Arşiv | Asayiş

Sahte diplomalı Belediye Meclis Üyesi

Sahte diplomalı Belediye Meclis Üyesi

AKP’li Kartal Belediye Meclis üyesi Hüseyin Çakır’ın KKTC Doğu Akdeniz Üniversitesi’nden aldığı Mimarlık diploması sahte çıktı. Çakır’ın sahte diplomayla uzun süredir Mimarlar odasına proje onaylattığı ve Belediyede proje takip ettiği ortaya çıktı. Olay, Mimarlar Odasına yapılan bir ihbar üzerine ortaya çıktı. KKTC’de bulunan Doğu Akdeniz Üniversitesi, Mimarlar Odası’nın konuyla ilgili yazısına verdiği yanıtta “bu isimde bir öğrencilerinin bulunmadığını ve diplomanın gerçek olmadığını” bildirdi. Çakır’ın diplomasının sahte olduğunun tespit edilmesi üzerine Mimarlar Odası, Cumhuriyet Savcılığı”na suç duyurusunda bulunarak, ilgili Bakanlıkları ve Belediyeleri de bir yazıyla haberdar etti.

Suç duyurusu

Mimarlar Odası Genel Sekreteri Necip Mutlu, olayı bir yazıyla İç İşleri Bakanlığı, Bayındırlık Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Kamu İhale Kurumu, İstanbul İl Özel İdaresi, İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Ümraniye, Maltepe, Samandıra ve Kartal Belediyelerine bildirdi.

Mutlu yazısında, “Üniversitenin 03.08.010 tarihli yazısı, “ KKTC de bulunan Doğu Akdeniz Üniversitesi Mimarlık Fakültesinden alınmış diplomanın ve bu diplomaya Yüksek Öğrenim Kurulu Başkanlığınca verilen diploma denklik belgesinin suretlerine istinaden 09.01.2008 tarihinde, 37263 sicil numarası ile odamıza üyelik kaydını yaptıran Hüseyin Çakır”ın, diplomasının Doğu Akdeniz Üniversitesi öğrenci işleri Müdürlüğünün ekli yazısıyla sahte olduğu tespit edilmiş ve odamızdaki üyelik kaydı geri alınmıştır.

Cumhuriyet Başsavcılığı’na hakkında suç duyurusunda bulunduğumuz Hüseyin Çakır”ın 09.01.2208 tarihinden itibaren, Mimarlık ünvanını kullanarak sunduğu Mimarlık hizmetlerinin geçersiz olduğu ve ilgili idarelere bu konuda gerekli bildirimlerin yapılması hususlarını arz ve talep ederim”

Muhçu: Diplomanın gerçek olmadığı bildirildi

Mimarlar Odası Genel Başkanı Eyüp Muhçu, olayın kendilerine gelen bir ihbar üzerine yaptıkları araştırma sonucu ortaya çıktığını belirterek, “İlgili Üniversiteye olayı yazıyla sorduk Üniversite bize “diplomaların gerçek olmadığını” bildirdi. Sahte kayıt yaptırmışlar, YÖK”ten denklik belgesi alarak kayıt yaptırdıkları anlaşıldı. İncelemede birileri tarafından düzenlenmiş noter tasdiki de yapılarak meslek odasına kayıt yaptırılmış. Olayın ilgili birimlere bildirildik ve Cumhuriyet Savcılığı”na suç duyurusu yaptık. Bu araştırmamızda 36 kişinin daha sahte diploma aldığını tespit ettik. Bunların tamamı KKTC”den mezun. Bu olayda organize bir suç örgütü  şebeke söz konusu “

Öz: İlgili müdürlüklere bildirdim

Olayı doğrulayan Kartal Belediye Başkanı Opr. Dr. Altınok Öz ise, konuyla ilgili şunları söyledi, “İç İşleri Bakanlığı kanalıyla, Valilikten konuyla ilgili gereğini yapmak üzere bize yazı geldi. Ben de öncelikli olarak, AKP gurubuna bir yazı yazarak gereğini yapmalarını istedim. Ayrıca, konuyu bir yazıyla  Belediye de ilgili müdürlüklere bildirdim”

Posted in Asayiş, Güncel, Siyaset, Yaşam0 Yorum

Maltepe’de soygun alarmı

Maltepe’de soygun alarmı

Maltepe’de bir bankayı üzerinde bomba olduğu iddiasıyla soymaya kalkışan soyguncu panik yapınca kendini ele verdi.

Bir bankanın Maltepe-Kartal Şubesi’ne gelerek, “Üzerimde bomba var” diyen soyguncu, paniğe neden oldu. Alınan bilgiye göre; müşteri kılığında bir bankanın Maltepe-Kartal Şubesi’ne gelen A.A, üzerinde paketlenmiş halde bomba bulunduğunu belirterek, şubenin kısa sürede boşaltılmasını istedi. Şahsın bağırması üzerine müşteriler ve bazı banka çalışanları panik halinde dışarıya çıktı. Şahsın üzerinde bomba olduğuna inanmayan güvenlik görevlisi ve bazı çalışanlar ise para isteyen soyguncuyu oyalamaya çalışırken, bir yandan da polise haber verdi. Bu sırada para için beklemekten sıkılan şahıs, bir anda kapıya yönelerek kaçmaya başladı. Güvenlik görevlisi ve bazı çalışanlar da şahsın peşine düştü. Yaşanan kovalamaca, karşı yönden gelen polis ekiplerinin şahsı yakalamasıyla sona erdi. Üzerindeki paketin içinde kitap olduğu anlaşılan A.A, ellerinin kelepçelenmesinin ardından ifadesi alınmak üzere Maltepe Asayiş Büro Amirliği’ne götürüldü.  Görgü şahitleri, müşteri kılığındaki şahsın bir anda “Üzerimde bomba var” diye bağırdığını belirterek, “Hepimiz panik halinde kaçtık. Şahıs paraları istemiş fakat sonra o da kaçmaya başlamış. Polis ekipleri yakalamışlar” diye konuştu. Olay sonrasında banka şubesi kısa sürede boşaltılırken, soyguncunun bomba süsü verdiği paketin içinde kitap olduğu anlaşıldı.

Posted in Asayiş, Güncel, Yaşam0 Yorum

Maltepe CHP’nin acı kaybı

Maltepe CHP’nin acı kaybı

CHP Maltepe İlçe Başkanı Atagün Duygulu’nun annesi Canan Duygulu hayata veda etti.

CHP Maltepe İlçe Başkanı Atagün Duygulu’nun annesi Canan Duygulu yaşamını yitirdi. Merhum Canan Duygulu için Maltepe Merkez Camii’nde öğlen namazını müteakiben cenaze namazı kıldındı. Cenaze namazına, CHP İstanbul milletvekillerinden İlhan Kesici, Mehmet Sevigen, CHP İstanbul İl Başkanı Berhan Şimşek, Maltepe Kaymakamı Ahmet Okur, Maltepe Emniyet Müdürü Zekai Kıymaz, Maltepe Belediye Başkanvekili Ömer Lütfü Somun, Maltepe Belediye Eski Başkanı Fikri Köse, Belediye Başkan Yardımcıları Cafer Topal ve Nail Çiftçi, Maltepe Belediye Meclis Üyesi Adem Kaya, TOKHADER Genel Başkanı Hüsniye Kaya, sivil toplum kuruluşlarının başkanları ve çok sayıda vatandaş katıldı. CHP Maltepe İlçe Başkanı Atagün Duygulu ve ailesi baş sağlığı dileklerini kabul etti. Kılınan cenaze namazının ardından merhum Canan Duygulu’nun cenazesi Samandıra Ferhatpaşa Mezarlığı’na defnedildi. Merhumun cenazesini sırtlayan ilk isimler CHP İstanbul Milletvekilleri İlhan Kesici, Mehmet Sevigen ve CHP İl Başkanı Berhan Şimşek oldu. Cenaze namazına AK Parti’den Maltepe İlçe Başkanı Atilla Üstündağ ve eski başkan yardımcısı Tahsin Özdemir de katıldı.

Cenaze namazına çok sayıda tanınmış sima katıldı.

Posted in Asayiş, Yaşam0 Yorum

Polis Basını Ters Köşeye Yatırdı

Polis Basını Ters Köşeye Yatırdı

Kartal‘daki afiş kazasında hayatını kaybeden Halis Atış’ı ezdiği iddia edilen vinç şoförü, bugün adliyeye getirildi. Ancak polis adliyede zanlıyı basına göstermemek için kendisi zanlı rolünü oynadı”.

Kartal‘da referandum afişi değiştirilmesi sırasında vinç tarafından ezilen Halis Atış’ın cenazesi Adli Tıp Kurumuna götürülürken vinç şoförü de adliyeye sevk edildi. Vinç sürücüsü Fatih Korkulu’yu Kartal Adliyesine getiren polis, dışarıda basın mensuplarını görünce şoförün görüntüsünün alınmaması için büyük çaba harcadı. Sonunda iki resmi polis, herkesi hayrete düşürecek bir şekilde aralarına aldıkları sivil giyimli bir şahsı, vinç sürücüsü gibi evraklarının tamamlanması için diğer binaya götürdü. Daha önce sürücüyü hiç görmeyen basın mensupları ısrarlı bir şekilde sivil giyimli şahsa, ?kazayla ilgili sayısız soru sordu” polislerin arasındaki sivil giyimli şahıs ise bütün bu sorulara kafasını önüne eğip yanıt vermedi. Ancak polisler diğer binaya girdiklerinde ise gerçek ortaya çıktı. Basın mensuplarına görüntü vermek istemeyen polislerin arasındaki sivil giyimli şahsında sivil polis olduğu ortaya çıktı

Posted in Asayiş0 Yorum

“Evet” Afişi Kefeni Oldu

“Evet” Afişi Kefeni Oldu

Rüzgardan yırtılan “Referanduma Evet” afişini değiştirmek için görevlendirilen işçi, havanın soğuk olması ve gündüz de çalışması nedeniyle yorgun düştü
Afişin altına girerek uyuyan işçinin üzerinden vinç geçti
İşçi olay yerinde hayatını kaybetti. Vinç operatörü ve 2 kişi gözaltına alındı
Ölen işçinin çalıştığı reklam şirketinin aracında bulunan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Esenyurt Belediye Başkanlığı yazılı görev kağıtları dikkat çekti.
8 kişinin geçimini sağlayan ölen işçinin günde 16 saat çalıştığı öğrenildi

Edinilen bilgiye göre olay saat 23.00 sıralarında Kartal Yunus Mahallesi Ankara Caddesi üzerinde bulunan Eski çimento fabrikasında meydana geldi. Kullanılmayan çimento fabrikasının duvarına asılan “Evet” pankartının değiştirilmesi için Formül Reklamcılık çalışma başlattı. Olay yerine giden reklam şirketinin çalışanı Halis Atış, vinçe çıkarak rüzgar nedeniyle yırtılan pankartı değiştirmek istedi. Ancak vinç merdiveninin 30 metre yükseklikteki afişi değiştirmek için kısa kalması üzerine olay yerine daha uzun merdiveni olan bir vinç çağırıldı. Uzmanlar Platforma ait vinç yaklaşık 1 saat sonra olay yerine geldi. Ancak vinç operatörü olay yerini geçince çalışanlardan biri vincin peşinden gitti. Vinç durdurularak olay yerine yönlendirildi. Fatih Korkulu’nun kullandığı vinç olay yerine geldiği sırada Atış, yeni hazırlanan “Evet” yazılı pankartın içinde uyuyordu. Korkulu, kullandığı vinç ile Atış’ın üzerinden geçti. Arkadaşlarının bağırması üzerine vinç Atış’ın üzerinden geçerek daha uzak bir noktaya gitti. Üzerinden vinç geçen Atış, ağır yaralandı. Arkadaşları Atış için olay yerine ambulans çağırdı. Ancak olay yerine gelen sağlık ekiplerinin yaptığı ilk müdahale sonrasında Atış’ın öldüğü tespit edildi. Arkadaşının ölüm haberini alan işçiler gözyaşlarına boğuldu.

ARDINDAN DRAM ÇIKTI
Geçen ay işe başladığı öğrenilen Atış’ın ailesinin geçimini sağlamak için 16 saat çalıştığı öğrenildi. Gündüzde çalıştığı için yorulan Atış’ın havanın da soğuk olması nedeniyle uykusana yenik düştüğü ve üşümemek için pankartın altında uyuduğu öğrenildi. Evli ve 2 çocuğu olan Atış, işe başlar başlamaz anne, baba ve 2 kardeşini de yanına aldığı ve 8 kişinin geçimini sağladığı ifade edildi.
Atış’ın cesedi savcınını incelemesinin ardından Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı. Vinç operatörü Fatih Köprülü ve Atış’ın 2 arkadaşı da gözaltına alındı. Polis ekipleri de “Evet” yazılı afişi topladı. Reklam şirketi çalışanları afişi kim tarafından değiştirildiği yönündeki soruları “AK Parti reklamı ama ne olduğunu bilmiyoruz” diye yanıtladı. Öte yandan Atış’ın çalıştığı reklam şirketinin aracında bulunan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Esenyurt Belediye Başkanlığı yazılı görev kağıtları dikkat çekti.

Posted in Asayiş0 Yorum

1,5 Milyon Dolarlık Kumar Kavgası

1,5 Milyon Dolarlık Kumar Kavgası

Dün 155 Polis İmdat’a gelen telefonda Kordonboyu Mahallesi, Dokuz Palmiye Siteleri önünde ellerinde uzun namlulu silah bulunan 5-6 kişinin kavga ettiği ihbar edildi. İhbar üzerine alarma geçen polis, verilen adrese gitti. Ekipler zanlılardan Volkan Y. (32), Kenan Ç. (29), Emrullah C. (38) ve Hikmet G. (28) gözaltına alındı. Zanlılarla birlikte Steyr marka otomatik tabanca ele geçirildi. Asayiş Şube Müdürlüğü’nde yapılan sorgulamaların ardından kavganın 1,5 milyon dolarlık kumar borcu yüzünden çıktığı belirlendi. Gasp Büro Amirliği’nın yaptığı araştırma sonçularına göre pet shop sahibi olan ve gümrüklerde nakliye işiyle uğrayan işadamı Volkan Y., bir süre önce Hikmet G. ile Emrullah C.’nin işlettiği yerde kumar oynadı ve yaklaşık 1 milyon Dolar kaybetti.

Borcunun bir kısmını ödeyen Volkan Y., geri kalan kısmı yüzünden Hikmet G. ve kumarhenenin sahibi Emrullah C. ile kavga etti. Olay günü kumarhane işletmecisi Emrullah C.’nin adamları Sünullah C. (35) ve Necati E. (51) parayı sormak için Volkan Y.’nin evine gitti. Dışarda bulunan Volkan Y., evinin kapısına dayanıldığını öğrenince adamlarıyla geldi. İki taraf arasında kavga çıktı. Olay sırasında bir el havaya ateş edilen Steyr marka otomatik tabancaya da el kondu. Türkiye’de çok az sayıda bulunan 9 mm çapında mermi atan Steyr’in işadamı Volkan Y. adına ruhsatı olduğu belirlendi. Otomatik tabancanın başka bir olayda kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi için kriminal polis laboratuvarında incelemeye alındı. Yakalanan zanlılara kumar oynamak ve oynatmak suçlarından da işlem yapılacağı belirtildi.

Posted in Asayiş, Güncel0 Yorum

Ne vekillerimiz varmış ama!..

Buluttan nem kapmak” deyimini doğrular ve bizzat ispatlar nitelikte bir eyleme şahit olduk… CHP Aydın Milletvekili Fatih Atay, dün milletvekiline hiç yakışmayacak bir davranış sergiledi.
30 Ağustos Zafer Haftası törenleri sırasında, devletin valisine karşı son derece saygısız ve yakışıksız bir davranışta bulundu. Sadece valiye değil, orada toplanan bütün devlet erkanına ve vatandaşa karşı aynı saygısızlığı sergilemiş oldu. Fatih Atay, valinin kendisine ördek dediğini ve kendisinin de bu şekilde hesap sorduğunu ileri sürüyor. Breh, breh!.. Ne hesap sorma imiş ama… Eğer sayın milletvekili gerçekten hesap sorma medeni cesaretine sahipse, böyle tören alanında, devletin mehabetine zarar verecek şekilde ve izleyen vatandaşı rencide edecek biçimde değil, usulüne uygun tarzda hesap sorar.
Öncelikle bunun medeni şekli şudur: O ilin milletvekili sıfatıyla pekâlâ valilik makamına gider ve vali ile nezaket kuralları dairesinde konuşur. Bir parlamenter olarak kendi görev sınırları çerçevesinde söyleyeceklerini söyler, valinin kendisine yönelik bir tavrı varsa, bunun yanlışlığını orada yüzüne karşı ifade eder. Daha da olmadı, bu işi yasal zeminde sürdürür. Vali hakkında İçişleri Bakanlığına şikâyette bulunur. Meclis’te soru önergesi verir. Daha da olmadı dava açar…
Ama bunları yapmayıp, devletin resmî bir töreninde, kendince devletin valisini zor duruma düşürmek için, son derece kaba biçimde; “Senin burada ne işin var?” diye sormak, yahut “Sen padişah mısın?” gibi absürd laflar söylemek bir milletvekili için hiçbir şart altında mazur görülecek hareket değildir. Siyasi şov yapmak için böyle ucuz, basit ve çirkin yöntemlere başvurmak çok ayıp şeydir. Bu sayın milletvekili, o protokolde valinin devletin en üst düzeydeki temsilcisi sıfatıyla törene en son geleceğini bilmiyor mu? “Niye geç geliyorsun, herkes seni beklemek zorunda mı?..” gibi saçma sapan sorular soruyor. Eğer hakikaten bilmiyorsa, böyle cahil bir kimsenin parlamentoda görev yapması büyük talihsizliktir.
Aksi halde bu davranış biçimi, öncelikle şahsı için daha sonra da partisi adına, utanç verici bir eylemdir. Bu yakışıksız eylemden ötürü kendisi dilemezse, partisi devletten ve halktan özür dilemeli bu konuda gerekli işlemi de hızla yapmalıdır.
Aydın Valisi ile ilgili olarak CHP’nin bir sıkıntısı pekâlâ olabilir. Vali yanlış da yapmış olabilir… Ama “Vali ile ilk karşılaşmamda bana ördek demesinin hesabını sordum…” gibi, tuhaf bir yaklaşımla, devletin resmî törenini berbat etmek, ne bu vekilin, ne de başka bir kimsenin hakkı ve haddidir. Doğrusu dün Aydın’da yaşanan olay, tek kelime ile rezalettir. Bunun hesabı sorulmalıdır. Aksi halde “Devlet” ve “Devlet Töreni” mefhumları çok büyük zarar görür. Yani bu olay öyle, protokole dahil iki şahıs arasında cereyan etmiş basit bir tartışma değildir.
Milletvekili sıfatını taşımak, kural tanımazlık ve devletin şahsiyetine karşı saygısızlık etme hakkını kimseye vermez. CHP’nin en fazla şikâyet ettiği “dokunulmazlık” bu şekilde, kendi üyeleri tarafından istismar ediliyorsa, burada durup bir düşünmesi lazım. Bakalım nasıl bir tavır sergilenecek?..

Posted in Asayiş, İsmail Kapan0 Yorum

Akademisyen kardeşimi nasıl kırdım?

 Cumartesi günü, Ankara’dan dönmüş gazeteye gelmiştim. Yazılarımı yazarken, epey bir süredir konuşmadığım, çok sevdiğim, kardeşim saydığım, siyasetle de yakından ilgilenen, akedemisyen bir dostum aradı.

Hoşbeşten sonra referandumla ilgili tahminimin ne olduğunu sordu. Hatta “Üç haftadır ailecek tatil yapıyorum, açıkçası biraz uzak kaldım” dedikten sonra “Ne olur?” dedi.
Karşılık olarak “Bence hayır çıkacak” deyince “Tahmin mi, temenni mi?” sorusu geldi bu kez. “Birincisi ağır basıyor ama ikisi de” dedim.

O andan sonra, bir sohbet başladı aramızda. Akademisyen kardeşim “Maddelere bakıyorum da” diye söze girince hemen kestim “maddeler dersen yanlış olur, bu referandumun temeli maddeler değil” dedim.

O “Dur bir dakika, lafımı bitireyim” dedikçe ben üsteliyorum, “Öyle olmaz, iki kere iki beş eder diye başlıyorsun, yanlış lafın tamamını niye dinleyeyim, önce lafı düzeltelim.”

Sonunda akademisyen kardeşim “Abi sen çok sinirlisin, bir laf bile ettirmiyorsun” dedi. Bunun üzerine “Öyle değil, bak anlatayım” diyerek lafı tekrar aldım; “Bu iktidar tek başına dayatma ile halkın önüne anayasa değişiklikleri getirdi. Her türlü popülizmi kullanarak propaganda yapıyor. Niyeti çok açık. Ama senin gibi hem siyasetçi, hem de akademisyen olanlar bile bu tuzağa düşüp, lafa maddelerin içeriğini konuşarak başlayınca gerçekten içim kabarıyor.”
Sevgili dostum “Ama” dedi “maddeler de önemli değil mi?” Ben de “Tabii ki önemli ama artık bu referandum o maddeleri tartışma aşamasını geçti. Burada iktidar oylanacak. Eğer evet demeyi düşünüyorsan AKP’ye hizmet etmiş olacaksın, bunu fark edemiyor musun?” karşılığını verdim.
Sonunda “Abi, bundan sonra senle siyaset konuşmayacağım, telefon açıp ne var ne yok, evdekiler ne âlemde diyeceğim, o kadar” dedi. Sonra telefonu kapattık.

Tatsız sohbetimizi bir daha düşündüm ve üzüldüm, aslında hiç yoktan çok sevdiğim birini kırdığımı hissettim.
Ancak benim de haklı olduğum bir taraf var. Akıllı, zeki, duyarlı, siyasetle ve bilimle ilgili kişilerin, AKP ve yandaşlarının ülke çarklarının tamamını ele geçirmek için giriştikleri operasyonu görmezden gelmeleri beni öfkelendiriyor.

Oyunu AKP’ye verecek olanları anlıyorum elbette ve saygı duyuyorum. Buna karşı “Oyumu asla AKP’ye vermem ama anayasaya evet diyeceğim” diyenleri anlayamıyorum.
Sevgili kardeşimi bundan ayrı tutuyorum; o, beni tam bu görüşlerimi yazarken aramasının kurbanı oldu.

*****
Bakanlıkta soygun

Fıkra Yıldırım Tuna’dan; geri kalmış ülkelerden birinde bir vatandaş, İçişleri Bakanlığı’nın önünden geçerken panik yaşanmakta olduğunu fark etmiş. Görevliler telaş içerisinde bir yandan sağa sola koşuşturup dururlarken bir yandan da cep telefonları ile bağıra çağıra konuşuyorlarmış. Vatandaş bir görevliye sormuş: “Ne oluyor efendim? Sorun mu var?” Görevli, “Sormayın beyefendi” demiş, “Hapı yuttuk! Bakanlıkta soygun oldu!” Vatandaş sormuş: “Ne çaldılar?” Görevli cevap vermiş: “Yapılacak olan referandumun sonuçlarını çaldılar!”

*****
Hep mi provokatör?

İktidar temsilcileri artık bir yere rahat ve huzur içinde gidemiyor. İftar sofralarından bile protesto sesleri yükseliyor. Bu durum iktidarın ateşini yükseltiyor, moralini bozuyor, hatta bazılarının ağzını da bozuyor.
Elbette güç ve makam sahibiyken protestolara uğramak hiç de hoş değildir. Bir sözünüzle Türkiye’yi titretirken, gariban bir vatandaşın çıkıp sizi herkesin önünde eleştirmesi insanı çok zora sokar.

Ancak siyasetçinin, hele iktidardaki bir siyasetçinin protesto edilmesi, bazen küçük bile düşürülmesi çok yadırganacak olay değil. Batı’da her gün bir örneği sergilenebiliyor.

Gerçek bir siyasetçi bu tür protestolara karşı öfke gösterisinde bulunmaz. Ya da her protestonun arkasında bir şey aramaya kalkmaz.

Oysa bizde tam tersi oluyor. Bir kere AKP’lilerin eleştiriye tahammülleri zaten hiç olmadığı için protestolardan da hem nefret ediyorlar hem de çok korkuyorlar.

Öfke emirlerindeki polis ekipleri tarafından itilip kakılma ve dövülme biçiminde gideriliyor. Korku bölümü ise her seferinde “bunlar provokatör” söylemiyle küçültülmek isteniyor. Yani aslında herkes halinden memnun, bir avuç muhalefet iktidarı sıkıştırmak için provokatörler tutup ortaya salıyor.

Oysa AKP’li siyasetçiler provokatör deyip geçiştiriceklerine, protestolara ve kimlerin yaptığına kulak vermeli buna göre davranmalı.
Çünkü “provokasyon” dedikleri tepki çığ gibi büyüyor, bu çığ da kendini görmeyenleri altına alıverir.

*****
Rüşvet

Kemal Kılıçdaroğlu genel aftan söz edince Başbakan çok öfkelendi. Genel af önermenin rüşvetle aynı şey olduğunu söyleyen Başbakan iyi konuşuyor hoş konuşuyor da, nedense “evet çıkması için” kendi yaptıklarına dönüp bakmıyor.

Gece yarıları dağıtılan kömür torbaları, yoksullara yardım adı altında dağıtılan erzak kutuları, banka müdürlerinin çiftçiye “hayır çıkarsa kredileri geri ödersisin” demeleri, yol bekleyen köylere “önce eveti görelim” uyarısında bulunulmasını acaba hangi şekilde niteleyebiliriz?
Ya da örneğin memur maaşlarındaki artışı önce 2 artı 2 olarak açıklayıp, sonra sanki çetin pazarlık yapıyormuş gibi davranıp 3 artı 3’e çıkarmak, ardından da “sahur” gibi dini bir kavramı kullanıp bunu 4 artı 4 yapmak rüşvet sayılmıyor mu? Devlet madem zam teklifini tam iki katına çıkarabiliyordu, o zaman günlerce niye direndi?
Siyasette olmayacak vaatler rüşvet olarak nitelenebilir tabii. Ama hiç olmazsa bunu söyleyen, bugüne kadar bu yola hiç sapmamış bir siyasetçi olmalı.

*****
Dinleme var, dinlenen yok

Şu Ergenekon olayı ortaya çıktığından bu yana ısrarla sorduğum bir soru var. Diyorum ki; “Ergenekon üyesi denilen kişiler herkesi fişlemiş, dinlemiş, izlemiş, raporlar tutmuş. Ama bunların hiçbiri ortada yok. Sadece Ergenekoncu denilen kişilerin kendi aralarında yaptıkları konuşmaların kayıtları yayınlanıyor. Peki bunların kimleri dinledikleri ve bu dinlemelerde tutulan kayıtlar nerede?”
Bugüne kadar bu konuda tek satır bilgi bile alamadık.
Bir gazete dün PKK’yi dinlemek için alınan cihazlarla “bazı kişilerin” dinlendiğini iddia etti yine.

Ama haberi okuduğunuzda, yine kimlerin dinlendiği bilgisi yok. Ayrıca bunların kayıtları da ortada yok. Buna karşı, söz konusu haber gerek diğer gazetelerin internet sayfalarında gerekse haber portallarında anında yer buldu.
Yani “Asker herkesi izlemiş, fişlemiş, dinlemiş” haberleri yine manşette ama dinlenenlerin listesi ve kayıtları yine “unutulmuş!”

Herkesin sersem yerine konulmasından artık sıkılmadınız mı?

Posted in Asayiş, Can Ataklı0 Yorum

Maltepe’de şok iddia

Maltepe’de şok iddia

Maltepe İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görevli Başkomiser, akaryakıt ihalesine fesat karıştırdığı iddiasıyla açığa alındı.

Maltepe İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görevli Başkomiser E.K açığa alındı. Alınan bilgilere göre, Maltepe İlçe Emniyet Müdürlüğü Lojistik Büro sorumlusu  olarak görev yapan Başkomiser E.K. açığa alındı. Hakkında idari soruşturma başlatılan Başkomiser E.K. İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne ait araçlar için alınan akaryakıt ihalelerine fesat karıştırmak ve görevi kötüye kullanmak iddiasıyla açığa alındı. Konuyla ilgili olarak soruşturmanın çok yönlü sürdürüldüğü belirtildi.

Posted in Asayiş, Güncel, Yaşam0 Yorum

Onlar meydanı paylaşamadı

Onlar meydanı paylaşamadı

Maltepe Belediyesi tarafından Maltepe Meydanı’na kurulan “Altın Kart” dağıtım standı AK Parti ve CHP’li Belediyeyi karşı karşıya getirdi.

“Altın Kart” dağıtım standı, 30 Ağustos törenlerinin hemen ardından AK Parti Referandum aracının alana konulmaması için Maltepe Meydanı girişine kuruldu. AK Parti Maltepe İlçe Başkanı Atilla Üstündağ ve partililer, standın girişe kurulmasının demokrasiye aykırı olduğunu iddia ederek duruma tepki gösterdi. Alanın Büyükşehir Belediyesi’ne ait olduğunu belirten AK Parti tarafı, oradan kaldırılmasını istedi. Bunun üzerine CHP Maltepe İlçe Binası önünde Referanduma Hayır standı kuran CHP’liler de “Maltepe Meydanı’nın tapusunun Belediye’de olduğu” iddiasıyla burada propaganda yapılmaması gerektiğini savundu. Maltepe Meydanı’nda ortaya çıkan bu tartışma gerginliğe neden oldu. Tartışma daha sonra kavgaya dönüştü. Birbirini iterek tartışmaya başlayan her iki parti üyelerine polis müdahale etmek zorunda kaldı. Tartışma büyümeden durduruldu.

Kaymakamlık devreye girdi

Olayların daha da tırmanmaması için Maltepe Kaymakamı Ahmet Okur devreye girdi. Bunun üzerine; Maltepe Kaymakamı Ahmet Okur, Maltepe Emniyet Müdürü Zekai Kıymaz, AK Parti Maltepe İlçe Başkanı Atilla Üstündağ, Maltepe Belediye Başkan Yardımcıları Ömer Lütfü Somun ve Cafer Topal Maltepe Emniyet Binası’nda bir araya gelerek duruma çözüm bulmaya çalıştı. Burada yapılan ilk görüşmenin ardından saatlerce bekleyiş başladı. AK Parti Maltepe İlçe Başkanı Atilla Üstündağ, araç oradan ayrılmadığı sürece alanı terk etmeyeceklerini belirterek 5 saat boyunca alanda tutulan aracın oradan kaldırılmasını bekledi. CHP’li partililer de aracın Maltepe Belediyesi’ne ait hizmet aracı olduğunu ve Belediye’den talimat gelmediği sürece aracı oradan kaldırmayacaklarını dile getirdiler.

Araç alandan çıkartıldı

Yapılan son görüşmelerin ardından herhangi bir olay çıkmadan Maltepe Meydanı girişine konulan “Altın Kart” standı görevliler tarafından alandan çıkartıldı. 30 Ağustos Zafer Bayramı olması nedeniyle her iki parti de meydana stant kurmadı.

Posted in Asayiş, Siyaset2 Yorum

Reklam

Anket

Yeni Sitemizi Beğendiniz mi?