Tag Archive | "memur"

KPSS skandalında gelişme!


 

Devlet memuru olmak isteyen 800 bin adayın ter döktüğü Kamu Personeli Seçme Sınavı’nda (KPSS) soru veya yanıtların sızdığı iddiası, ‘güçleniyor.’ Radikal’in resmi kaynaklarda yaptığı kontrollere göre ‘KPSS şampiyonları’ndan (120 sorulu sınavda 110 ve üzeri net yapanların) en az 20’si, aynı evde yaşayan evli çiftler, kardeşler veya ev arkadaşları.

KPSS’de geçen yıl 120 sorunun tamamını yapan kimse olmamıştı. Bu yıl ise aynı sınavda 300’ü aşkın kişi 120 soruda 120 net doğru yapması, bu kişilerden bir kısmının aynı evde yaşaması, ‘Zordu’ denilen sınavda ortalama doğru sayısının ise 61’de kalması ‘cevap anahtarı bazı evlere servis mi edildi’ kuşkusu yarattı.

Aynı evlerden bu kadar başarılı adayların çıkmasının tesadüf olamayacağını savunan mağdur adaylar, “Kimlik numaraları ve sonuç belgeleri internette çarşaf çarşaf yayımlanan başarılı adaylar neden seslerini çıkarmıyor, neden köşe bucak kaçıyor. Onların suskun kalması bizim iddialarımızı iyice güçlendiriyor” diyor.

İşte başarılı hanehalkları

Aynı adreste yaşayan en az 10 çift, kardeş ya da akraba, sınavda şampiyon oldu. İzmir’den N.B ve H.B, Sakarya’dan L.Ç ve S.Ç, Kayseri’den R.Y ve Z.Y, Ankara’dan N.S ve A.S, Malatya’dan E.Ö ve A.Ö, yine Malatya’dan R.N ve B.K, Ankara’dan H.A ve S.A, Kahramanmaraş’tan B.G ve İ.G, Afyonkarahisar’dan S.A ve H.A, İzmir’den M.S ve M.S’nin sınavda gösterdiği başarılar aynı.

İkili gruplar halinde aynı evde yaşadığı tespit edilen adayların bazılarının eş, bazılarının kardeş, bazılarınınsa arkadaş olduğu belirtiliyor. İsmi geçen adaylardan bazıları, tüm soruları doğru yanıtlarken, bazılarının birer, ikişer yanlış yaptığı görülüyor.

Resmi kaynaklara göre Ankara’dan N.S ve A.S, Malatya’dan R.Y ve Z.Y, İzmir’den H.B ve N.B, Sakarya’dan L.Ç ve S.Ç, Malatya’dan R.N ve B.K eğitim bilimleri testinde 120’de 120 net yaptı. İkili olarak bu adayların ikametgâh adresleri de puanları gibi aynı. Ankara’dan H.A ve S.A’nın her ikisinin de 119 doğruya karşılık sadece bir yanlışı var. Eğitim bilimlerinde 117 doğru yapan E.Ö ile Malatya’da aynı evde yaşayan A.Ö aynı testte 111 doğru çıkarmayı başarmış görünüyor. İzmir’de M.S ve M.S çiftlerinin puanları da sırasıyla 113 ve 116 doğru çıkarmayı başarmış görünüyor.

Çiftlerin yanı sıra aynı evden kardeşler de başarılarıyla dikkat çekiyor. Afyonkarahisar’da aynı hanehalkından S.A ile H.A’nın her ikisi de sonuç belgelerine göre, Genel Yetenek testinde 56 doğru çıkarmayı başarmış görünüyor. Genel Kültür testinde ise adaylardan S.A 46, H.A ise 47 doğru yapmış. S.A eğitim bilimleri testinde de 120’de 120 net yapmayı başarmış görünüyor. Bu kişilere ek olarak bazı şampiyonların da aynı ilçelerde birbirine yakın mahallelerde yaşadığı görülüyor.

Eğitimciler ve bazı siyasi parti vekilleri, aynı evden ‘tam puan’ çıkmasının ‘soruların önceden alınmış olduğu’ yönündeki iddialara adeta kanıt teşkil ettiğini öne sürüyor. ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan’ın bu kadar çok sayıda ‘çift’in birlikte tam puan yapmasına nasıl bir açıklama getireceği merak ediliyor.

‘Bu delil değilse nedir?’

KPSS sonuçlarından memnun olmayan mağdur memur adayları ise sanal ortamda aynı sınavda tam puan ve yüksek puan yapan adayların sonuçlarını birbirlerine ve yetkililere ulaştırmaya çabalıyor. Adayların, e-postayla Radikal’e ulaştırdıkları isyanları şöyle:

“Bu kişilerin T.C kimlik numaraları çarçaf çarşaf nette dolaşıyor fakat onların hiç sesi çıkmıyor. Üç ayrı karıkocanın eğitim sınavında bütün sorulara hiç yanlış yapmadan doğru yapması somut delil değil de nedir? Lütfen sesimize ses verin ve sesimiz olun bizler geleceğin öğretmenleriyiz çocuklarınızı eğitecek öğretmenlerin hırsız olmasına göz yummayın.”

Çubukçu: Öğretmen ataması ertelenemez

KPSS sınavına giren bazı öğretmen adayları, öğretmen atamalarının soruşturma sonuçlanana kadar iptal edilmesini istedi. Ancak Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, öğretmen ihtiyacını gerekçe göstererek bunun mümkün olmadığını belirtti. Çubukçu, “Eğitim öğretim başlamadan önce, 31 Ağustos’da bu atamaları gerçekleştireceğiz. Çünkü öğretmen ihtiyacımız var. ÖSYM’nin çalışması da uzun sürebilir, onu bekleyemeyiz. ÖSYM bu çalışmanın ardından söz konusu kişilerin sınavlarının iptali yönünde bir karar alırsa, biz de bu kişilerin atamalarıyla ilgili benzer bir işlem yaparız” değerlendirmesi yaptı.

Sendika: Öğretmen atamaları ertelenmeli

Türk Eğitim-Sen KPSS soru veya yanıtlarının sızdırılması iddialarıyla ilgili resmi işlemleri başlatmış durumda. Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, 23 Ağustos Pazartesi Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunacaklarını, MEB’e de öğretmen atamalarının soruşturma sonuçlanana kadar ertelenmesi için resmi başvuru yapacaklarını söyledi. Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, TBMM ve YÖK’e de birer resmi yazıyla olayın araştırılması için başvuracaklarını dile getiren Sendika Başkanı Koncuk, “Bu kadar önemli bir konuda yetkililer neden susuyor, anlamak mümkün değil” diye konuştu.

‘Şampiyonlar niye susuyor?’

Eğitim-Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç akademisyenler oluşan bir komisyon kurduklarını ve 300’ü aşkın adayın 120’de 120 net çıkardığı eğitim bilimleri testini ayrıntılı inceleyeceklerini dile getiriyor. İddialara temkinli yaklaşan Kılıç, “Başarılı adayların hiç sesini çıkarmamasını, kendilerini savunmamasını tuhaf karşılıyoruz. Maalesef onlar sessiz kaldıkça bizim kuşkularımız da daha güçleniyor” değerlendirmesini yaptı. Kılıç, ÖSYM’yi soruşturmayı bir an önce sonuçlandırması için sürekli aradıklarını dile getirerek, “Kanıt peşindeyiz. Eğer bir hukuksuzluk, usulsuzluk söz konusu olduğu ortaya çıkarsa, öğretmen atamalarının mutlaka durdurulması gerekiyor” diye konuştu. Radikal’e gelen bir e-postada ise “Siz bir sınava girseniz kopya çektiğiniz iddia edilse ve TC numaranız yayımlansa internete şikâyetçi olmazmısınız? Ben şahsen olurum ve dava açarım ama bunların sesi çıkmıyor ve köşe bucak kaçıyorlar. Bunlar bir kanıt değil mi?” denildi. (Mynet Haber)

Posted in Kültür ve SanatComments (0)

HAKSEN Danıştay’a dava açtı


Kamu Çalışanları Hak Sendikaları Konfederasyonu (HAKSEN),  yemek yardımı alamayan tüm çalışanlara yemek yardımı yapılması için Danıştay’a dava açtı.

UDEM HAK SEN Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Peker, 11 Aralık 1986 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği”nin “Yardımın şartları” başlıklı 5. maddesinde yer alan, “İlgili birimde asgari 50 personel olması, yemekhaneye elverişli yer bulunması” koşullarının iptali için Danıştay’a dava açtı. Peker dava gerekçesini şu şekilde sıraladı; “50’den fazla personelin çalıştığı birimlerdeki görevlilerin yemek, yiyecek yardımından yararlanabildiği, bu uygulama sebebiyle taşradaki kamu görevlilerinin pek çoğunun yemek, yiyecek yardımından yararlanamadığı daha önce tarafımızdan tespit edilmiştir. HAKSEN olarak, yemek yardımının herkese verilmesinin anayasa gereği olduğunu düşünüyoruz.

 “Yemek yardımı koşullarının haklı sebebi kalmadı”

Danıştay’a verilen Dilekçede, 5.maddesinin “asgari 50 personel” ve “yemekhane için uygun yer” şartlarını içerir 2. fıkrasının kaldırılmasıyla tüm birimlerde çalışan personele eşit koşullarda yemek, yiyecek yardımı yapılması isteniyor. “Sosyal bir hak olarak tanımlanan yiyecek yardımından yararlanmada, idarenin objektif ve haklı sebeplere dayalı düzenleme hakkı mevcut olmakla beraber, günümüz uygulamasında, pek çok kamu idaresi, yemek işini ihale ile üçüncü kişilerden karşılamakta olup yönetmelikte yer alan yemek yardımı koşullarının haklı sebebi, geçerliliği kalmamıştır. Yönetmeliğin hazırlanıp yürürlüğe konduğu tarih itibariyle var olmayan bu durum, bir sosyal hak olarak yiyecek yardımı hakkında yararlanması gereken kamu görevlilerinin, maddi temelini yitirmiş bir mevzuat hükmüne dayalı olarak haktan yoksun kalmaları sonucuna yol açmaktadır.

 Mevcut uygulama Avrupa sosyal şartına aykırı

İllerde Valilik, ilçelerde Kaymakamlığın pek çok açıdan, kamu görevlilerinin üst amiri konumunda olduğu, Yönetmelikte açıklık olmaması sebebiyle “en az 50 personel” ifadesinden kastın ne olduğunun sıkıntıya sebep olabilecek nitelikte olduğu vurgulanan dilekçede, personel ile ilgili pek çok kararı alma hak ve yetkisi olan Vali veya Kaymakam’ın “karar verici amir” konumunda olduğunun kabulü halinde 50 personel şartının pek çok idari birim için gerçekleşmiş kabul edilebileceği görüşüne yer veridi. Dava dilekçesinde, mevcut uygulamanın Avrupa Konseyi tarafından kabul edilen Avrupa Sosyal Şartının “tüm çalışanların adil çalışma koşullarına sahip olma hakkı vardır” hükmüne de aykırı olduğu kaydedildi. Yemek servisi, yiyecek yardımından faydalanabilecek personel sayısının asgari 50 olması ve yemekhane için elverişli yer bulunması şartıyla atamaya yetkili amirin onayı ile kurulabilir hükmünün iptali yüksek mahkememizden talep ettik

 25 yıllık bir hak kaybı söz konusu

Dava sonucunda, 25 yıldan beri on binlerce kamu görevlisinin mahrum bırakıldığı yemek yardımından yararlanabilmesi mümkün olacak. Memurun 657 sayılı Yasa’da belirtilen diğer sosyal haklardan yararlanması kişisel durumlarına bağlı olmasına rağmen yemek yardımında kitlesel şartlar ve kriterler öne sürülmektedir. 1986 yılındaki yönetmeliğe göre 25 yıldan beri devam eden haksızlığın bu başvuru sonucu sona ereceğini düşünüyoruz ve bütün memurlara yemek yardımı yapılmasının adil bir uygulama olacağı kanısındayız.”

Posted in EkonomiComments (0)

Memura müjde!


Kamu çalışlarının maaş ödemelerinin yapıldığı bankaların promosyonlarının tamamı personele ödenecek.

Kamu kurumlarının maaş ödemelerine aracılık eden bankalar, bunun karşılığı olarak promosyon uyguluyor. Yıllık 300 milyon lirayı bulan promosyonların üçte ikisi personele dağıtılıyor, üçte birini geçmeyecek tutarı ise personelin ihtiyaçları için kullanılıyordu.
Başbakan Tayyip Erdoğan, yeni bir genelgeyle bu hükümleri değiştirdi. Bundan sonra promosyonun tamamının personele dağıtılmasını istedi. Bankalarla kamu kurumları arasında imzalanacak yeni protokoller, promosyonun tamamı personele dağıtılacak şekilde imzalanacak.
Promosyon uygulaması çerçevesinde kamu çalışanları, kurumların personel sayısı ve ödenek tutarına göre pay alabiliyordu. Bazı kamu çalışanları 300, bazılarıysa iki bin lira kadar promosyon alabiliyordu. Yeni genelge, bu tutarları da artıracak.
 
 

 

Posted in EkonomiComments (0)

Peker: Memurlara siyaset yolu açılmalı


Ulaştırma ve Demiryolu Çalışanları Hak Sendikası (UDEM HAK-SEN) Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Peker, yaptığı yazılı bir açıklamayla devlet memurlarına siyaset serbestliği yolunun açılması gerektiğini vurguladı.

Peker açıklamasında şunları söyledi; “Sendikalar siyasi yelpazelerin bir tarafı olmadan, gerçek anlamda memur ve ülke meselelerine enerjilerini kanalize etmelidirler. Şu ortamda her siyasi partinin neredeyse bir yandaş sendikası var. Hak Sendikaları Konfederasyonu sadece memurların sendikasıdır. Ülke meselelerine ciddi bakış içinde bulunmuştur ve bundan sonrada bulunacaktır. Ülkemizin gündeminde olan açılımın ilk önce sendikalara anlatılarak, fikirleri alınması çok yerinde bir davranış olacaktı. Bizler halen bu teklifin gelmesini siyasi iradeden bekliyoruz. Memurları ve mensup oldukları sendikaları etkisiz bırakan hak arama noktasında gereken mücadeleyi verememelerinden kaynaklanmaktadır” dedi.

 ”Ücret adaletsizliği var”

Peker ortaya çıkan uyumsuzluğun memur ücretlerinde olumsuz şekilde yansıdığını belirterek, “Bu uyumsuzluk memur ücretlerine olumsuz olarak yansımaktadır. Ülkemizde kamu hizmeti yapan memurların toplam sayıları 2 buçuk milyondur. Bu insanlar devletin eli ayağı yani yürütme organıdır. Müsteşar ve mustahdem arasındaki tüm unvanlar, alanında ülkeye hizmet noktasında elinden geleni yapmaktadırlar. Bu çok güzel. Güzel olmayan ise bu insanlar arasında korkunç derecede ücret adaletsizliği olmasıdır. Bu gerçekten çok rahatsız edici bir durum. Memurlara periyodik olarak yılda iki kez zam yapılıyor, bu zamlar zaten düşük ücret alan memurlara geçinme noktasında bir katkı sağlamamaktadır. Şöyle ki, yüzde 2,5 zam üst makamlardaki çalışanlara 250-300 TL artış getirirken düşük ücretli memurlara bu rakam 40 TL ya da 50 TL’dir. Buna kimse adaletli ücret dağılımı diyemez.

 ”Siyaset serbestliği verilmeli”

Yapılan zamlar gerçek anlamda yıllık enflasyonun altında kalmaktadır. Memurlara siyaset serbestliği verilmeli, mevcut Kamu Çalışanları Sendika Kanunu (4688) acilen değiştirilerek sendikaların talepleri noktasında Grevli Toplu Sözleşmeli hak tanınmalı. Ülkede terazinin bir kefesi yerde, bir kefesi gökte olursa, sosyal adalet ve sosyal paylaşım gerçek anlamda yapılmazsa, toplumdaki insanlar arasındaki rahatsızlık devam eder. Buna paralel olarak suç oranları da artar. Kamu Çalışanları Hak Sendikası olarak, ülkemizin meselelerinin çözümünde taraf olmaktan sevinç duyacağımızı buradan ilan ediyorum. Önceki gün mecliste yaşanan olayın çok üzüntü verici bir olay olduğunu vurgulayarak bu tür olayların tekrarlanmamasını diliyoruz” şeklinde konuştu.

Posted in SiyasetComments (1)

“561 bin memur kadrosu boşta”


Türkiye Kamu-Sen İstanbul İl Başkanı Hanefi Bostan, ülkemizde 561 bin memur kadrosu olmasına rağmen milyonlarca gencin neden boşta olduğunu sorguladı. Devlet kadrolarının yüzde 25’inin boş olduğuna dikkat çeken bostan, “Devlet Personel Başkanlığı ve Türkiye İstatistik Kurumu’ndan derlenen verilere göre, 1980-2010 döneminde Türkiye nüfusu %62.2 oranında artarken,  bu dönem memur sayısındaki artış ise %92.7 olarak tespit edildi. 1980 yılında Türkiye’de 38 kişiye 1 memur, 1990 yılında 36,6 kişiye, 2000 yılında da 32 kişiye 1 memurun düştüğü belirlendi. Günümüzde ise 31,7 kişiye 1 memurun düştüğü hesaplandı. Bu bilgiler bazı basın-yayın organlarımızda “Türkiye’de Memur Patlaması”, “Türkiye’de Memur Enflasyonu Var” ve “Memur sayısı nüfustan fazla” şeklinde yorumlandı. Ancak gerçek böyle mi? Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) ülkelerinin verileri göz önüne alındığında ülkemizde nüfusa düşen memur sayısı diğer ülkelere göre oldukça düşük, hatta yetersiz düzeydedir.

31,7 vatandaşa bir memur

2002 yılında kamu kurumlarında ki memur açığı 471.826 iken, boş kadro sayısı 2009 yılında üstelik nüfusun yükselmesine rağmen 561.179 ‘a yükselmiştir.  Vatandaşın, devletten kaliteli hizmet alması için kamuda istihdam edilen memur sayısının, ülkede ki nüfus artışı ile doğru orantılı olması gerekmektedir. Fakat 657 sayılı devlet memurları kanununun 4-A maddesine tabi olarak kadro karşılığı çalışan memur sayısı, Türkiye nüfusu artış gösterdikçe, azalmaktadır.  Ortalama 31,7 vatandaşa bir memurun düştüğü devlet dairelerinde, kamu hizmetleri aksamakta, memur ağır iş yükünün altında ezilmekte, vatandaşın işi ise haddinden fazla uzamaktadır. Bugün kamuda 300 bini aşkın taşeron firma elemanının en az 50 bini masa başında, yetkisi olmadığı halde memur gibi çalıştırılmaktadır” dedi.

 “Devlet kadrolarının %25’i boş”

Kamuya en az 400 bin memur istihdamının sağlanması gerektiğini ifade eden Hanefi Bostan, “Bugün itibariyle Devlette memur kadrolarının %25’i boştur. Toplam boş kadro sayısı 90 bin artışla 561 bine yükselmiştir. Ülkemizin en önemli tarım projesi GAP İdaresi’nin kadrolarının %78’i, Adli Tıp Kurumu’nun %63’ü, Başbakanlık Denetleme Kurulu’nun %57’si, AB Genel Sekreterliği’nin %77’si, Özel Çevre Koruma Kurumu’nun %56’sı, Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün %60’ı, Maden Tetkik Arama Kurumu’nun kadrolarının %52’si boş tutulmaktadır. Diğer yandan Atatürk Araştırma Merkezi kadrolarının %67’si, Türk Tarihi Kurumu’nun %72’si, Türk Dil Kurumu’nun %66’sı ve Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı’nın kadrolarının da %62’si boştur. Milyonlarca gencimizin, KPSS sınavı ile devlet memuru olmak için çaba sarf ettiği bir dönemde, kamudaki bu açığın bir an önce kapatılması, kamuya en az 400 bin memur istihdamının sağlanması gerekmektedir” ifadelerine yer verdi.

Posted in SiyasetComments (0)







Reklam
Rüya Tabirleri