Arşiv | Şubat, 2012

Belediye mi Yalan Bingöl mü Yalan söylüyor.

Belediye mi Yalan Bingöl mü Yalan söylüyor.

Maltepe Belediyesi senfoni Orkestrası duruşmasında 70 kişilik kadro bazen 90′a çıkıyır diyen Mehmet Bingöl neye dayanarak bu sayıyı verdi.Biz Bunun yalan beyan olduğunu iddia etmiyor kanıtını kamuoyuyla paylaşıyoruz.Maltepe Belediyesinin kendi internet sitesinde 63 kişilik Dev Kadro  diyerek verdiği haberi Noktasına virgülüne dokunmadan sizlerle paylaşıyoruz.Maltepe Belediyesi İnternet sitesinde Evren Bingöl ile ilgili hiç bir Haber bırakılmadı hepsi Belediye Bilgi işlem tarafından silindiği görüldü.
“Maltepe Belediyesi Senfoni Orkestrası Açılış Konserinde Ay” Başlıklı haberi noktasına virgül’üne dokunmadan veriyoruz.
 

İstanbul’un altın ilçesi Maltepe, İstanbul’un kültür ilçesi olma yolundaki ilk adımı dün muhteşem bir konserle attı. Maltepe Belediyesi tarafından ilk defa kurulan senfoni orkestrası, söylediği birbirinden güzel eserlerle Maltepelilerle buluştu. Türkiye’de ilçe Belediyeleri arasında başka örneği bulunmayan orkestra, altmış üç kişilik dev kadrosuyla izleyenleri adeta büyüledi. Seyircinin isteği üzerine tekrar tekrar sahneye gelen tenorlar, davetliler tarafından ayakta alkışlandı. Özellikle birbirinden muhteşem eserlerin yer aldığı Anadolu ezgileri, seyircileri coşturdu.
 
63 kişilik dev orkestra
 
İDO iskelesinde ilk kez sahne alan Maltepe Belediyesi senfonik orkestrası’nın açılış konserinde, şef Naci Özgüç yönetimindeki ünlü tenorlar Şenol Talınlı, Ayhan Uştuk ve Aykut Çınar’a, altmış üç kişiden oluşan dev bir orkestra eşlik etti.
 
Maltepe Belediyesi Senfoni Orkestrasının ilk konserine Maltepe Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Zengin Ailesi ile birlikte katıldı. Başkan Zenginle birlikte Gazeteci-yazar Hıncal Uluç, Basın Konseyi başkanı ve Hürriyet gazetesi yazarı Oktay Ekşi, Maltepe Belediyesi Başkan Yardımcıları Dr. Fevzi Karaağaç, Dilek Çelik ve Nail Çiftçi, davetliler ve kalabalık bir seyirci topluluğu katıldı.
 
Anadolu Ezgileri Maltepe’den tüm yurda yayılacak
 
Konserden önce bir konuşma yapan Maltepe Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Zengin, “Maltepe İlçesi kültürel ve sanatsal özelikleri olan bir yapı ve çalışma prensibiyle bir kültür ilçesi olma yönünde ilerliyor. Bu gece, Türkiye’de ilk defa bir ilçe Belediyesi tarafından kurulan Senfoni Orkestrasının konseri için bir arada bulunuyoruz. Orkestramızın söylediği Anadolu Ezgileri, Maltepe’mizden Adalara, oradan da tüm ülkeye yayılarak Anadolu insanımızın sesi olacak. Orkestramız, Eylül ayında tamamlamayı planladığımız Gülsuyu Kültür Merkezinde düzenli olarak konserlerine devam edecektir. Sizlerin huzurunda kendilerine teşekkür ediyor ve başarılarının devamını diliyorum “ dedi.
 
Yoğun istek üzerine Tenorlar tekrar sahneye çıktı
 
Başkan Zengin’in açılış konuşmasının ardından Maltepe Belediyesi Senfoni Orkestrası, şef Naci Özgüç yönetiminde G.Bızet – Carmen Operası Uvertürü ile muhteşem bir açılış yaptı. Daha sonra  tenorlar Şenol Talınlı, Ayhan Uştuk ve Aykut Çınar sırasıyla, R.FALVO- Dicitencello Vuie E.DE,   Curtis-Tu Ca Nun Chiagne, Salvatore Cardillo-Core’ngrato, Ferit Tüzün- Esintiler 1.Bölüm, Tofik Guliev- Senede Galmaz Düzenleme: B.Hoinic, Ferit Tüzün- Esintiler 3.Bölüm, J.Strauss -Radetzky Marsch, A.Lara- Granada, E.Di Capua -O Sole Mio   Düzenleme:B. Hoinic, G. Puccini- Turandot Operasından “Nessun Dorma” eserlerini seslendirdiler.
 
Ayrıca tenorlar Anonim eserlerden Düzenlemesi Hasan N. Tura’ya ait “ İntizar, Ah Bir Ateş Ver ve Yeni Biteyi “ ile,  düzenlemesi Musa Göçmen’e ait “ Çökertme ” adlı eserleri başarıyla söyledi. Konserin sonunda şef Naci Özgüç ve tenorlar yoğun istek üzerine birkaç defa sahneye gelmek zorundan kaldı. Bazı eserleri tekrar söyleyen orkestra üyeleri ve tenorlar, projenin sahibi Maltepe Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Zengin başta olmak üzere davetliler tarafından uzun süre ayakta alkışlandı.
 
Başkan sanatçıları kutlayarak plaket verdi
 
Türkiye’nin önde gelen yazarlarından Basın Konseyi başkanı ve Hürriyet gazetesi yazarı Oktay Ekşi ve Gazeteci- Yazar Hıncal Uluç, Maltepe Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Zengin ile birlikte gecenin sonunda sahneye gelerek sanatçıları kutlayıp çiçek takdim etti ve plaketler
Bu haber 2228 defa okundu.

Posted in Güncel0 Yorum

CHP kurultayının sonucu…

CHP kurultayının sonucu…

CHP 26-27 Şubat tarihlerinde ardı ardına iki kurultay gerçekleştirdi, bu kurultayların öncesi ve sonrası gelişmeleri sizler adına takip ettik. Ankara’da olan bu gelişmeleri yakından takip eden ve kurultaya katılım gösteren, aynı zamanda CHP Milletvekili adayı Murat Kapan’a sorduk, işte verdiği bazı cevaplar.

 

 

Gerçekten adına Demokrasi şöleni dediğimiz bu kurultay tamda adına yakışır bir şekilde gerçekleşti. Binlerce CHP emekçisi, örgütümüz ve delegeler erken saatlerde salonu doldurmuş, yer bulamayan çok sayıda partili arkadaşlarımızda dışarıda kalmışlardır. Divan oluşumundan sonra sayın Genel Başkanımız Kemal KILIÇDAROĞLU kürsüden konuşmasını yaptı ve salon adeta çoştu.

 

Cumhuriyetin kurucusu ve kollayıcısı olan partimizdir.

CHP’yi kuran kadrolar Milli mücadeleyi başlatanlardır, kurtuluş savaşını verenlerdir, Cumhuriyeti ve Devleti kuranlardır. Yine çok partili hayata geçen, Demokrasiyi bu Ülkeye getirende CHP’dir.

Şimdi yapılan bu kurultaylar sonucunda daha da güçlenen bir Genel Başkanımız var, daha da güçlenen bir tüzük var, daha da güçlenen bir parti örgütümüz var,  nihayetinde daha da güçlenen bir CHP var.

 

Örgütümüz partisine sahip çıkmış  delegelerimiz özgür iradesini kullanmış yapılan dedikodulara yanlışlara ilgi göstermemiştir. Biz partililerde bundan sonra daha çok çalışmalı ve Halkımıza doğruları anlatarak CHP iktidarına yürümeliyiz. Her zamankinden daha çok tamda şimdi bu güzel vatanımızın gerçekten Cumhuriyet Halk Partisine ihtiyacı var, artık iç çekişmeleri bırakalım ve iktidar olmaya odaklanalım.

 

Bakın sayın Genel Başkanımız Kemal KILIÇDAROĞLU’da nasıl bir mesaj veriyor bizlere, bunları kısa üç başlıkta sizlerle paylaşıyorum.

 

HALKA GÜVEN VERİLMELİ;

CHP halkın partisiyse, halka güven vermesi lazım. Her kafadan bir ses çıkarsa ortak söylem geliştiremeyiz. Bu sorumluluk eski yöneticilere de düşen bir görevdir.

 

HALKA ULAŞMAK:

Halka ulaşmanın yolu halkın sorunlarını saptayıp onlara sağlıklı çözümler üretmektir.

 

KISIR SÖYLEME İZİN YOK:

Partinin geliştirdiği ortak söylemlerin aksine kısır söylemlerle partiyi yıpratan arkadaşların partili olmadığını ve gereğinin yapılacağını.

 

Son olarak kurultaylar bitmiştir ve şimdi önümüzde CHP ilçe ve il kongreleri vardır kırmadan, dökmeden bu görevleri de yerine getirip HALKIMIZA ULAŞMALIYIZ.  Amaç tabiî ki iktidara yürümektir bunu da ancak örgütümüzle birlikte gerçekleştirebiliriz.

Posted in Manşet, Siyaset0 Yorum

CHP’DE KONGRE TARİHİ BELLİ OLDU

CHP’DE KONGRE TARİHİ BELLİ OLDU

Maltepe Cumhuriyet Halk Partisi’nde Kongre Tarihi belli oldu.Bugün yapılan yönetim Kurulu Toplantısında 18 Mart’da yapılmasına karar verildi.Maltepe Belediyesi Küçükyalı Kültür Merkezinde yapılması kararlaştırılan Kongrede 401 Delege Oy kullanacak.18 Mart İlçe Başkanlığı Seçiminde Adaylığını henüz açıklamayan Ali Cengiz Erol’un İsmi kulislerde geçmeye başladı.Ali Cengiz Erol Geçen dönem Maltepe Belediye Meclis Üyeliği ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis Üyeliği yaptı.Örgütte görev yapan partililer tarafından İsmi sıkça tellafuz edilen Ali Cengiz Erol şimdilik en güçlü Aday gözüküyor.

Posted in Manşet, Siyaset1 Yorum

Fırçasız Ressam, 5 yıl önceki tablonun sahibini arıyor

Fırçasız Ressam, 5 yıl önceki tablonun sahibini arıyor

 
O, Türkiye’nin fırça kullanmadan resim çizebilen tek ismi. Ünü, İngiltere’den, Amerika’ya hatta Avustralya’ya kadar giden bir ressam. Ülkemizde yeterli ilgiyi göremeyen nam-ı diğer ‘Fırçasız ressam’ Metin Akarslan’ın çok ilginç bir hikayesi var. Hattat babasından etkilenerek sanata ilgi duyan 73 yaşındaki sanatçı, hayatını alt üst eden alkolden 35 yaşında günde 10 bardak su içerek kurtulur. Hac’a gider. Nü tablo yapmayı bırakır. Parmaklarıyla çizdiği resimleri onlarca sergide Picasso, Dali gibi ressamların eserleriyle yan yana duran Akarslan, kardeşlerini kanserden kaybetti, Karaburun’da sert bir Karadeniz dalgası kalça kemiğini kırdı. Akarslan’ın şu sıralar en büyük dileklerinden biri de 5 yıl önce sipariş verdiği resmi almaya hala gelmeyen sanatseverin gelip resmini alması…
Metin Akarslan, 1939 yılında Beyoğlu’nda doğdu. Fatih Karagümrük’te büyüdü. Liseyi Sultanahmet Güzel Sanatlar Lisesi’nde okudu. Hattat olan babasından gördükleri sayesinde sanata ilgi duydu. Resim yapmayı çok sevdi. Resim çalışmalarına 1955 yılında Hattat Kadri Efendi’nin yanında başladı. 15 yaşından beri resim çizen Akarslan’ın Kadıköy Moda Sineması Pasajı’nda küçük bir atölyesi var. Atölyenin kapısında yazan “Biz Allah’ın zavallı kopistleriyiz.” yazısı için, “Tek yaradan O. Bizler sadece kopyasını çıkarıyoruz” diyor.
Kardeşlerini kanserden kaybeden Akarslan, 37 yaşında alkolün esiri haline gelir. Uzun süre boyunca bu esaretten kurtulamayan ünlü ressam, bir gün resim yapmak isterken ellerinin titrediğini fark edince şok olur ve alkole veda eder. Bu sıralarda oğluna matbaa dükkanı açar. Tam bu dönemde bir arkadaşının tavsiyesi üzerine günde 10 bardak su içerek alkolü tamamen çıkarır hayatından. Resim yapamaz hale gelen ressam, zamanını oğluna ait matbaada geçirirken, can sıkıntısından kartonlara resim çizmeye çalışır. Parmaklarıyla çizdiği resimler büyük ilgi görünce, resimlerini satmaya başlar. Sanata büyük aşk duyan Akarslan, resimleri parmaklarıyla çizdiğinden o kadar çok kendinden geçer ki, sürtünmeden dolayı parmaklarından akan kan resimlerinde belirirdi.
Elemanterizm ve Kübizm akımlarından etkilenen ressam Akarslan’ın tuvalinde, gün geldi Truva atı ve Helen, gün geldi gündelik hayatta rastladığımız sıradan olaylar hayat buldu. Karaburun’da deniz keyfi sürdüğü sırada hırçın bir Karadeniz dalgası ressamın kalça kemiğinin kırılmasına neden olur. Akarslan bu olayı da resmeder. Hattat babasından etkilenen Metin Akarslan, hat ve nü resimler de çizdi. Akarslan’ın başarıyla yaptığı resimler arasında ‘toplu iğne’ ile yaptıkları da var. Üstelik, ressam bu konuda çok iddialı: “Dünyada bu yöntemle resim benden başka yoktur. Karagümrük’te çocukluğum sırasında kahvehanelerde, mum alevinin karartısıyla tabak karartıp, bu karartının üzerine toplu iğneyle İstanbul resimleri çizip satarlardı. Ben de bundan yola çıkarak, yaktığım kağıtların isinden beyaz kağıdı kararttım. Ardından toplu iğnenin arka kısmıyla bu kağıdın kararan yüzüne çok güzel eserler çıkardım. Özellikle Japonlar bu tarz resimlerimden çok sayıda satın aldı.”
Akarslan, bugüne kadar 4 binden fazla resim sattı. Fransa, Belçika, İngiltere ve İspanya ile Pera Sanat Galerisi, İstanbul Modern’de çok sayıda sergi açtı. New York’taki Türk Konsolosluğu’nda bir tablosunun bulanmasından gururla bahsediyor. Uluslar arası çok sayıda koleksiyonere resim sattığını söyleyen Metin Akarslan, Türkiye’de yeterli ilgiyi görememekten şikayetçi. Ünlü ressamın şu sıralar en büyük isteklerinden biri de, aradan 5 yıl geçmesine rağmen ‘Kuş çıkacak’ isimli tablosunu o dönemde 50 lirasını peşin ödeyerek sipariş eden sanatseverin gelmesi. Akarslan, çok anlamlı bir hikayesi olan resmin sahibini bekliyor…

Posted in Kültür ve Sanat, Manşet0 Yorum

Senfoni Duruşmasının İlki Yapıldı

Senfoni Duruşmasının İlki Yapıldı

 Maltepe Belediyesi Senfoni Orkestrası İhalesine de Zincirleme şekilde İhaleye fesat karıştırma iddiası ile Ağır Cezada açılan davanın ilk duruşması bugün yapıldı.Sekiz sanıklı davanın Sanıklarından Maltepe Belediye Başkanı Mustafa Zengin Raporlu olduğundan duruşmaya katılmadı.Kartal 1.Ağır Ceza Mahkemesinde Görülen davada sanıklar ve sanık Avukatları savunma yaptılar.Burada yapılan savunmalar da ortak nokta “Biz Evren Bingöl’ün Başkan Yardımcısı Mehmet Bingöl’ün oğlu olduğunu bilmiyorduk.bilseydik zaten ihaleye giremezdi.”dediler.Adliye’ye destek vermek amacıyla çok sayıda Belediye çalışanı da geldi.Duruşma salonunun darlığı sebebi ile  bir çok kişi salona alınmadı.   Maltepe Belediye Başkanı Mustafa Zengin’in ise mahkemeye gelmeme sebebinin anjiyo olduğu şeklinde iddia edildi.duruşma 17 Mayıs 2012 Tarihine ertelendi.Ara kararın verilmesinin ardından ise sanıklar işlerine döndü. Ara Karar ise şu şekilde:Gelmeyen sanık Mustafa Zengin’in mazeretinin kabulüne duruşma günün yeniden tebliğine.Açılan davanın içişleri Bakanlığına ihbarına,Suçtan zarar görmesi ihtimaline binaen hazinenin kamu davasına katılan olarak kabulüne,Av. Onur Oğuz’un da katılan vekili olarak dava ve duruşmalara kabulüne,tensiben çağrılan ancak dinlenmeleri dosyaya bir katkı sağlamayacağı anlaşılan gelmeyen tanıklar ile tensip 6 no’lu kararıyla dinleneceği düşünülen tanıkların dinlenmesinde vazgeçilmesine .Sayıştay başkanlığına yazı yazılarak Maltepe Belediyesine ait 2009 yılı 502 ilam no’lu denetim raporunun onaylı bir suretinin istenilmesine.Artölye firması ortaklarından Orhan Gündoğdu’nun tanık olarak dinlenmesi için gerekli işlemin yapılmasına.Artölye firmasının kuruluşundan bu tarafa tüm kayıtlarının istenilmesi,için Ankara ticaret sicil müdürlüğüne yazı yazılmasına.Sanık müdafilerine varsa yazılı beyanlarını bildirmeleri için süre verilmesine.Sanık Mustafa Zengin’in savunması alındıktan sonra dosyanın bilirkişiye gönderilmesine hususunun değerlenderilmesine.Sanık Mustafa Zengin Müdafiinin yazılı talepleri konusunda savunmalar ve yukarıda ki:eksiklikler giderildikten sonra değerlendirme yapılamasına.İddia Makamının açılan kamu davasının Belediye ihbarı konusundaki talebinin Belediyeler  Başkanlık tarafından Temsil edilmekte olduğundan ve Başkanı da bu dosyada sanık olduğundan taraf birleşmesi olması nedeniyle reddine.Bu nedenle duruşmanın 17.05.2012 Günü saat 13:00 a bırakılmasına oybirliği ile bırakılmasına karar verildi.deniliyor.

Posted in Asayiş, Manşet, Sağlık5 Yorum

AKOM’DAN KAR UYARISI

AKOM’DAN KAR UYARISI

İstanbul’da yağışın akşam saatlerinden itibaren önce karla karışık yağmura, ardından da kara dönüşmesi bekleniyor.

 Yapılan tahminlere göre; Balkanlar üzerinden gelmesi beklenen soğuk ve yağışlı havanın etkisiyle, İstanbul’da yağışın akşam saatlerinden itibaren önce karla karışık yağmura (sulu kar), ardından da kara dönüşmesi bekleniyor. Kar yağışının Perşembe sabah saatlerine kadar devam etmesi beklenirken, bu gece ile Çarşamba öğle saatleri arasında kuvvetli yağacağı (kar kalınlığı: 5 ila 20 cm aralığında) tahmin ediliyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) de Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nden alınan bilgiler doğrultusunda alarma geçti. Yapılan açıklamaya göre, Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanlığı, Park Bahçe ve Yeşil Alanlar Daire Başkanlığı, İstanbul İtfaiyesi, İSKİ, İETT, İSFALT, Emniyet Müdürlüğü, İBB Trafik, Atık Yönetimi, İGDAŞ, Sosyal İdari İşler, Zabıta, Sağlık ve Sosyal Hizmetler, Ulaşım AŞ, Şehir Hatları, Beyaz Masa, Bedaş ve Karayolları temsilcileri saat 15.00′dan itibaren AKOM’da hazır bulunacaklar.

Karla mücadele ekipleri kritik noktalarda konuşlanarak olumsuzlara karşı kürüme ve tuzlama çalışmaları yapacak. 870 araç ve iş makinesi, 2 bin 406 personel ile karlı hava koşullarıyla mücadele edilecek. İlçe Belediye Başkanlıkları da gerekli tedbirleri almaları için bilgilendirildi. Vatandaşların kar lastiği kullanmaları, emniyet şeritlerini ihlal etmemeleri ulaşım ve çalışmaların daha hızlı yapılması açısından önem taşıyor.

TOPBAŞ’TAN KAR UYARISI

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, kentte bu geceden itibaren beklenen kar yağışı nedeniyle oluşacak trafiğe dikkat çekerek, yarın trafiğe çıkacakların toplu taşım araçlarını tercih etmelerini istedi.

Başkan Kadir Topbaş, İstanbul’da bu akşamdan itibaren beklenen kar yağışına ilişkin yapılan çalışmalarla ilgili AKOM’da basın toplantısı düzenledi. Kentte bu geceden itibaren tipi şeklinde kar yağışının beklendiğini anlatan Başkan Topbaş, “AKOM olarak, Büyükşehir Belediyesi olarak biz hazırlarımızı yaptık, bir problem yok. Yalnız şunu özellikle altını çizerek söylemek istiyorum; esasında belediyenin karla mücadelesi, trafik güvenliği için yapılan bir mücadeledir, toplu taşıma içindir diyebiliriz.

Özellikle biz yine trafiğe bireysel araçlarıyla çıkan sürücülerimizi uyarmak istiyoruz; kar lastiği mutlaka bulundursunlar. İnanıyorum ki gelecekte kış aylarında kar lastiği takma zorunlu hale gelecektir. Çünkü İstanbul’da trafikte yaşadığımız sıkıntıların temelinde lastik sorununun olduğunun altını çizmek istiyorum” diye konuştu.

870 araç ve 2 bin 406 personelle İstanbul’un her noktasında önlem aldıklarını an latan Başkan Kadir Topbaş, vatandaşlardan da karla mücadele çalışmalarına destek vermelerini istedi. Topbaş, “Biz karla mücadeleyi yapıyoruz ama vatandaşımızın katılımı, beraber olmaları, bu mücadelede yardımcı olmaları bizi başarıya götürebilir ve kentte bir kar kaosu yaşamayız. Geçmişte bunu başardık. Yine gelen yağışın cumaya kadar devam edeceğinden bahsediliyor. Bu doğrultuda bize destek olunursa, toplu taşıma araçları daha çok tercih edilirse, bireysel araçlarda mutlaka kar lastiği olması koşuluyla dışarı çıkılırsa sıkıntı yaşamayabiliriz” dedi.

Başkan Topbaş, yarın karla birlikte beklenen fırtına nedeniyle deniz ulaşımında aksamalar yaşanabileceğinin ve bunun da kara taşımacılığını yoğunlaştırabileceğini ifade ederek, “Bir iki gün daha dikkatli olmamız gerektiğinin altını çiziyorum. Bizim karla mücadelemiz esasında toplu taşım için ve trafik güvenliği için yaptığımız bir çalışmadır. Sadece belediyeleri görevli olarak görmemek gerekiyor. Vatandaşlarımızın da katılımı, bizimle birlikte olmaları başarıya götürür. İnşallah sıkıntısız, kazasız, belasız ve hayatımızı aksatmayacak, sekteye uğratmayacak bir dönemi geride bırakırız.”

Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Topbaş, önceki kar yağışı sırasında yaşanan sıkıntıların hatırlatılması üzerine de şunları söyledi:

“Bizim yaptığımız tespitlerde geçen günlerde yağan karları dikkate aldığımız zaman kar lastikli araçlar hiç problem yaşamadan, bizim mücadele etmemize gerek duymadan araç sürebilirlerdi. Karla mücadelemizi biz yaptık. Ama trafikte kalanlar ve sıkıntıyı yaşatanlar maalesef lastikleri müsait olmayan araçların getirdiği veya karlı havada araç sürücülüğünün deneyim sahibi olmayanlar tarafından yapıldığından dolayı. Yarın mesai saati var, okullar var. Bunun ben kentte problem olacağını düşünmüyorum.

Bu uyarılarımıza dikkat edilirse zaten hiçbir problem yaşanmaz. İstanbul’un her noktasında konuşlanmış ekibimiz 24 saat esaslı göre karla mücadeleyi yapmakta. Son karla mücadelemizde 3 bin kilometre toplamda ana ve ara arterlerde çalışma yaptık. Ara sokaklarda ilçe belediyeleri tarafından çalışma yapılmaktadır. Birçok gelişmiş ülkelerde, kentli kendi kapısının önündeki karla mücadeleyi yapmaktadır. Bizim de ilçelerde sadece belediyelere bırakmak değil, vatandaşlarımızın da yardımcı olması günlük yaşantımızı rahatlatır diye düşünüyorum.”

KAYNAK:İHA

Posted in Güncel, Manşet, Yaşam0 Yorum

DOĞRU DİYETLE İNCELİN

DOĞRU DİYETLE İNCELİN

Günümüzün önemli sorunlarından biri olan aşırı kilolar ve obeziteden kurtulmak için her gün değişik yöntemlere başvurup para harcamanıza rağmen istediğiniz kiloya kavuşamıyorsanız, bir de doğal diyetleri deneyin. Kiloların yanı sıra kolesteroldan, hipertansiyona, kalp rahatsızlığından, diyabete kadar bir çok rahatsızlığa da çözüm olabilecek diyetler öneren Doç.Dr.İbrahim Aşkar, kişinin yapısına ve varsa hastalıklarına uygun diyetlerle fazla kilolardan kurtulabileceğini söyledi. Periyodik olarak kilo alıp-verme ile kendini gösteren, vücuttaki yağ dokusu oranının normalden fazla olmasıyla tanımlanan, kronik bir metabolizma bozukluğu tabir edilen obezite, sistemik hastalıklar, ilaç kullanımı, genetik hastalıklar, psikolojik etkenler, çevresel faktörler gibi birçok etkene bağlı olarak şişmanlık ortaya çıkabilir. Bütün bu etkenler göz önüne alınırsa, şişmanlıkla mücadele ve formumuzu korumak için yaşam boyunca dikkat edilmesinin önemine değinen Doç.Dr.İbrahim Aşkar, bilinçsizce uygulanan diyetlerden fayda görmenin mümkün olmadığını söyledi. Doğal diyetlerle kilo vermenin mümkün olabileceğini söyleyen Aşkar, şu diyet önerilerinde bulundu :

Greyfurt diyeti: Bilinen en eski bilimsel diyetlerdendir. Yüksek protein diyeti ve greyfurt suyu tüketilmesi esasına dayanır. Et tüketimi artmışken, sebze ve meyve tüketimi azaltılmıştır. Düşük karbonhidrat ve orta derecede protein alımı yöntemi ile greyfurt diyeti günde 800-1000 kalori alınması hedeflenir. Greyfurt veya greyfurt suyu alınmasa da normalde böyle düşük kalori alımına dayalı bir diyet zaten rahatlıkla kilo verdirebilir. Greyfurt meyve olarak insülin seviyesini azaltmakta, böylece yağ depolanmasına engel olduğu gibi ve açlık hissini bastırmaktadır. Greyfurt suyu içerdiği yağları parçalayan enzimler sayesinde barsaklarda proteinden zengin diyetin yağa dönüşmesini engelleyip, atılmasını sağlarken, yağ hücreleri içinde de yağları parçalayarak zayıflama ilacı gibi kilo verilmesini sağlamaktadır.

Patates diyeti: Düşük karbonhidrat alımı esasına dayanan patates diyetinde günde 600 kalori alınması öngörülür. Patates diyetinde haftalık 5-6 kilo verilmesi amaçlanır. Bir kere yapılması önerilir, tekrarı uygun değildir. Patates haşlanmış olarak tüketilir. Patetes hep şişmanlattığı şeklinde bilinir. Oysa patates vücut için için gerekli bir çok minerali içeriyor.

Çikolota diyeti: Çikolota protein, yağ, karbonhidrat, demir, fosfor, magnezyum ve kalsiyum içermektedir. Bu nedenle kemik yapısı güçlendirip, kas ve sinir sistemi fonksiyonlarını düzenlemede yardımcı olur. Çikolota aşırı alınmamak kaydıyla kilo alınmasına yol açmaz. Günlük 1250 kalori alımını hedefleyen çikolota diyeti ile 15 günde 3-4 kilo verilebilir. Çikolota diyeti 3-4 hafta süre ile uygulanabilir. Karbonhidrat, fosfor, potasyum ve kalsiyum açısından fazla zengin olduğundan diyabet ve böbrek hastalarında çikolota diyeti önerilmez.

Limon diyeti: Barsaklarda yağların emilimini engeller, dezenfekte eder ve cildi canlandırır. Kilo vermek, kişinin metabolik bir problemi yoksa, matematik denklik şeklindedir ve haftada 7000 kalori az alarak, iki kilo verilebilir. Yani günde 1000 kalori daha az yemek gerekir. Diyabet diyeti yani şeker hastalarına verilen diyete benzer ortalama günlük 1200 kalori alınan bir diyet tanımlanıp, yağ alımı minimuma indirilmelidir. Vitamin C içeriği açısından zengin olan limon toksinleri attırma özelliğine sahip olduğu için vücutta su tutulması ve ödem oluşumunu engellerken, selülit oluşumunu da azaltmaktadır Suyunu sıkarak veya rendeleyerek, günde ortalama dört limon tüketmek gerekir. Kış aylarında toksik maddelerinde atılımında oldukça faydalıdır. Vitamin C en öneml antioksidanlardan biri olup doku gençleştirilmesinde faydalıdır.

Soğan çorbası diyeti: Üç gün içinde 2-3 kilo vermek amacıyla yapılır. Günlük ortalam 500 kalori alınması öngörülür. En fazla üç gün uygulanabilir. İkinci kez uygulamak için arada süre olmalıdır. Soğan çorbası kasları çalıştırıp, idrar atımını arttırarak zayıflamada etkilidir. Diyette kalori dağılımı ylüzde 62 karbonhidrat, yüzde 21 yağ ve yüzde 17 proteinden oluşup, yağ kaybından ziyade kas ve su kaybına neden olur ki, tekrarı sağlıklı zayıflamak yerine metabolizmanın yavaşlamasına neden olur.

Bu Giritli diyeti: Giritli diyeti aslında tüm Akdenizlilerin yediği zeytinyağı, sebze, kuru baklagiller ve balık gibi yiyeceklerden oluşur. Sağlıklı bir diyette kalori alımı günlük 600-800 kalorinin altına inilmesine rağmen metabolizma yavaşlamamalı, bedenin enerji harcaması normal seviyede tutulabilmelidir. Ayrıca sağlıklı diyet yapılırken, kan şekeri az yükselmeli, kan basıncı normalden düşük olmamalıdır. Kuru fasulye, mercimek, nohut gibi kuru baklagiller yemek isterseniz ekmek yerine yiyebilirsiniz. Et yemiyorsanız yada sevmiyorsanız yoğurt yiyebilirsiniz. Esmer undan yapılmış ekmek yenebilir. Patates, pirinç, beyaz un, mısır, her çeşit tatlı ve şeker yenemez”. Doç.Dr.İbrahim Aşkar, diyetlerin belli bir disiplin içerisinde uygulanması halinde kilo vermenin mümkün olduğunu ancak, eğer sağlık sorunları ile şüpheleri olmaları halinde ise mutlaka diyetten önce bir doktora başvurulması uyarısında bulundu.

Posted in Sağlık0 Yorum

Maltepespor Kendi Sahasında Keçiören Gücünü Yendi Sonuç 2-1

Maltepespor Kendi Sahasında Keçiören Gücünü Yendi Sonuç 2-1

Maltepespor ligin 25.haftasında ligin flaş takımlarından Keçiörengücü’nü 2-1 yenerek puan durumunda 11.sıraya kadar yükseldi.

Maltepespor takımının son yıllarda oynadığı en güzel maçlardan birini seyrettirirken, Keçiörengücü’lü futbolcular yenilgiyi hazmedemeyerek maçın sonunda hakemlere saldırdılar.

90+1 ve 90+2.dakikalarda Keçiörengücü’nün kaleye giren toplarını ofsayt kararıyla iptal eden hakemlere Keçiörengücü’lü futbolcular büyük tepki gösterdiler.

Maltepespor: Alper (***), Yalçın Onur (****), Gür Ege(****), Mahmut (****), Ramazan (****), Erdem (***), Onur Mengi (****), Çelik (****), Çağlar (***), Sercan (***), ( Deniz (***), Ufuk(***), Yalçın Akdoğan(***), Gani (***),
Teknik Direktör: Atakan Çağlayan (****)

Keçiörengücü: Muharrem Kaya (**),Osman Özçelik (**),Sinan Morgil (**),Ferit Şener (***), Yıldıray Koçal (**),Alican Karadağ (**), Serdar Üçüncü (**),Erhan Aydın (**),Uğur (**), Ahmet Baykal (**)

Maltepespor bu hafta Orhangazi deplasmanına gidecek.
Zorlu deplasmana Maltepespor taraftarlarının da gitmesi bekleniyor.
Maltepespor Maçını İstanbul AK Parti 1.Bölge Milletvekili Osman Boyraz ve Maltepe Kaymakamı Ahmet Okur’da Şeref Türbininden izledi.

 

Posted in Manşet, Spor0 Yorum

Estetik Liginin Şampiyonu : Burun

Estetik Liginin Şampiyonu : Burun

Yaptırılan burun estetiği ile yüzün şeklinin değiştirmekle kalmayıp , hem kişinin psikolojini hem de nefes rahat nefes alma sorunlarını ortadan kaldırdığını söyleyen Plastik ve Estetik Cerrahi Selçuk Kuyubaşı , burun estetiğinin ülkemizde en çok yaptırılan ameliyat olduğunu söyledi.

Burun estetiği (Rhinoplasti) ameliyatları erkek ve kadın tarafından en çok tercih edilen operasyon oldu. Rhinoplasti ile kişilerin sadece yüz görünümlerinin değişmediğini bazı sağlık sorunlarının çözümüne da yardımcı oluyor. Ameliyatta yapılan işlem temel olarak burnun iskeletini oluşturan kemik ve kıkırdak yapının şekillendirilmesi olduğunu söyleyen Plastik ve Estetik Cerrahi Selçuk Kuyubaşı , burun estetiği ile ilgili olarak ta bilgi kirliliği yaşandığını söyleyen Kuyubaşı şunları söyledi :

“Gündemden düşmemesine rağmen rhinoplasti ameliyatı hakkında halen fikir birliğine varılamamış birçok bilinmeyen ve bilgi kirliliği yaratan söylentiler devam ede gelmektedir. Açıklığa kavuşturulması gereken konulardan birincisi kullanılan teknik konusundadır. Açık veya kapalı tekniğin hangisinin daha iyi sonuç verdiği tartışılıyor.

Rhinop lasti açık ve kapalı olarak adlandırılan iki teknikle gerçekleştirilebilir. Açık teknikte burnun iki deliği arasındaki kolumella dediğimiz bölgeden cilde kesi yapılır. Kapalı teknikte ise tüm kesiler burnun içinden yapılır. dışarıdan görülen herhangi bir cilt kesi izi yoktur. Açık tekniği tercih edenler ise her işlemi görerek yaptıkları için buruna daha hakim olduklarını iddia ederler.Halbuki açık teknikte hemen her şey görerek yapılsa bile, burun iskeletiyle üzerini örten cilt arasındaki bütünlük bozulduğu için,özellikle burun sırtı ile ucu arasındaki ilişkinin ameliyat esnasında yeterli değerlendirilmesi zaafa uğrar. Bu esasen hayati bir dezavantajdır; dışarıdan görülen iz ise cabasıdır. Hangi tekniğin daha iyi sonuç verdiğine dair tartışmalar sürmektedir. Halbuki bu tartışma yanlış bir zeminde devam etmektedir zira iki teknik arasında birbirine üstünlük söz konusu değildir;buradaki seçim daha çok cerrahın tecrübesiyle ilgilidir. Kapalı teknik dışarıdan görülen herhangi bir iz bırakmaz ama yüksek düzeyde tecrübe ve teknik donanım gerektirir; açık teknik ile yapılabilen her türlü cerrahi manevra,tecrübeli ellerde kapalı teknikle de eksiksiz biçimde gerçekleştirilebilir”

OPERASYON SONRASI NEFES ALMA GÜÇLÜĞÜ OLUR MU?

Burun ameliyatı sonrası gelişen nefes darlığı çoğu kez ihmal edilen ama üzerinde önemle durulması gereken yaygın bir sorun olduğunu söyleyen Plastik ve Estetik Cerrahı Selçuk Kuyubaşı “ Ameliyattan sonraki erken dönemde şişliklere bağlı görülen nefes darlığı doğal ve geçicidir. Ama uzun dönemde, şişlikler geçtikten sonra da devam ederse sorun vardır. Rhinoplasti doğası gereği hava yollarını daraltan bir ameliyattır; bu yüzden ameliyattan önce nefes darlığına yol açmayan , gizli kalmış , hafif dereceli septal deviasyon eğer cerrah tarafından farkedilerek düzeltilmezse ameliyattan sonra hastada nefes darlığına yol açabilir. Bu sebeple, nefes alma güçlüğü olsun veya olmasın, tüm hastaların, septum deviasyonu veya nefes alma güçlüğü yaratabilecek olası problemlerinin ameliyatta dikkatle değerlendirilmesi ve gerekli önlemlerin alınması gerekir. Bu şartlar yerine getirildiği taktirde rinoplasti ameliyatı sonrası nefes alma problemiyle karşılaşılmaz” dedi

Rhinoplasti sonrası genellikle düzeltici ikinci bir işlemin gerekli olduğu şeklinde yaygın bir kanı olduğunu belirten Kuyubaşı, eğer tatminkar bir sonuç alınmadıysa bu durumun eksik veya yanlış ameliyattan kaynaklanabileceğini söyledi. Diğer bilinen yanlış bir konu ise ameliyat sonrası burun ucunun düştüğü yönündeki kanaatların bir yanılsamadan ibaret olduğunu belirten Selçuk Kuyubaşı “ Burun ucu düşmez;aslında bu bir yanılsamadır.Burun sırtı ile ucu arasındaki pozisyonun iyi sağlanamadığı yetersiz ameliyatlarda,bu eksiklik başlangıçtaki mevcut ödem yüzünden saklı kalır. Aradan aylar geçtikçe burundaki ödem yavaş yavaş çözülür ve burun ucundaki sorun kendini belli etmeye başlar.Hastalar bunu burun ucunun düşmesi olarak algılar. Birde tamponların alınması sırasında çok can yaktığı şeklinde biliniyor.

Tamponları alırken hasta ciddi rahatsızlık duyabilir. Bu yüzden en iyisi tampon kullanmamaktır.Tamponun kullanım amacı burun içindeki müdahale yapılan bölgede kan birikmesini önlemektir.Bu amaçla başvurulabilecek diğer bir yöntem bu bölgeye bir kaç dikiş koymaktır.Bu işlem ameliyat süresini biraz uzatabilir ama tampon ihtiyacı ortadan kalkar” şeklinde konuştu

Estetik cerrahinin gelişmesi ile birlikte hem ülkemizden hem de değişik ülkelerden talep gördüklerini söyleyen Plastik ve Estetik Cerrahi Selçuk Kuyubaşı, yaş ve cinsiyet ayırımı olmaksızın en çok tercih edilen operasyonların başında Burun estetiğinin liderliğini koruduğunu da söyledi.

Posted in Manşet, Sağlık0 Yorum

Bilinçsiz Varis Çorabı Kullanımı Hastalığı tetikliyor

Bilinçsiz Varis Çorabı Kullanımı Hastalığı tetikliyor

Toplardamar bozukluğu olarak ta bilinen varis tedavisinde, varis çoraplarının doktor denetiminde ölçü alındıktan sonra kullanılmasının daha faydalı olduğunu söyleyen Çağıner Hastanesi Göğüs ve Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Op.Dr. Hasan Yavuz “Bilinçsizce kullanım, yarardan çok zarar veriyor” dedi.

Kanı kalbe geri taşıyan toplardamarlarda oluşan tıkanıklıklar ve aşırı basınçtan dolayı düzgün kapanmasının engellenmesi sonucu damar yapısında meydana gelen genişlemeden ve bükümlerden dolayı varisler oluşuyor. Bundan dolayı yeşilimsi, mor veya mavi renkte görüntü oluşturan bu damar kümelenmesi olarak bilinen varislerin günümüzde tedavisi de rahatlıkla yapılabiliyor. Lazer ile varislerin tadavisini yapıldığını söyleyen Çağıner Hastanesi Göğüs ve Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Op.Dr.Hasan Yavuz “ Gece krampları, ağrı ve kaşıntı en sık görülen şikâyetler olup bazen derin bacak yaraları sonucu maalesef ekstremite kesimi söz konusu olabilir. Günümüzde artık varis tedavisi adına her şey yapılabiliyor. Skleroterapı, Lazer ile iç ve dış varis müdahaleleri büyük basarı ile yapılmakta ve hastalar 1-2 gün içinde normal hayatlarına dönebilmektedir. Ancak her hastalıkta olduğu gibi tedavi sonrası yapılması gerekenler sağlıklı ve uzun ömürlü bir süreç için çok önemli. Varis çorapları, varis tedavisinin vazgeçilmez bir parçası olmuş durumda. Hatta sürekli ayakta durmayı ya da oturmayı gerektiren mesleklerde koruyucu amaçla giyilmeleri tavsiye ediliyor. Özellikle varis tedavisi sonrası en az 3 – 6 ay giyilmesi önerilse de, bizce yaz aylarında ara verilmek kaydıyla kış aylarında ömür boyu giyilmesi ve külotlu varis çorabı olması çok önemli. Diğer önemli nokta varis çorabı için mutlaka ölçü alınması gerekiyor. Aksi taktirde bilinçsizce kullanılan varis çorapları yarardan çok zarar vermektedir” dedi.

Posted in Sağlık0 Yorum

CHP Kurultayı Gergin Başladı.Kemal Kılıçdaroğlu son Noktayı Koydu

CHP Kurultayı Gergin Başladı.Kemal Kılıçdaroğlu son Noktayı Koydu

CHP’nin 16. Olağanüstü Kurultayı Ankara Arena Kapalı Spor Salonu’nda yapılıyor. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu büyük tezahürat eşliğinde salona girdi. Divan başkanlığı seçimi sırasında ise İsa Gök’ün “İtirazım var konuşma yapmak istiyorum” demesi üzerine salonda kısa süreli arbede yaşandı. Muhalifler yeterli imza olmadığı iddiasıyla noter çağırdı.CHP Tüzük kurultayında muhalifler ile Genel Merkez arasındaki kurultay gerginliğinde son noktayı Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu koydu. Anadolu ateşi grubunun dans gösterinin ardından kürsüye gelerek, “Anadolu burada. Salonda çoğunluk var kurultayı açıyorum” diyen Kılıçdaroğlu, “toplantı yapılabilir mi” tartışmalarına da son noktayı bizzat kürsüden koydu.
CHP KURULTAYINDAN KARELER KURULTAY GENÇLİĞE HİTABE İLE AÇILDI
Kılıçdaroğlu’nun “Kurtuluş Savaşı şehitleri, devrim şehitleri ve tüm şehitler için” kurultay salonunu bir dakika saygı duruşuna davet etmesinin ardından saygı duruşu yapıldı ve İstiklal Marşı okundu. Böylece kurultay resmen başlamış oldu.
DİVAN BAŞKANLIĞI SEÇİMİNDE GERGİNLİK

Zeynep Gürcanlı ve Aysel Alp CHP Kurultayından bildiriyor Kurultay’da ilk belirgin gerginlik ise, Kılıçdaroğlu’nun kurultay divan başkanlığı için Adnan Keskin’i öneren dilekçeyi okuması ile başladı. Salondaki muhalifler, Adnan Keskin’in adının okunmasının ardından protestoya başladılar. Genel Merkez yanlıları ise “Kılıçdaroğlu” sloganları ile muhaliflerin seslerini bastırdılar.

PROTESTOCULAR DIŞARI ÇIKARILDI

Kürsünün hemen sol tarafında bir grup muhalif, kürsüye çıkmak istedi. Ancak aralarında Mersin Milletvekili İsa Gök’ün de olduğu bir grup görevliler tarafından dışarı çıkartıldı. Genel Başkan Kılıçdaroğlu bu gerginlik üzerine “birşeye inanmanızı istiyorum. Hiç kimse bizi halkın yürüyüşünden engelleyemeyecettir. Özgürlüğü, demokrasiyi ve bağımsızlığı içselleştirmiş olan bir CHP her zaman her yerde dimdik ayakta olacaktır” diye tepki gösterdi.
İSA GÖK DİLEKÇE VERDİ
Arbedenin ardından tekrar salona gelen İsa Gök ve yeter sayı olmadığına dair dilekçeyi divan başkanlığına vermek istedi. İsa Gök burada yaptığı açıklamada “Yeter sayı yok gerekçesi ile dilekçe vermek istiyorum buna bile izin verilmiyor. Hani demokrasi” şeklinde konuştu. Kısa süreli bekleyişin ardından divan başkanlığı Gök’ün dilekçesini kabul etti. İsa Gök’ün usul tartışması açılması önerisini divan başkan Adnan Keskin kabul etmedi ve “kurultay gündemini değiştiremeyiz” cevabı verdi.

MUHALİFLER NOTER ÇAĞIRDI CHP’de bir taraftan kurultay çalışmaları sürerken, muhalifler de boş durmuyor. Baykal’a yakınlığı ile bilinen Mersin Milletvekili İsa Gök’ün hazirun cetvellerine itiraz edip, kurultayın başlatılmasına karşı çıkması, bunun üzerinde da salondan çıkarılması üzerine muhalifler harekete geçti. Muhaliflerin iddiası hazirun cetveline sadece 380 imza atıldığı, bunun da kurultayı açacak çoğunluğu yansıtmadığı yönünde. Muhalifler imzaların gerçek olup olmadığının tespiti için de kurultaya noter çağırdı.

KURULTAYDAN NOTLAR… KESKİN: “TOPLAMA KAMPI KURULDU”
CHP Kurultayında divan başkanlığına seçilen Adnan Keskin, çok sert bir konuşma yapıyor. Ak Parti iktidarına yüklenen Keskin, “Aydınlar, gazeteciler toplama kampına koyuldu” dedi. Ekonomik alanda gelir dağılımının bozulduğunu, işsizliğin arttığını kaydeden Keskin, özgürlüklerin de kısıtlandığını vurguladı. Keskin, “Baskı, işkence üniversitelerin bahçelerine taşındı. Cop, biber gazı adalet özgürlük diyenlerin kader çizgisi oldu” diye konuştu. Dış politikayı da eleştiren Keskin, “Dış politikamız okyanus ötesinden gelen talimatlar doğrultusunda biçimlendirildi. İnsanımız inanç ekseni farklı unsurlar çerçevesinde bölünüp ayrıştırıldı” dedi. Keskin, kurultay delegelerine “sivil silkiniş” çağrısı yaparak, Sivil bir direnişe, sivil bir başkaldırıya ihtiyacı var. Türkiye’nin bu sivil silkinişini gerçekleştirecek örgüt CHP’dir” dedi.

SİLİVRİ’DEN MESAJ VAR: “ÖZGÜRLÜKTE BULUŞMAK ÜZERE”
CHP Kurultayında davet edilip de katılamayanların da mesajları okundu. İlk mesaj, geçtiğimiz günlerde sağlık sorunları nedeniyle tahliye edilen Ergenekon davası sanığı gazeteci Doğan Yurdakul’dan geldi. Yurdakul, “sağlık sorunlarım nedeniyle kurultaya gelemediğim için özgürüm” dedi ve “devrimci duygularla selamlıyorum” diyerek kurultaya başarı dileklerini iletti.
“ÖZGÜRLÜKTE BULUŞMAK ÜZERE…
” Halen tutuklu bulunan Ergenekon sanığı ve CHP Zonguldak Milletvekili Mehmet Haberal’dan CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay’dan gelen mesajlar da okundu ve büyük alkış aldı. Balbay “CHP’nin olağanüstü kongresini Silivri’den selamlıyorum. CHP’ye mücadele, önderlik ve zafer yakışır” sözleriyle başladı. “Milli iradenin duvarın arkasında değil, meclis’te temsil edilmesinin yerine beni de koyunuz. Halkla el ele iktidar mücadelenizin yanına beni de koyunuz” ifadelerini kullanan Balbay, mesajını “özgürlükte buluşmak üzere” diye sonlandırdı.

KILIÇDAROĞLU’NUN GİRİŞİNDE İZDİHAM Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu saat 10:30 civarında salona girdi. Kılıçdaroğlu’nun girişi sırasına küçük çaplı bir izdiham yaşanırken partililer genel başkanlarına büyük sevgi gösterisinde bulundu.
“ADINA ‘DEMOKRASİ ŞÖLENİ’ DEDİK”
Kılıçdaroğlu, eşi Sevil Kılıçdaroğlu ile salona gelmek üzere Çukurambar’daki evinden ayrılırken, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gazetecilerin, kurultaya yönelik soruları üzerine Kılıçdaroğlu, güzel bir kurultay olacağını belirtti. Kurultayın şenlikle başlayacağını ifade eden Kılıçdaroğlu, “Adına ‘Demokrasi Şöleni’ dedik. O şölene herkesin katılmasını istedik. Umarım güzel bir kurultay geçireceğiz” diye konuştu. Bir gazetecinin, “Televizyonlardan izlediğiniz kadarıyla ilk izleniminiz nedir?” şeklindeki sorusu üzerine, Kılıçdaroğlu, “Mutluyum” yanıtını verdi. ANADOLU ATEŞİ’NDEN DANS GÖSTERİSİ
Kılıçdaroğlu salona girişinde büyük tezahüratla karşılandı. Kılıçdaroğlu’nun tribündeki yerini almasından sonra Anadolu Ateşi grubu salondakilere dans gösterisi sundu.
TOPRAK: “SALONDA 839 DELEGE VAR”
CHP Kurultayında en çok merak edilen açıklama sonunda geldi. Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak, salonda hazirun cetvelini imzalayan 839 delege olduğunu resmen açıkladı. CHP’de toplam delege sayısı 1247. Eğer hazirun cetvelindeki sayı artmazsa, muhaliflerin delegelerin üçte birini kurultaya gelmemeye ikna etmiş olacaklar.
BAYKAL SALONDA YOK Kurultay salonununda, hazır bulunan eski Genel Başkanlar da anons edildi. Hikmet Çetin, Murat Karayalçın ve Altan Öymen isimlerinin anonsunun ardından salonu selamladı, delegelerin alkışlarıyla karşılandılar. Kurultay’a gelip gelmeyeceği merakla beklenen Deniz Baykal ise halen salonda yok. Bu nedenle Baykal’ın ismi anons edilmedi.
“İZMİR’İ VERMEYECEK BAŞKAN…
” Kurultay salonuna gelen CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanları da anons edildi. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen ve İzmir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu alkışlarla karşılandı. Ancak Kocaoğlu anons edilirken kullanılan sıfat dikkat çekti; “İzmir’i teslim etmeyecek başkan….

” UNUTMAMAK, UNUTTURMAMAK İÇİN ”
Mağdurun sesi” imajını pekiştirmek için CHP kurultayında, daha önceki kurultaylardan değişik bir yol izlendi. Kurultaya Türkiye’de faili meçhul cinayetlere kurban giden aydın” ve sanatçıların aileleri de “Toplumsal Bellek Platformu” adı altında davet edildi. Toplumsal Bellek platformu davetlilerine kurultay salonunun en görünür yerinde masa ayrıldı. Toplumsal Bellek Platformu davetlileri arasında Kurultay’a katılanlar Turan Dursun’un oğlu Abit Dursun, Metin Altıok’un kızı Zeynep Altıok, Behçet Aysan ailesinden Tuncay Aysan, Cevat Yurdakul’un ailesinden Ülker Yurdakul, Onat Kutlar’ın ailesinden Filiz Kutlar, Zeki Tekiner ailesinden Bülent Tekiner, Orhan Yavuz’un ailesinden Metin Yavuz, Ümit Kaftancıoğlu’nun ailesinden Canan Kaftancıoğlu, Yusuf Ekinci’nin ailesinden Sertaç Ekinci katıldı. Ayrıca Madımak mağdurlarının aileleri de salonda özel davetli olarak yerlerini aldı.
KONUŞMASINDA NE DİYECEK CHP Kurultayı’nın en can alıcı noktası, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun yapacağı konuşma olacak. Konuşmada Kılıçdaroğlu’nun en çok vurgu yapacağı konu adalet olacak. “Türkiye’nin ihtiyacı adalettir. Hepimizin adalete ihtiyacı var” mesaj verecek. CHP MAZLUMUN SESİ Kılıçdaroğlu’nun ikinci önemli mesajı ise, “CHP, kim olursa olsun, nerede olursa olsun, mazlumun yanındadır” olacak. Türkiye’den çeşitli örnekler verecek, işkenceye uğrayanlardan, hapse atılan üniversitelerden, haksızlığa uğrayanlardan örnekler verecek ve “CHP mazlumun yanındadır” diyecek.
SABAHATTİN ALİ İLE BAŞLAYIP, NAZIM HİKMET İLE BİTİRECEK, MEHMET AKİF’DEN, YUNUS EMRE’DEN DİZELER OKUYACAK Ve şiirler; CHP kaynaklarından edilen bilgiye göre, Kemal Kılıçdaroğlu konuşmasına Sabahattin Ali’den dizelerle başlayacak. Nazım Hikmet dizeleri ile konuşmayı bitirecek. Ancak arada, Mehmet Akif ve Yunus Emre’den de dizelere de yer verecek. SALON KIRMIZI, BEYAZ VE MAVİ Salon, CHP’nin kırmızı ve beyaz renklerinin dışında, demokrasi ve barışın rengi olarak anılan mavi ile süslenmiş durumda. Atatürk’ün göğsünde CHP rozeti taşıyan fotoğrafı ile CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun kravatsız fotoğrafı salonun en görünür yerinde. Salonda Atatürk dışında CHP’nin başka bir eski genel başkanının fotoğrafı ise salonda bulunmuyor. Eski Genel Başkanlar yok ama, Deniz Gezmiş’in fotoğrafı bir Çorlu örgütünün pankartında “Mustafa Kemal’den Deniz’lerden bizlere, tam bağımsız Türkiye” sloganıyla birlikte salonun görünen yerlerinden birinde asılı durumda. İLGİ BÜYÜK Kurultayın resmen açılmasından saatler önce izleyicilere ayrılan bölümler dolmuş durumda. Kapılarda ise CHP’liler girmek için sıra beklemeye devam ediyorlar. Daha resmi açılış yapılmadan, Ankara Arena salonunda 35 bin kişinin giriş yaptığı kürsüden anons edildi. ADNAN KESKİN: “ÇOĞUNLUK SORUNU YOK”
En çok merak edilen konuda, yani kurultayın toplanması için gerekli delege sayısına erişilip erişilmediği konusundaki ilk resmi açıklama, Kurultay divan başkanı olması beklenen Adnan Keskin’den geldi. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’nin 16. Olağanüstü Kurultayı’nın divan başkanlığına Keskin’in önerileceğini da önce açıklamıştı. Keskin, ‘Çoğunluk sorunu yok. Kurultay Başkanı olursam, kürsünün konuşmacılar tarafından sonuna kadar kullanılmasını sağlayacağım’ dedi. Gazetecilere, ‘fazla mesai var’ diye takılan Adnan Keskin, ‘Dışarıda değil, kürsüde konuşmak doğru olandır. Kurultayların amacı da budur.’ diye muhaliflere gönderme yaptı.
HEP BİR AĞIZDAN GENÇLİĞE HİTABE Kurultay’da sık sık tekrarlanan ve delegeler ile izleyicilerin en çok tezahüratıyla karşılanan ise, son dönemde tartışma konusu olan Atatürk’ün “Gençliğe hitabesi”. Hitabe art arda, Atatürk’ün ekranlara yansıtılan barkovizyon görüntüleri eşliğinde salona veriliyor. Delegeler ve izleyiciler de Atatürk’ün hitabesini ayakta ve hep bir ağızdan tekrar ediyor. TRİBÜNLER DOLDU Sabahın erken saatlerinden itibaren salona akın eden CHP’liler salonun tribünlerini doldurmuş durumunda. Kurultayın “şölen” havasında geçmesini isteyen genel merkez de, salonda “Demokrasi” ve “Özgürlük” temasını öne çıkarıyor. Mavi, kırmızı ve beyaz renklerin hakim olduğu salonda, “Demokratik Tüzük ile Tam Demokrasi”, “Birliğin ve Kardeşliğin Adresi CHP”, “Umudun Adı Kemal”, “Halkın İktidarını Kuracağız”, “Özgürlük Herkesin Hakkı, Demokrasi Bu Ülkenin Şartı”, “CHP için Örgüt, Türkiye için CHP”, “Yetki Sende Adayını Sen Seç”, “Parti için Demokrasi, Ülke için Demokrasi”, “Oyunu Özgürce Kullan Hakkını Koru”, “Mustafa Kemal’den Deniz’lere, Deniz’lerden Bizlere Tam Bağımsız Türkiye”, “Statükoyu Savunma”, “Biz Türkiye’yiz Halkız, Biz Solcu Kemalin Yanındayız” sloganların yazıldığı afişler dikkat çekiyor. Öte yandan, salondaki bu afişler elektronik olarak da tribünlerin etrafına yerleştirilmiş ekranlardan devamlı yansıtılıyor. Salonda sık sık Zülfü Livaneli, Edip Akbayram, Cem Karaca ve Selda Bağcan’nın şarkıları çalınırken, tribünlerdeki CHP’liler de kırmızı ve beyaz parti bayraklarıyla çalınan şarkılara eşlik ediyor. Yine Onuncu Yıl Marşı da salonda hep bir ağızdan söylendi. CHP’li örgütlerin pankartları da dikkat çekerken, “Antalya Demokrasi Hareketi”nin afişi de salonda yer alıyor. Salonda konuşmaların yapılacağı bir platform ve yanlarına da dev ekranlar yerleştirilmiş durumda. Platformdaki büyük mavi afişte ise, genel merkezin kurultay sloganı olan “Büyük Demokrasi Şöleni” yazıyor. Kurultay için sahne alacak Anadolu Ateşi de platformda son provalarını yapıyor. Öte yandan delegelerin oturacağı tribünlere parti bayrakları yerleştirilmiş durumda. Tribünler delege ve konuklar için hazırlanırken, onur konukları, yabancı temsilciler, medya mensupları için ayrı ayrı oturma bölümleri oluşturuldu. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ise, dev kırmızı CHP bayrağının bulunduğu kapıdan salona giriş yapacak, Kılıçdaroğlu’nun salonu selamlamasının ardından Anadolu Ateşi sahne alacak. Dışarıya konulacak dev ekranla da halkın kurultayı an be an izlemesi sağlanacak. Konuklar, güvenlik aramasından geçirilerek alınırken, salona sokulmak istenen afişler de kontrol ediliyor. Öte yandan esnaf da Arena’nın etrafını şenlik alanına çevirmiş durumda.
MURAT KAPAN ve ALİ CENGİZ EROL’da Kurultayda
Sabah saatlerinde Ankara Arena salonuna gelen guruplar arasında CHP Kahraman Maraş Milletvekili Adayı İş Adamı Murat Kapan ve Maltepe Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Eski Meclis Üyesi İşadamı Ali Cengiz Erol’da vardı.Cumhuriyet Halka Partisi’nin 16.Olağan üstü Kurultay’ını değerlendiren MURAT KAPAN,ve ALİ CENGİZ EROL”Bugün yapılan Kurultay oldukça demokratik bir ortamda gerçekleşti,Burada Delegeler fikirlerini tam bir Demokrasi çerçevesinde dilegetirdiler,Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu birlik ve bütünlük çağrısı yaptı.Sayın Genel Başkan Kavgadan uzak Cumhuriyet Halk Partisine yakışır uslupla birlik sağlamaya ve İktidara yürümeye gayret etmektedir,Biz de üzerimize düşeni yapıp Partimizi Gelecek seçimlerde en güzel şekilde temsil etmek ve İkdidar olmasını istiyoruz.”Diyerek KAPAN ve EROL Birlik ve Beraberlik çağrısı yaptı.

 Yanda İstanbul CHP İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı ve Murat Kapan görülüyor.

Yandaki Resimde Ali Cengiz Erol,Ülkü Mete ve Arkadaşları birlikte görülüyor.

Murat Kapan ve Kahraman Maraş Elbistan CHP İlçe Başkanı Birlikte görülüyor.
Ali Cengiz Erol ve Olcay Yılmaz bir süre sohbet etti.

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Bayram Şahin ve Murat Kapan

Posted in Güncel, Manşet, Siyaset0 Yorum

TAŞERON İŞÇİLERİ DÜZCE’DE

TAŞERON İŞÇİLERİ DÜZCE’DE

Maltepe Belediyesi Taşeron İşçileri Ankara’ya yürüyüşlerinin sekizinci gününde Düzce’ye ulaştılar. Sosyal haklarının iyleştirilmesi sebebiyle Eleme başlayan işçiler Bugün Düzce’de bir basın açıklaması yaptı.Basın açıklamasında hem kendi sorunlarına değinen hemde Düzce’de MASLAF ve DESA işçilerinin sorunlarına değindiler.Burada yaptıkları Basın açıklaması sırasında DİSK’e Bağlı Birleşik Metal İş Düzce Şubesi ve TKP üyeleri destek verdi.Düzcede ki:Basın açıklamasının ardından Kaynaşlıya Ulaşan Taşeron İşçileri geceyi Kaynaşlıda geçirecek.Yarın ise Bolu’da Bir Basın açıklaması yapmaları Bekelenen işçiler Konakladıkları her İl ve İlçe’nin sorunlarınıda dile getiriyorlar.

Posted in Güncel, Siyaset0 Yorum

MALTEPE BELEDİYE BAŞKANI CEVAP VER…

MALTEPE BELEDİYE BAŞKANI CEVAP VER…

Maltepe Belediyesi Ana bina girişine yapılan dış cephe ve kapı ile ilgili sorduğumuz sorulara hala cevap yok.Belediye Başkanı neden susuyor?Yoksa cevap vercek durumda değil mi?Burası İhale edilmeden mi yapıldı?O yüzden mi cevap veremiyor?Bu Halkın parasının nereler nasıl harcandığını sormak hakkımız.Tekrar Belediye Başkanı Mustafa Zengin’e soruyoruz!!Başkan Neden Susuyorsun?Burayı hangi firmaya?Ne karşılığında yaptırdın?Bağış Usulü ise Yasaların öngördüğü şekilde yerine getirdin mi?Maltepe Belediyesi Bir Kamu malıdır.Hiç kimsenin çiftliği değil!Cevap ver Başkan!!!!!!!!

Bir aydır üçüncü kez yazıyoruz .. Cevap yok..İşte 18 Şubatta ”BUDA MI YOLSUZLUK ?BAŞKAN NEDEN CEVAP VERMİYOR? Balığı ile duyurduğumuz  o haberimiz. Maltepe Belediyesine yapılan Ana Bina giriş kapısı ve diğer tadilat işlerini Kim yaptı?
Nasıl yaptı?Ne karşılığında yaptı sorularımız hala cevap bekliyor.Ancak Maltepe Belediye Başkanı ve Belediye yetkililerinden Hala cevap gelmedi.Maltepe Belediye Başkanı Mustafa Zengin’e tekrar soruyoruz?”Belediye Başkanlığı Anan Bina giriş kapısı,Dış cephe Mermer ve tadilat işlerini B.U. ‘nun şirketi mi yaptı? Bu işi ihale  ettiniz mi? Etmediyseniz Bağış Usulü mü yaptınız?Eğer Bağış Usulu yaptırdıysanız Gerekli yasal İşlemler yapıldı mı?yok sa “Oldu da Bitti Maaşallah”Usulü mü yapıldı?Burası Bir Kamu Kurumu Neden İhale yapmadınız?İhale yaptıysanız Ne zaman ve kaç paraya ihale ettiniz? B.U.Hangi başkan yardımcısının Akrabası?Bu İş Adamına Başka hangi ihaleler verildi? Buradan Dürüstüm diyen Tüm Belediye Meclis Üyelerine,Siyasi Parti Temsilcilerine ve Cumhuriyet Savcılarına çağrıda bulunuyoruz?Bu iddialar cevap bulana kadar bu işin peşini bırakmayacağız!!Eğer Bura da yolsuzluk yoksa ya da Usulsüzlük yoksa Belediye Başkanı Mustafa Zengin’den Bu konuyu açıklığa kavuşturmasını sorularımıza cevap

Posted in Asayiş, Manşet, Siyaset, Yaşam0 Yorum

HOCALI SOYKIRIMI TANINMALIDIR

HOCALI SOYKIRIMI TANINMALIDIR

 Bundan 20 yıl önce 26 Şubat 1992’de çağdaş, eşitlikçi, demokrat ve insan haklarına saygılı geçinen ülkelerin kahreden bir sessizliğe büründüğü gece, Ermeniler Azerbaycan’ın Karabağ bölgesini işgal ettiler.

 1991 yılı Ekim ayından beri kuşatma altında tutulan Hocalı’ya, Rusların 366. Alayı’nın desteğini alan Ermeniler 26 Şubat 1992’de girdiler. Yalnızca bir gün içinde tümü savunmasız 63 çocuk, 106 kadın, 70 yaşlı olmak üzere 613 kişiyi katlettiler. Ayrıca, 487 kişi ağır yaralandı ve 1275 kişi ise rehin alındı. Ermeniler yakaladıkları herkese işkence yaptı. Olayın ilk günü kimse bölgeye giremedi. Çünkü Ermeniler yaptıkları bu caniliklerin ortaya çıkmasından korkuyorlardı. Fakat günler sonra bölgeye ulaşan Batılılar bile katliamı kabul etmekte hiç zorlanmayacaklardı.

 

Katliamı Ermenilerle beraber ortaklaşa yapan Rusların Izvestiya gazetesi şöyle yazıyordu:

“Çocukların kulakları, bir kadının yüzünün bir kısmı, kesilmiştir. Erkeklerin kafa derileri yüzülmüştür…

… Ben tepede yüzden fazla ceset gördüm. Bir erkeğin kafası kopartılmıştı…”

 

Fransızların ünlü gazetesi Le Monde ise katliamı şöyle anlatıyor:

“Ağdam’daki yabancı gazeteciler, Hocalı’da öldürülmüş kadın ve çocuklar arasında kafa derisi soyulmuş, tırnakları sökülmüş insanlar görmüşler”.

 

Bu bir Azerbaycan propagandası değil; tamamıyla belgeli gerçeklerdir.

Ama ne yazık ki, sözde Ermeni soykırımı masalıyla Türk üniversitelerinde konferansların düzenlendiği bugünlerde, tamamı kayıtlara geçirilmiş, tanıkları olan, fotoğrafları olan bir katliam için ise sözbirliği etmişçesine sözde aydınlardan hiçbir tepki gelmemektedir.

 

Ancak Ermenistan’ın Karabağ’ı işgali ile yaşanan dram, Hocalı ile sınırlı değildir. İşgallerde toplam 20 bin Azeri Türk’ü şehit edilmiştir. 49 bin kişi yaralanmış; işgal, Azerbaycan’ı 60 milyar dolarlık ekonomik zarara uğratmıştır. Bugün Azerbaycan topraklarının beşte biri Ermeni işgali altında inim inim inlemekte, 1 milyon 200 bin Azerbaycan Türkü asırlardır yaşadıkları Karabağ’dan uzakta, adeta sürgün hayatı yaşamaktadır.

 

Hal böyle iken 20. yüzyılın son yıllarında Azerbaycanlı soydaşlarımıza gözlerinin önünde uygulanan soykırımı, işgali ve hala yaşanmakta olan dramı görmezden gelerek, Türklerin Ermenilere soykırım yaptığı yalanı üzerinden yürütülen kara propagandaya destek veren ve kanun çıkartarak “Ermeni soykırımı yoktur” diyenleri cezalandırmayı öngören Fransa’yı; insafa, izana ve insanlığa davet ediyor,  bir kez daha şiddetle kınıyoruz.

 

Biz yüreğimizde Irak’ta dökülen kanın sızısını duyuyoruz. Biz dağlık Karabağ’da yaşanan Hocalı soykırımına ağıtlar yakıyoruz.

 

1974 Kıbrıs Harekâtından önce Türklere yapılan etnik temizlik mezalimini unutmuyoruz.

 

Biz, Batı Trakya ile hüzünleniriz.

 

 

Doğu Türkistan boğazımızda düğümdür. İran Türklüğünü unutmayız, unutamayız.

 

Batı Türklüğüne karşı Avrupalı ülkelerin yürüttüğü asimilasyon temelli entegrasyona, inançlarımıza ve dilimize karşı yürütülen anlaşılmaz tutuma hep birlikte “hayır” deriz.

 

İnsanlığın hafızasına küflü demirlerle kazıdığı soykırımın acısını, bugün de iliklerimize kadar hissediyoruz.

 

Biz her gün dünyanın her köşesindeki mazlum milletler için gözyaşı döküyoruz.

 

İnsanlık adına, Kardeşlik adına…

  

Canımız, kanımız, öz kardeşimiz olan bir milyon 200 bin Azerbaycan Türkünün topraklarından sürülüp zorunlu göçe tabi tutulduğunu, kendi öz vatanlarından kaçkın olduklarını unutamayız.

 

Bu can kardeşlerimizin çırpınışını hangi göz görmez? Hangi gönül hissetmez?

 

Tren vagonlarının içinde insanlık dışı bir yaşamın bedelini, dünyaya gelmemiş ana karnındaki bebekler öderken, ömrünün son deminde vatan toprağının kokusunu bir kere daha duysaydım diye dua eden aksakallılarımızı, ninelerimizi, çektiği çileden genç yaşta kocamış genç insanlarımızı bilmediğimizi mi – unuttuğumuzu mu sanıyorlar!

 

Ermenilerce, bedenlerine haç dağlanmış insanlar, esaretleri, yitik hayatlara dönüşmüş genç kızlarımızın acıları yüreğimizde dururken, bazı ülkelerin bütün bu yapılanları görmezden gelip, bizlere insanlık dersi vermeye kalkması ne kadar da acıdır.

 

Bu nedenle sınırlarımızı açmak için fırsat kollayan ve Ermenilerin dostluğunu kazanmak amacıyla olmadık dayatmalara boyun eğenlerin; Hocalı katliamını asla hatırından çıkarmaması, ahlaki ve milli tutarlılık gereği olacaktır.

 

Biz, Türk milleti adına bir kez daha haykırıyoruz:

 

Türkiye’deki ve Azerbaycan’daki herkes biliyor ve bilmelidir ki, Azerbaycan ve Türkiye toprakları bizim namusumuzdur.

 

Türkiye ve Azerbaycan’ın bir can olduğunu bir kez daha herkese ilan ediyoruz.

 

Ermenistan işgal ettiği Azerbaycan topraklarından derhal çekilmeli, dünden bu güne işlediği insanlık dışı vahşetin hesabını insanlık karşısında vermelidir.

 

Türkiye ve Azerbaycan tüm komşuları ile iyi geçinmek ister. Fakat bu istem tek taraflı gerçekleşemez.

 

Hocalıdaki katliamın, tüm dünyanın gözü önünde işlenen toplu bir cinayet olmasına rağmen; tüm sözde medeni ülkelerce göz yumularak sessiz sedasız kabullenilmesi ve Türkiye’nin bu sessizliğe ortak oluşunun çok hazin bir durumdur.

 

Bu nedenle Ermenistan işgal ettiği Azerbaycan topraklarını derhal terk etmeli, Birleşmiş Milletlerin aldığı kararlara uygun şekilde davranmalı ve Hocalı Katliamının hesabını vermelidir.

 

İnsanlık, ancak bu şekilde huzur bulacaktır.

 

Bu vesileyle gerek Hocalı katliamında gerekse Karabağ işgali sırasında şehit edilenler başta olmak üzere, dünyanın her köşesinde zulme uğrayanların ve gelmiş geçmiş tüm aziz şehitlerimizin ruhları önünde minnet ve saygıyla eğiliyoruz.

 

 Ruhları şad olsun.

 

 

                                                             

         Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim Sen

                                                                             İstanbul İl Başkanı 

Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan

Posted in Asayiş, Dünya, Manşet, Sağlık0 Yorum

AYEDAŞ KAÇAK ORANINI BELİRLEDİ KAYIP-KAÇAK ORANI: % 6.91

AYEDAŞ KAÇAK ORANINI BELİRLEDİ KAYIP-KAÇAK ORANI: % 6.91

 

         İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş.(AYEDAŞ), 2011 yılında kayıp-kaçak elektrik oranını %6.91’e düşürmüştür.

         Türkiye’nin yaklaşık olarak yüzde %5’ine elektrik dağıtım hizmeti veren Şirketimiz, yıl boyu yaptığı yatırımlar ve denetimler sonucu kayıp-kaçak oranını, 6,91’e düşürerek Şirket tarihinin en düşük oranını yakalamıştır.

         Kaçak elektrikle mücadele konusunda 2011 yılında vites yükselten Şirketimiz, 2011 yılında kaçak elektrik kullanan 14.044 adet tesisata suçüstü yaparak, 39.425.260 kWh elektriğin çalınmasına engel olmuştur.  Orta ölçekli bir santralin yıllık üretimine denk gelen elektriğin çalınmasına engel olunarak 13.451.615 TL ‘ nin Şirket kasasında kalması sağlanarak Türkiye ekonomisine katkıda bulunulmuştur.

KAYIP ORANINI DÜŞÜRMEK İÇİN AKILCI YATIRIMLAR

AYEDAŞ, elektrik şebekesindeki kaybı en aza indirmek için orta ve uzun vadeli planlar çerçevesinde yatırımlar yapmaktadır. Bu yatırımlar çerçevesinde mevcut elektrik şebekesinde bir yanda revizyonlar yapılmakta bir yandan da havai hatlar yeraltına alınmaktadır. Elektrik şebekesindeki bu akılcı yatırımlar, teknik kayıp oranının düşmesine büyük katkı sağlamaktadır.

KAÇAK ORANINI DÜŞÜRMEK İÇİN STRATEJİK DENETİMLER

Elektrik şebekesinde yaptığı yatırımlarla elektrik kayıp oranını düşüren AYEDAŞ, bir yandan da stratejik bir plan çerçevesinde Kaçak Elektrik Denetimleri yapmaktadır.

AYEDAŞ’ ın Kaçak Elektrik Kontrol Ekipleri; 2011 yılında kaçak elektrik kullanmak isteyen abonelere adeta göz açtırmadı.

Bu denetimler kapsamında bir yandan mesai saatleri içerisinde İstanbul Anadolu Yakası’ndaki tüm tesisatlar defalarca kontrol edildi. Ancak bununla yetinmeyen AYEDAŞ Ekipleri, 2011 yılında elektrik hırsızlığı yapan kişiler için sürpriz sayılacak zaman dilimleri olan akşam ve gece saatlerinde denetimler gerçekleştirdi. Ayrıca bazı hafta sonları Şirket bünyesindeki tüm teknik Personel ile Toplu Kaçak Elektrik Kontrolü çalışmaları yapılmıştır.

 AYEDAŞ’ ın mesai saatleri dışında akşam, gece ve hafta sonları yaptığı denetimler ve Toplu Kaçak Elektrik denetimleri elektrik hırsızlığı yapan/yapma niyeti taşıyanlar üzerinde caydırıcı olmaktadır.

         Kayıp-kaçak oranının, OECD ülkelerinde yaklaşık olarak ortalama %8, A.B.D ve Avrupa ülkelerinde ise yaklaşık %7 olarak gerçekleşmesinin kabul gördüğünü varsayarsak AYEDAŞ, %6.91’lik kayıp-kaçak oranı ile OECD ülkelerini geride bırakarak dünyanın en gelişmiş ülkelerinin standartlarını yakalamış olduğu görülmektedir.

 

         Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

 

                                                                                                             AYEDAŞ Genel Müdürlüğü

                                                                                              

 

İletişim:  Bağlarbaşı Mh. Refahevler Sk: No:2/1
               Maltepe/İSTANBUL
         0 216 457 49 00

              www.ayedas.gov.tr

Posted in Ekonomi, Güncel, Manşet0 Yorum

Maltepe Belediyesinde iki Başkan Yrd.Emekli Oldu.

Maltepe Belediyesinde iki Başkan Yrd.Emekli Oldu.

Maltepe Belediye Başkan Yardımcılığı’na bir süre önce getirilen Prof.Dr.Banu Necibe Alp boyun fıtığı rahatsızlığı sebebiyle emekliye ayrıldığı ifade edildi.Oysa Alp’in Blediye’de ki:Bazı durumlardan rahatsızlık duyduğu ve yaklaşık bir ay önce istifa dilekçisini, verdiği gelen iddialar arasındaydı.

 Bir süredir boyun fıtığı rahatsızlığından dolayı görevden izne ayrıldığı iddia edilen ALP’in  Rahatsızlığının  devam etmesi üzerine emekliye ayrılma kararı aldığı söyleniyor.Oysa Çanakkale 18 Mart Ünivresitesinden emekli oldukdan sonra Maletepe’ye geldiği söylen Alp’in ikince kez emekli olmadığını düşünüyoruz.

 Teknik başkan yardımcılığı görevini sürdüren Nail Çiftçi’de yaş haddinden emekliye ayrıldı. Şubat ayı itibarıyla emeklilik dilekçesi verilen Nail Çiftçi’nin Şubat ayı sonunda Emekli olacağı söylendi. Maltepe Belediyesi Başkan Başdanışmanlığı  görevine getirileceği  iddia edilen Çiftçinin ise danışman olup olmayacağı belli değil!

Posted in Manşet, Siyaset0 Yorum

Yeni Seçilen AK Parti Yönetimine Ziyaretler sürüyor

Yeni Seçilen AK Parti Yönetimine Ziyaretler sürüyor

İstanbul AK Parti 1.nci Bölge milletvekili  İdris Güllüce  Ak Parti Maltepe İlçe Başkanlığını ziyaret etti. İlçe Başkanı  Av. Kamil Barkır  ve yönetimine hayırlı olsun temennisinde bulunan Güllüce,  Ziyaretinde teşkilat mensuplarıyla da sohbet eden Milletvekili Güllüce, İlçe Başkanı Av.Kamil Barkır ve yönetimine   Maltepe  için yapacakları her çalışmada destek olma sözü verdi.Geçen hafta’da Devlet Bakanları Egemen Bağış ve Binali Yıldır ve İstanbul 1.Nci Bölge Milletvekili Osman Boyraz’ın Ziyaret Ettiği Ak Parti Maltepe İlçe Yönetimi ziyaretçi akınına uğradı.

Posted in Manşet, Siyaset0 Yorum

Bingöl – Maltepspor Maçı 2-0 Bitti

Bingöl – Maltepspor Maçı 2-0 Bitti

Maltepespor bu hafta Bingöl’de oynadığı Bingöl spor mücadelesi buzla nedeniyle güçlükle oynandı.Bingölde oynan maç kar ve buz nedeniyle zorlukla yapıldı.Maltepespor-0 Bingölspor 2 Maç’dan önce sahada bulunan kar ve buzlar temizlenmeye çalışıldı.Maltepespor-Bingölspor karşılaşması Sahada yapılan temizlik nedeniyle normal saat’inden geç başladı.Saha zeminin buzlu olması nedeniyle maç zorlukla oynandı.Hakem maçı ertelemek istemedi.sonuş 2-0 Bitti.

Posted in Manşet, Spor0 Yorum

Ömer Demir’in Acı Günü

Ömer Demir’in Acı Günü

CHP Maltepe Belediyesi Meclis Üyesi Ömer Demir’in Babası Nurettin Demir Vefat Etti.79 yaşında  solunum yetmezliği tanısıyla Marmara hastanesinde tedavi gören Demir Bugün Toprağa verildi.Girne Mahallesi Camii nde öğlen namazına müteakip kılınan Cenaze Namazının ardından Kurtköy mezarlığında toprağa verildi.Nurettin Demir’in Cenaze Namazına Maltepe Belediye Başkanı,Başkan yardımcıları,Meclis Üyeleri ve çok sayıda Cumhuriyet Halk Partili Üyeler ve Demir’in yakın dost ve akrabaları katıldı.Bizde klashaber gazetesi Olarak Merhum Nurettin Demir’Allahdan rahmet yakınlarınada ve kederli ailesinede başsalığı dileriz.


 

Posted in Asayiş, Manşet, Siyaset0 Yorum

Buda mı Yolsuzluk?Başkan Neden Cevap Veremiyor?

Buda mı Yolsuzluk?Başkan Neden Cevap Veremiyor?

Maltepe Belediyesine yapılan Ana Bina giriş kapısı ve diğer tadilat işlerini Kim yaptı?
Nasıl yaptı?Ne karşılığında yaptı sorularımız hala cevap bekliyor.Ancak Maltepe Belediye Başkanı ve Belediye yetkililerinden Hala cevap gelmedi.Maltepe Belediye Başkanı Mustafa Zengin’e tekrar soruyoruz?”Belediye Başkanlığı Anan Bina giriş kapısı,Dış cephe Mermer ve tadilat işlerini B.U. ‘nun şirketi mi yaptı? Bu işi ihale  ettiniz mi? Etmediyseniz Bağış Usulü mü yaptınız?Eğer Bağış Usulu yaptırdıysanız Gerekli yasal İşlemler yapıldı mı?yok sa “Oldu da Bitti Maaşallah”Usulü mü yapıldı?Burası Bir Kamu Kurumu Neden İhale yapmadınız?İhale yaptıysanız Ne zaman ve kaç paraya ihale ettiniz? B.U.Hangi başkan yardımcısının Akrabası?Bu İş Adamına Başka hangi ihaleler verildi? Buradan Dürüstüm diyen Tüm Belediye Meclis Üyelerine,Siyasi Parti Temsilcilerine ve Cumhuriyet Savcılarına çağrıda bulunuyoruz?Bu iddialar cevap bulana kadar bu işin peşini bırakmayacağız!!Eğer Bura da yolsuzluk yoksa ya da Usulsüzlük yoksa Belediye Başkanı Mustafa Zengin’den Bu konuyu açıklığa kavuşturmasını sorularımıza cevap vermesini bekliyoruz..

Posted in Asayiş, Manşet, Siyaset0 Yorum






Reklam
Rüya Tabirleri