeye devam eder

 Siyasetçinin görevi; bulunduğu alanlarda, yaşadığı ülkede, ve yakın coğrafyada etrafında olan bitene duyarlılık göstermek, sahiplenmek, çözülmesi gereken sorunların gündemleşmesi için kamuoyu oluşturmaktır. Demokrasinin hayatın her alanında var olması, zarar görmemesi için yüksek düzeyde duyarlı olmak siyasetçinin vazgeçilmezi olmalıdır.  

 Demokrasiye, insan haklarının korunmasına inanmak duyarlı her bireyin görevleri arasında olmakla birlikte, bu noktada siyasetçinin duyarlılık, müdahalecilik anlamındaki görevi, bireylerin bu sınırlarının çok üstünde olmalıdır. Halk, onlara bu değerleri, kendi adlarına korunması için görev veriyor. Bu ülkede sivil siyasetin önünün kesildiği her dönemde , toplumun her kesiminin olduğu gibi, siyasetçiler de zarar görmüştür. Tarih bunun örnekleri ile doludur.

 Uzun lafın kısası, herkes şapkasını önüne koyup, duyarlı şekilde bir kez daha düşünsün.

Posted in Fırat Aydınay0 Yorum

Açılımın Fiyasko olduğu netleşti

Ak Parti Hükümetinin başlattığı açılım ne yazık ki: fiyasko ile sonuçlandı.Açılım ile ilgili daha önce de bir yazı kaleme almıştık.o gün açılımın fiyasko ile sonuçlanacağını  yazmıştık keşke yanılsaydım diye düşünüyorum. Bugün olan olaylara baktığımız da maalesef yanılmadığımız ortaya çıktı.Özellikle seçim süreci başlayalı Terör Örgütü yandaşları hiç durmuyor.Her yeri yakıp yıkıyorlar.Özellikle de AKP’ye yönelik  kin ve şiddet her geçen gün  artmaya başladı.Evet bir kez daha Hükümet şunu  anlamış olmalı diye düşünüyorum.Bu iş taviz vererek olmayacak ya nasıl olur? Akıllı projeleri çok akıllıysalar eğer Doğu ve Güneydoğu’ya yapar ve Teröre çözüm bulurlar.Terör örgütlerini besleyen hatta  fiziki destek vererek Türkiye Cumhuriyeti’ne hem maddi hem manevi hem de insanı onca zarar veren hatta Dünya kamuoyunu  Türkiye’alehi’ne kararlar almaları için sürekli kampanyalar düzenleyerek   soykırımcı  ilan etmeye çalışan bir kaşık suda boğacak kadar kin ve nefret duygularıyla dolu  Ermeni’ye açılım yapmak akıllıca mı yoksa görev icabı mı bunu bu millet  ilerleyen zamanlar da daha iyi anlayacak.  Ermeni diyasporası hiç durmaksızın Türkiye Cumhuriyeti’ne düşmanlığı elden bırakmayacak siz ne yaparsanız yapın o kadar taviz vermek evde Zehirli yılan beslemeye benzer fırsat bulduğu an bir yerinizden sokup zehirleyecektir. Onun için bazı değerlerden hiç kimse için taviz verilemez.Şimdi.Türkiye Cumhuriyeti’ni bölmeye çalışan haçlılara karşı dialog ve hoşgörü çalışmaları diğer taraftan içer de Türkiye Cumhuriyeti’ni yakarız yıkarız diye tehdit eden çapulculara ses çıkarmayan AKP Hükümeti  dokunulmazlıkları kaldırıp yargılamak yerine seçim meydanların da söz düellosu yaptığı sürece teröre çözüm bulacağını sanmıyorum.Allahın işine bakın ki artık Açılım yapmak istedikleri törenlerle karşılanan terör örgütü silahı kendilerine doğrultunca zıplamaya başladılar.Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya yatırım yapıp işsizliği ortadan kaldırmadıktan sonra orada çocukları kışkırtanlara ve provakasyon yapanlara  karşı önlem alınmadığı sürece  Aşiret ağlarına mahkumiyeti ortadan kaldırmadan bu işler çözülmez halkı kendilerine mahkum etmiş ağalar her dönem seçilir ama oradaki halka hiçbir şey vermezler.Seçimlerde Blok oy kullanır kimse ses çıkaramaz İnsanlar Devlete yardım etse PKK şiddetine maruz kalır  Örgütün dediklerini, yapsa bu sefer Örgüte yardım ve yataklıdan  yargılancak Vatandaş ne yapacağını şaşırmış vaziyette onun için önce orada yaşayan teröre bulaşmamış insanların can güvenliği ve mal güvenliği bir şekilde sağlanması gerekmektedir.Aksi halde bu işlere açılımla saçılımla hoşgörü ile çözüm bulmak bir tarafa  daha fazla azdıracağından emin olduk Büyükşehirlerde dahi insanların mal ve can güvenliğine bunca saldırı olurken Taksim Meydanın da Atatürk’ün büstüne paçavraları bağlayıp büste tokat atan alçaklara hak ettikleri cezalar verilmeden bu işlere çözüm bulunmaz Polisin yetkisi elinden alınmış Polis silah kullanamıyor ve onlar yakıp yıkıyor.Bu Hükümet tarihte hiç olmadığı kadar Terör konusun da başarısız olmuştur.İleriki günlerde iyiye işaret edecek bir bulgu göremiyorum.Tüm Gençlerimizin 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramlarını kutlar sağlık,Esenlik ve Huzur dolu bir gelecek dilerim.

Posted in Bayram Şahin0 Yorum

Maltepe’de 19 Mayıs Çoşku ile Kutlandı

Maltepe’de 19 Mayıs Çoşku ile Kutlandı

Maltepe’de 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı  çoşku ile kutlandı.Sabah saatlerinde   Maltepe Meydanında Atatürk büstüne çelenk konulması ile başlayan kutlamalar Başıbüyük Stadında devam etti.Başıbüyük stadında ki kutlamalar  Maltepe Kaymakamı, Garnizon Komutan Vekili ve Maltepe Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Zengin’in stadı selamlamasıyla başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından öğrenciler “Sağol” şeref çağrısında bulundu. Gençlik Marşı, Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi ve şiirlerin okunmasının ardından   İstiklal Marşı’nı okuyan il birincisi Sena Suzan Şen ayakta alkışlandı. Maltepe Belediye Başkanı Zengin, Şen’i tebrik etti. Orhangazi Lisesi Bandosu eşliğinde geçit töreninin yapılmasının ardından kız öğrenci grupları ve erkek öğrenci grupları gösteri yaptılar. Halk dansları gruplarının yedi bölgeden derlenen halk oyunları stadı coşturdu. Tören finalinde paraşütlerle havada süzülen Türk bayrakları ve kırmızı beyaz balonlar eşliğinde öğrenciler Türk Bayrağı açtılar. Törene Kartal Cumhuriyet Başsavcısı, İlçe Milli Eğitim Müdürü, siyasi parti ilçe başkanları, sivil toplum kuruluşları, gaziler derneği, şehit anneleri derneği, mahalle muhtarları, çeşitli kamu kurum ve kuruluş temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.Gösterilerin ardından tören sona erdi.
                                                                                                                                                                                                                                                    

Posted in Genel, Güncel, Manşet, Yaşam0 Yorum






Reklam
Rüya Tabirleri