Tag Archive | "uyarı"

Kanser hakkında ne biliyoruz?


Birçok kanser türünün tedavisinde büyük ilerlemeler kaydedildiğini anlatan Prof. Dr. Erkan Topuz, “Kanserde her zaman ümit vardır” dedi ve kanserden korunmanın yollarını anlattı.

İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Erkan Topuz, kanser hastalarına seslenerek ümitlerini hiç kaybetmemeleri gerektiğini belirtti ve son dönemde kanser alanında tıptaki gelişmeleri aaçıkladı. “Hiç bir zaman ümitsiz olmayın” diyen Topuz, özellikle kadınlarda meme, yumurtalık, erkeklerde testis kanserleri için tıpta yeni gelişmeler var dedi. Prof. Topuz, bu açıklamalardan sonra halkın modern tıptaki gelişmeleri dikkate almaları gerektiğinin altını çizdi ve şu önemli uyarıları yaptı: “Mesela böbrek kanserlerinde hiç ümit yoktu eskiden. Şimdi yeni bir ilaç bulundu. Böbrek tümörlerinde şifa elde ediyoruz. Hem de hedefe yönelik şekilde. Karaciğer kanserinde de yine bir ilaç bulundu. Her kanser türünde büyük gelişme var. Beyin tümörlerinde bile.”

 “Sakın internet kanalıyla ilaç almayın!”

İnternet kanalıyla ilaç almanın oldukça tehlikeli olduğunu belirten İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Erkan Topuz, “Eczanelerden, Tarım Bakanlığı’nın kontrolünden geçmiş ilaçları alın. Sakın internet kanalıyla ilaç almayın” uyarısında bulundu.  Prof. Dr. Topuz, kanser hakkında dikkat edilmesi gerekenleri şu şekilde sıraladı; “Şeker kanserin en sevdiği gıdadır. Çünkü şeker şişmanlatıyor, doyurucu oluyor. Bu da obeziteye sebep oluyor. Obezite demek kanser demek. Beyaz un, beyaz şeker ve tuzdan kaçınmak gerek. Tuzu kaya tuzu olarak çok az miktarda tercih etmeliyiz.

 Bu önerilere dikkat edin!

Esmer ekmeğin kabuğunu yiyin. Kabuğunda kanserden koruyan bir madde bulunur.  Örneğin kuşkonmaz, fesleğen çok büyük şifadır. Fesleğeni salatalarınıza atın, büyük miktarda C vitamini vardır. Rezeneyle beraber, taze zencefil, nane ve bir elmayı birleştirip katı meyve sıkacağından çıkarıp yemeklerden önce bir iki çorba kaşığı içerseniz sizi mide kanseri, ülser ve gastritten korur. Kemoterapi ve radyoterapi görenler, kaynar suyun içine bir kahve kaşığı kuru zencefil, papatya ve bir dilim limon koyup günde 3 kupa tüketebilir. Çemenin, tümör hücrelerini küçülttüğü görülmüştür. Aynı zamanda domates salçası, sarımsak, Arnavut biberi (acı seviliyorsa) ve mesela tarhun gibi mucizevi bitkiler çektirilip bir dilim her gün ekmeğin üzerine sürerse kanserden kendisini korumuş olur bir ölçüde. Kansere yakalanmadan evvel süt içmekte hiç bir mahsur yok. Ama kansere yakalandığında insanlar aşırı miktarda sütlü gıdalar almamalı.

Meme kanserine dikkat!

Ailesinde meme kanseri olmasa bile 7-8 kadından biri zaten bu hastalığa yakalanıyor. Meme kanserinden korunmak için ve herhangi bir şekilde memede fibrokist ya da başka kist varsa keten tohumunu eksik etmeyecek, soya yağı, E vitamini, selenyumunu alacak (doktora danışarak almalı) Ailede meme kanseri varsa kesinlikle hormonal ilaç almayacak. Kolon kanserleri: Kabızlık kesinlikle çekmemeli. Bu tür hastalar havuç, ananastan büyük fayda görürler. Bu kişilere doğrudan meyve suyunu tavsiye etmiyorum. Direk meyveyi posalı tüketmeliler. Kırmızı etten kaçmalı, tuzlu ve bekletilmiş etler, sucuk, salam, sosis gibi yiyeceklerden ve fastfooddan kaçmalı. Biberiye meme ve diğer kanser türlerinde çok büyük şifadır, depresyona da iyi gelir. Balkonunuza ekin, yaşını salatalarınıza atın, kurusunun da çayını yapın. Arnavut biberi çok şifalıdır.

 “Her kadın yılda bir kez Simir testi yaptırmalı”

Sakın sıcak ya da kaynar suyla ya da meyve suyuyla veya susuz bir şekilde hap yutmaya kalkışmayın. Mutlaka suyla için. Çünkü bunlar yemek borusuna takılı kalıyor, bir süre sonra ülser meydana getiriyor. Kronik ülser de zamanla kanser meydana getiriyor. Bu basit bir uyarı ama binlerce insanın hayatını kurtarır. Karahindiba, kuzukulağı, tere gibi bir çok faydalı bitkiyi balkonlarda yetiştirebilirsiniz. Keten tohumu tane olarak alıp, küçük bir kahve veya karabiber öğütücüsünde öğütüp her gün bir çorba kaşığı alınmalı. Ama her iki üç günde bir tazeleyin. Meme ve kolon prostat kanserinde özellikle çok şifalıdır. İçinde önemli yağlar var. Ancak soya yağı ile keten tohumu meme kanserine yakalananlarda yasak. Zeytin, başlı başına bir şifadır. Rahim ağzı kanserinden korunmanın başında havuç gelir. Kırmızı olan yiyecekler çok önemlidir. Kırmızı olan her şeyin rahim kanserinde çok büyük bir etkisi vardır. Her kadın yılda bir kez Simir (Rahim Ağzı Kanseri Tarama) testi yaptırmalı.”

“20 saniyede bir 1 insan akciğer kanserinden ölüyor”

Prof. Dr. Erkan Topuz, yeni bir uygulama yapmaya hazırlandıklarını belirtti. Bu uygulamayla, özellikle sigara içenleri akciğer kanseri konusunda uyarmaya yönelik olan ve sağlıklı beslenmeyi anlatan bir takım bilgiler elektronik billboardlarla halka verilecek. Topuz, bu uygulamayı şöyle anlattı: “20 saniyede bir 1 insan akciğer kanserinden ölmeye başladı. Çeşitli yerlere konulacak billboardlarla sağlıklı beslenmeyle ilgili bilgiler verilecek ve her 20 saniyede bir 1 insanın öldüğü hatırlatılacak. İnsanlar 20 saniyede bir kafasını kaldırıp bakınca, bir kişinin daha eksildiğini görecek. Bu bilgiden sonra da herhalde kafasına dank edecek.”

Posted in SiyasetComments (0)

Metoroloji fırtına için uyardı


Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü, poyrazla birlikte nemin düşeceğini söyleyerek 3 gün boyunca  fırtına olacağı uyarısında bulundu.

Haftalardır özellikle Marmara’yı yakıp kavuran sıcaklar Poyraz’la birlikte azalırken, nem oranı rüzgarla birlikte düşmeye başladı. Ancak şiddetli rüzgar nedeniye bu sefer de deniz ulaşımı aksadı. İDO’nun Yenikapı-Bostancı seferleri iptal edildi. Meteoroloji denizde fırtınanın 3 gün daha süreceğini belirtti.

Batı Karadeniz, Marmara ve Ege’de kuvvetli olarak esmekte olan rüzgârın, etkisini arttırarak Batı Karadeniz, Marmara ve Kuzey Ege’de kuzeydoğu (Poyraz), Güney Ege’de kuzeybatı (Karayel) yönlerden zaman zaman fırtına ( 6 ila 8 kuvvetinde, 60-75 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor. Fırtınanın 21 – 23.08.2010 tarihleri arasında etkili olması bekleniyor.

Yapılan son tahminlere göre Karadeniz’in kıyı kesimleri (Zonguldak, Bartın, Sinop, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize Hopa ve İnebolu) ile Kocaeli ve Sakarya çevrelerinde sağanak ve gökgürültülü sağanak yağış bekleniyor.

Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nden alınan tahminlere göre, güney kesimlerde mevsim normallerinin 3 ila 5 derece üzerinde seyreden hava sıcaklığı, kuzey kesimlerde 3 ila 5 derece azalacak. Rüzgar, kuzey ve kuzeydoğu, öğle saatlerinde Akdeniz kıyılarında batı ve güneybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara, Kuzey Ege ile İç Anadolu’nun doğusunda kuvvetli olarak esecek.

(AJANSLAR)

Posted in GenelComments (0)

Aşırı sıcaklar can aldı


Zonguldak’ın Çaycuma ilçesine bağlı Filyos beldesinde emekli İlköğretim Okulu Müdürü Esat Bostancı (68) aşırı sıcaklıklar ve nem nedeniyle hayatını kaybetti.

Filyos beldesinde emekli İlkokul Müdürü Esat Bostancı 22 yıl Türkali Köyünde İlkokul Müdürlüğü yaptıktan sonra Filyos beldesine yerleşti. Uzun süredir Koah olarak bilinen ve solunum yollarını daraltan akciğer hastalığı nedeniyle tedavi gören Esat Bostancı, aşırı sıcaklar ve nem nedeniyle hayatını kaybetti. Esat Bostancı’nın oğlu Şenol Bostancı, “Babam Koah hastalığı nedeniyle nefes alıp vermekte zorlanıyordu. Son dönemlerdeki aşırı sıcaklıklar ve nem ile büyük savaş verdi.

Ama yaşam savaşını kaybetti” diye konuştu. Esat Bostancı, Filyos Beldesi Öteyüz camiinde kılınan cenaze namazından ardından Öteyüz Aile mezarlığına defnedildi. Emekli Müdür Bostancının cenazesine Filyos Belediye Başkanı Ömer Ünal, Belediye meclis üyeleri tüm öğretmen arkadaşları, öğrencileri ve çok sayıda sevenleri katıldı.

Posted in GenelComments (0)

Anne adayları, dikkat!


Medibaşarı Tıp Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Kenan Çalışkan hamilelik öncesi ve hamilelik sonrası için anne adaylarına önemli uyarılarda bulundu.

Çalışkan, bilinçli hamile kalmak ve sağlıklı bir hamilelik dönemi geçirmek için dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı;

 Adım adım anneliğe hazırlık

Hamile kalmak istiyorsunuz ama endişeleriniz peşinizi bir türlü bırakmıyor. Bilinçli hamile kalmak ve sağlıklı bir hamilelik dönemi geçirmek istiyorsanız bazı şeylere dikkat etmeniz gerekiyor. İşte uzmanlardan tavsiyeler;

Hamileliğe Hazırlanmak

Hiç beklemediğiniz anda anne baba olacağınızı simgeleyen bir çift pembe çubukla karşılaşmak yerine, hamilelik şansını arttıran ovulasyon (yumurtlama) dönemizi hesaplayarak ya da tespit ederek istediğiniz zaman hamile kalabilirsiniz. Yumurtlama dönemlerinin tespitinde Babystart Tükürükten Ovulasyon Testi’ni kullanabilirsiniz.Test, istenildiği zaman ve her yerde kullanılabilme pratiği sağlıyor, sınırsız kullanım özelliğiyle de ekonomik bir tercih sunuyor.

Ayrıca hamile kalmadan önce bir doğum uzmanıyla görüşmek akılcı bir gebelik planı yapmak için önem taşımaktadır. Ancak gebeliklerin çoğu bebeğin anne karnındaki hayati önem taşıyan ilk haftaları geçtikten sonra ortaya çıkmaktadır. Oysa bu çok erken gebelik döneminde anne adayının sağlık durumu ve beslenme alışkanlıkları bebeğin büyümesini etkileyebilmektedir. Gebelik öncesi yapılacak yeterli bir sağlık değerlendirmesi anne adayının tüm gebeliği süresince faydalı olacaktır.

 Açıklanamayan İnfertilite İçin

Çiftlerin büyük bir kısmında hamile kalamamanın nedenini açıklayacak sebepler bulunabilirken, yaklaşık % 10-12′sinde herhangi bir sebep tespit edilemez. Bu çiftler açıklanamayan kısırlık (infertilite) olarak adlandırılırlar. Amerika da özellikle kısırlık yaşayan (infertil) hastalar düşünülerek, doğal yolla hamile kalmaya yardımcı olması amacıyla üretilmiş olan sperm dostu jel, artık TC. Sağlık Bakanlığı izini ile ülkemizde de bulunmaktadır. Bu jel, içerdiği doğal arabinogalaktan bitki şekeri sayesinde spermlere zarar vermeyip, sperm hücrelerine antioksidan desteği sağlayarak güçlendirip, spermlerin yumurtaya doğru olan yolculuğunda önemli ölçüde fayda sağlayarak, doğal yolla hamile kalınmasına yardımcı olmaktadır. Üretkenlikle ilgili ciddi problemi olmayan çiftlerin, cinsel ilişki sırasında 6 ay kadar bu ürünü kullanmaları uzmanlar tarafından tavsiye edilmektedir.

 Yapılması Gereken Testler

Hamilelik öncesi yapılan doktor muayenesinde anne adayının yaşam ve yeme alışkanlıkları, sosyal durumu,aile hikayesi,sağlık durumu,olası genetik ve kronik hastalıklar,riskli hastalıklara karşı aşı durumu,sigara-alkol kullanımı ve çevresel faktörler araştırılır. Basit bir takım testlerle anne adayının sağlık durumu belirlenebilir.Bu testler arasında kan sayımı,idrar tahlili,tiroid testi, HIV, hepatit, kızamıkçık, toxoplazma antikorları, pap smear sayılabilir. Gebeliğinden önce diyabet, kalp hastalığı, epilepsi, hipertansiyon ya da obezite gibi rahatsızlıkları bulunan anne adaylarının gebelikleri daha riskli geçebilir. Bu durumların önceden bilinmesi sayesinde yapılacak hazırlıklar ve çıkarılacak takip planı risklerin minimuma inmesini sağlayacaktır.

 Hamilelik Öncesi Kilo Kontrolünün Önemi

Gebelik öncesi kilonun değerlendirilmesiyle vücut kitle indeksinin 19-25 arasında tutulması amaçlanmaktadır. Aşırı zayıf ya da kilolu olmanın gebelik döneminde bazı riskleri vardır.Çok zayıf olmak düşük, erken doğum ya da haftasına göre düşük doğum tartılı bebek doğurma risklerini arttırırken obezite gebelik diyabeti, tansiyon hastalığı , iri bebek risklerini arttıran bir durumdur.

Sağlıklı Beslenme Alışkanlığı Edinin

Mümkünse gebelik öncesi dönemde sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinilmelidir. Çok zayıf kadınlar bir iki kilo almaya çalışırken kilolu anne adayları kendilerine uygun bir diyet programıyla kilo kaybetmeye çalışmalıdır. Fazla kilolar kalp yükünü arttırmaktadır. Bu da ilerleyen gebelik haftalarında anne adayının efor kapasitesini oldukça düşürür ve gebeliği sıkıntılı bir dönem haline getirir. Gebelikte diyet yapmak fetusun yeterli besin alamamasına sebep olabilir. Bir kadın günde ortalama 2000 kalori almalıdır. Anne adaylarının beslenme programlarında bol miktarda meyve ve sebze yer almalıdır. Tam tahıllı ürünler, koyu yeşil yapraklı sebzelerde folik asit bol miktarda bulunmakla beraber gebelik planlayan kadının gebeliğinden bir ay öncesinde günde 0,4 miligram folik asit alması gereklidir.

 Folik Asit Alın

Folik asit gebeliğin çok erken döneminde nöral tüp defekti olarak adlandırdığımız fetal anormalliklerin ortaya çıkma riskini azaltmaktadır. Folik asitin bolca bulunduğu diğer besinler ise ıspanak, lahana,  marul, şalgam, fasulye, portakal, çilektir.

 Hamilelikte Vitamin Kullanımına Dikkat!

Hamilelik süresince bol vitamin almak her zaman faydalı değildir. Örneğin A vitamininden günde 10000 Ü ya da daha fazla alınmasının fetusa ağır anormalliklere sebep olabileceği unutulmamalıdır. Gebelik döneminde düzgün bir beslenme alışkanlığı olan kadınlarda diğer vitaminlerin eksikliğinin görülmesi pek olası değildir. Ancak bir vitamin olmayan demir, gebeliğin üçüncü ayından itibaren gebede hızla tükenmeye başlar ve gebelikte haftalar geçtikçe anemi tablosu ortaya çıkar.Diyetle en çok demiri kırmızı et tüketerek alabiliriz ancak gebelikte sadece diyetsel demir yeterli değildir, dışarıdan ilaçlarla desteklenmelidir.

 Sigara ve Alkol’den Uzak Durun

Alkol ve sigaranın çok düşük miktarlarda bile alındığında bebekte problem yaratabileceği göz ardı edilmemelidir. Sadece anne adayını ve bebeği değil babayı da kötü şekilde etkileyecektir.Sadece sigaranın değil fotoğrafçılıkta kullanılan kimyasalların, solventlerin, kurşun ve civanın da fetus ve spermler üzerine zararlı etkileri olduğunu unutmamak gerekir.

Posted in SağlıkComments (0)

Kalp hastaları, oruca dikkat!


Amerikan Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Dr. Tolga Özyiğit, oruç ile kalp sağlığı arasındaki ilişkiyle ilgili bilgi verdi. Uzun süreli açlığın temel olarak kalp hastaları üzerinde bir takım olumsuz etkileri olduğunu hatırlatan Dr. Özyiğit, “Bunun en temel nedenleri; beslenmenin gün içinde sadece kısıtlı bir zamana sıkıştırılması, bu zaman diliminde tüm günün ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla fazla miktarda ve ağır yiyeceklerin yenmesi ve son olarak da ilaç kullanımının aksaması olarak özetlenebilir.


Ayrıca, özellikle yaz aylarında aşırı sıvı kaybına bağlı tansiyon düşüklüğü de insan hayatını tehdit edebilmektedir. Gece uykusunun bölünmesinin vücudun biyoritmini bozduğu ve bunun da kalp sağlığını olumsuz etkilediği ile ilgili bazı teoriler de üretilmiştir” açıklamasında bulundu.


Tıp literatüründe konu ile ilgili çalışma sayısının az olduğuna dikkati çeken Dr. Tolga Özyiğit, yapılmış olan küçük çalışmaların sonuçlarının ise birbirleriyle çeliştiğini vurguladı. Dr. Özyiğit, 2004 yılında “Heart” dergisinde yayımlanan bir çalışmadan da bahsederek, şöyle devam etti:


“Katar’da 1991-2001 yılları arasında kalp krizi ile hastaneye başvuran 20 bin 856 hastanın dosyaları taranmış ve Ramazan ayı, bir ay öncesi ve bir ay sonrası da dahil olmak üzere, bu dönemde kalp krizi sayısında herhangi bir artış olmadığı tespit edilmiş. Yine aynı merkezin yaptığı benzer başka bir çalışmaya göre, bu aylarda hastaneye felç ile başvuran hasta sayısında da anlamlı bir artış saptanmamıştır. Suudi Arabistan’da yayımlanan başka bir çalışmada ise orucun stabil durumdaki kalp hastaları üzerinde
sadece hafif bir olumsuz etkisi olduğu gösterilmiştir. Literatürde oruç tutmanın ölüm riskini arttırdığı ile ilgili (kalp krizi, inme gibi nedenlerle) hiçbir veri bulunmamaktadır. Ancak bu çalışmalar genellikle tek merkezli olup, geriye dönük hasta dosyalarının taranması şeklinde yapıldığından bilimsel değerleri kısıtlıdır. Tatminkar bir sonuç için ancak ileriye dönük yapılacak, çok merkezli çalışmalara ihtiyaç vardır.”


Dr. Tolga Özyiğit, şeker hastalığına da değinerek, yüksek riskli diyabet hastalarında oruç tutmak veya uzamış açlığın, şeker düşmesi (hipoglisemi), diabet koması (diabetik ketoasidoz) ve sıvı kaybına bağlı damar tıkanıklığı riskini arttırdığını vurguladı. Kontrolsüz diabet hastalarının oruç tutmasının önerilmediğini kaydeden Özyiğit, “Ancak sadece diyet veya tek bir ilaç ile kan şekeri kontrol altında olan diabet hastalarının oruç tutmasında bir sakınca yoktur. Ama tabii ki buna karar vermeden önce
mutlaka doktora danışmalı ve kendi kendimize karar vermemeliyiz. Bu bulguların ışığı altında özetlemek gerekirse; durumu kontrol altında olan kalp ve diabet hastaları, eğer doktorları izin veriyorsa, ilaçlarını aksatmamak, yeterli sıvı almak ve aşırı egzersizden sakınmak koşuluyla dikkatli bir şekilde oruç tutabilirler. Ancak kritik durumdaki kalp hastaları ile kan şekeri kontrol altında olmayan veya yüksek doz insülin ihtiyacı olan, sık sık kan şekeri düşen ve yalnız yaşayan diyabet hastalarının oruç
tutması kesinlikle önerilmemektedir” ifadelerini kullandı.

Posted in SağlıkComments (0)


DUYURU


İlan ve Reklamlarınız için Lütfen 0536 270 7273 nolu telefonu arayınız


Klas Haber Gazetesi



Reklam
Rüya Tabirleri