Arşiv | Manşet

Yılmaz Mızrak’ın Eşi Yaşamını Yitirdi

Yılmaz Mızrak’ın Eşi Yaşamını Yitirdi

Maltepeli işadamı Yılmaz Mızrak’ın eşi Naciye Nesrin Mızrak (72) tedavi gördüğü Koşuyolu Kalp ve Damar Hastalıkları Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.

Naciye Nesrin Mızrak’ın cenazesi 2 Mayıs 2012 Çarşamba günü İdealtepe Kumluk Cami’inde   öğle namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Başıbüyük Aile Kabristanı’na defnedilecek.

Prestij Gazetesi olarak merhumeye rahmet, kederli ailesini başsağlığı dileriz.

Posted in Asayiş, Manşet, Yaşam0 Yorum

ÖĞRETMENLERE YÖNELİK ŞİDDET ÖNLENSİN

ÖĞRETMENLERE YÖNELİK ŞİDDET ÖNLENSİN

Kamu-Sen İstanbul İl Başkanı Yrd.Doç Dr. M. Hanefi Bostan Son yıllarda  Öğretmenlere yönelik olarak artan şiddet olaylarına karşı önlem alınması için Bir basın açıklaması yaptı. Bostan yaptığı Basın açıklamasında şunları vurguladı.

 Son yıllarda öğretmenlere yönelik şiddet büyük artış gösterdi. Neredeyse her gün eğitim ve bilim yuvalarımızda öğretmenler sözlü ya da fiziksel saldırıya uğramaktadır. Gün geliyor bir öğrenci öğretmeni bıçaklıyor, gün geliyor veliler ellerinde sopalarla öğretmenlere meydan dayağı çekiyor.  Kütahya’da bir öğretmenimizin öğrencisi tarafından bıçakla yaralanması, İstanbul  Esenyurt’ta bir öğretmenimizin öğrencisi tarafından diğer öğrencilerin gözü önünde bıçaklı saldırıya uğraması, Sakarya’da bir velinin öğretmeni tekme ve yumruklarla dövmesi öğretmenlere yönelik saldırıların hız kazandığını gözler önüne sermektedir.  Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in ve bürokratlarının bu içler acısı ve düşündürücü manzarayı film seyreder gibi seyretmesi,  öğretmenleri sahiplenmemesi, öğretmenlere yönelik şiddeti önlemek için acil eylem planı hazırlamaması, üstüne üstük öğretmenlere bu tür saldırılara karşı ses çıkarmamasını ve protesto etmemesini önermesi üzüntümüzü bir kat daha artırmaktadır. Okullarda tehlike zilleri çalarken, öğretmenler hemen her gün öğrenci ve veliler tarafından saldırıya uğrarken, öğretmenlerin can güvenliği tehdit altındayken bu olaylara karşı önlem almayanların hala koltuklarında oturması ve öğretmenlere bu tür olaylara tepki göstermemelerini istemesi manidardır.  Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer; genç nesilleri yarınlara hazırlayan, öğrencilerini kendi çocuğu gibi sahiplenen, onların dertleriyle dertlenen,  sevinçlerine ortak olan, yeri geldiğinde öğrencilerinin kalemini, defterini alan, onlarla ekmeğini paylaşan, büyük bir özveri ile görev yapan öğretmenlerimize yapılan bu insanlık dışı muameleye daha ne kadar sessiz kalacaktır?  Sayın Dinçer ne zaman makam odasından dışarı çıkacak, kendi personeli ile kucaklaşacak ve onları sahiplenecektir?  Bakan Dinçer ne zaman bu konuda önlem alınması için Bakanlığı en üst seviyede alarma geçirecektir?

  ÖĞRETMEN ETKİSİZLEŞTİRİLDİ, YETKİSİZLEŞTİRİLDİ, DEĞERSİZLEŞTİRİLDİ

Öğretmene yönelik şiddeti münferit olaylar gibi göremeyiz. Çünkü öğretmenler yıllardır öğrenci ve veli şiddetine maruz kalmaktadır.  Bunun nedeni de; öğretmenlerin bir paçavra gibi kenara atılması, etkisizleştirilmesi, değersizleştirilmesi, korunup, kollanmamasıdır. Öğretmenleri çok maaş alıp, az çalışıyormuş gibi kamuoyuna lanse edenler, öğretmenlerin maddi ve özlük haklarını hiçbir şekilde savunmayanlar, sözleriyle öğretmenleri incitenler, onları küçümseyip, hor görenler okullarda öğretmene uygulanan şiddetin bir numaralı sorumlularıdır.  Okullarda öğretmenin etkinliği son yıllarda çok azaltılmıştır. Öğretmenler etkisizleştirilmiş ve yetkisizleştirilmiştir. Disiplin yönetmelikleri çok yetersizdir.  Milli Eğitim Bakanlığı ödenek ayırmadığından okullarda alınan güvenlik önlemleri yetersizdir. Hatta okulların büyük kısmında hiçbir şekilde güvenlik önlemi alınmamaktadır. Bu okullarda güvenlik, nöbetçi öğretmenler eliyle sağlanmaya çalışılmaktadır. Öğrenciler okula kesici aletle gelebilmektedir. Rehber öğretmeni bulunan okul sayısı çok azdır. Okullarda güç kullanmaya eğilimli gruplaşmalar ve tehdit boyutunda gruplaşmalar olduğu gözlemlenmektedir. Bu tür gruplaşmaları itibar ve ayrıcalık kazanmak olarak gören bazı öğrenciler arkadaşlarına, öğretmenlerine ve okul idarecilerine şiddet uygulamakta, böylece OKULLAR TEKSAS’A DÖNMEKTEDİR. Öğrencilerin dizi karakterlerine özenmesi, onlar gibi davranması, şiddet içerikli görüntüler, haberler, dizi ve filmler de öğrencileri şiddete yöneltmektedir.  Yukarıda saydığımız tüm hususlar iyi irdelenmelidir. Öğretmene yönelik şiddeti önemsiz gibi görmek, bunu es geçmek önümüzdeki yıllarda okullarda şiddet olaylarının çok daha fazla artmasına zemin hazırlayacaktır. Türk Eğitim-Sen olarak öğretmenlere uygulanan şiddete karşı her türlü eylem ve etkinliğe dün ve bugün olduğu gibi, yarın da destek vereceğimiz bilinmelidir. Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’e sesleniyoruz:  MİLLİ EĞİTİM BAKANI OLDUĞUNUZU UNUTMAYIN VE EĞİTİM ÇALIŞANLARINI SAHİP ÇIKIN. ÖĞRETMENLERE, OKUL İDARECİLERİNE, EĞİTİM ÇALIŞANLARINA UYGULANAN ŞİDDETİ DURDURUN, ONLARIN CAN GÜVENLİĞİNİ SAĞLAYIN “PERSONELİMİN KILINA ZARAR GELİRSE, KARŞINIZDA BENİ BULURSUNUZ” DEYİN.  ÖĞRETMENLER ÖĞRENCİLERİNE ŞEFKAT GÖSTERMİYORMUŞ GİBİ SAÇMA SAPAN BEYANATLAR VERMEYİN. ÖĞRETMENE KAYBETTİĞİ İTİBARINI KAZANDIRIN… AKSİ TAKDİRDE BU KOLTUKTA DAHA FAZLA OTURMANIZ ABESLE İŞTİGAL OLUR. Dedi.

 

 Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi BostanTürkiye Kamu Sen ve Türk Eğitim Sen

Posted in Asayiş, Eğitim, Manşet0 Yorum

Murat KAPAN’dan   1 Mayıs İşçi Bayramı mesajı

Murat KAPAN’dan 1 Mayıs İşçi Bayramı mesajı

Emek mücadelesinin, işçi dayanışmasının, emek dayanışmasının sembolü olan  1 MAYIS İŞÇİ BAYRAMINI alanlarda çoşkuyla kutlayacağız.

 Adında belki “bayram” yazıyor ama gerçekten işçiler bayram mı yapıyor?

 Hala inşaat şirketlerinin çadırlarında yanarak can veren işçiler varken, hala elektrik hatlarındaki arızayı onarmak için gölette donarak can veren işçiler varken, o kadar yeni ki daha dün Ümraniye’de patlama sonucu hayatını kaybeden  işçiler varken,  hala aldığı üç beş kuruş maaşla yaşam mücadelesi veren işçiler varken ne kadar bayram yapılabilir tartışılır.

 Gene de yılda bir günde olsa 1 MAYIS İŞÇİ BAYRAMI’nı alanlarda, işçi dostlarımızla, omuz omuza dayanışma içerisinde yaşayacağız. Her alandaki sendikalı, sendikasız işçi ve memurlar, büyük geçim sıkıntısı çeken emekliler, üretemez hale gelen çiftçiler, kepenk kapatmak zorunda kalan esnaflar, işsizler, haksızlığa uğrayan kadınlar, engelli vatandaşlarımız, gençlerimiz, insan haklarına duyarlı olanlar ve tüm vatandaşlarımız gibi bende bu bayrama katılacağım, bu coşkuyu yaşayacağım.

 

Belirli bir düzen içerisinde, sorumluluk içerisinde işçi dostlarımıza yaraşır bir bayram yaşamak ümidiyle, şimdiden 1 MAYIS İŞÇİ BAYRAMINI kutlarım.

Posted in Manşet, Siyaset1 Yorum

Maltepe Ezdi Geçti 4-0

Maltepe Ezdi Geçti 4-0

Maltepespor Sivas 4 Eylül Sporu ezdi geçti.Maltepede oynanan Maç Maltepe’nin galibiyetiyle sonuçlandı.
 Maltepespor ligin 34.haftasında Sivas 4 Eylül Belediyespor’u 4-0 yenerek puanını 41′e çıkarttı.

Çağlar’ın 3 gol atarak hatrick yaptığı maçta Sefa’da bir gol attı.

Maç 90 dakikası boyunca üstün bir oyun sergileyen Maltepespor bu maçı kazanarak gelecek yılın planlarını yapmaya başladı.

Maltepespor taraftaftarları farkın açılmasıyla birlikte taraftarlar maçı şova dönüştürdüler.

Az sayıda taraftar Sivas 4 Eylül Belediyespor’u destekledi.

Posted in Güncel, Manşet, Spor0 Yorum

AYEDAŞ, DAN TOPLU KAÇAK ELEKTRİK KONTROLÜ

AYEDAŞ, DAN TOPLU KAÇAK ELEKTRİK KONTROLÜ

  AYEDAŞ, TOPLU KAÇAK ELEKTRİK KONTROLÜ VE

TAHSİLÂTI TAKİP ÇALIŞMASI YAPTI BİR GÜNDE KAÇAK

ELEKTRİK KULLANAN 109 ABONE SUÇÜSTÜ YAKALANDI

 

2011 yılı sonu itibariyle; Kayıp-kaçak elektrik oranını %6,91’e düşüren, Tahsilât oranını ise %101,34’e yükselten İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş. (AYEDAŞ), bu oranları korumak ve daha iyi seviyeye getirmek için Toplu Kaçak Elektrik Kontrolü ve Tahsilatı Takip Çalışması gerçekleştirdi.

            Ümraniye AYEDAŞ İşletme Müdürlüğü hizmet alanında yapılan çalışma, Şirketteki tüm teknik personelin katımlıyla yaklaşık 950 kişi ile gerçekleştirildi. Şirketteki tüm yöneticilerin ekip lideri olarak katıldığı çalışmaya, büro personeli (bayanlar dâhil) ise lojistik destek verdi.

Gün boyu süren çalışmada; 87.173 adet tesisatta tarama yapılarak,  kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilen 109 tesisat için Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı düzenlendi.

Toplu Çalışmada ayrıca 5 fatura ve üzerinde borcu bulunan 1.232 abonenin elektriği kesildi, mühürlü olmayan 2.443 adet sayaca mühürlendi.

Her gün rutin olarak Kaçak Elektrik Kontrolü ve Tahsilat Çalışması yapan AYEDAŞ, belli periyotlarla düzenlediği ‘Toplu’ çalışmalarına başka bir İşletme Müdürlüğünün hizmet bölgesinde devam edecektir.

 AYEDAŞ Genel Müdür Sami KOVANCI: “Günlük olarak yaptığımız çalışmalarımıza ek olarak Şirket bünyesindeki tüm teknik personelin katılımıyla yaptığımız bu ‘Toplu Çalışmalar’ son derece faydalı olmaktadır.‘Kaçak elektrik kullanımına yönelik verdiğimiz etkin mücadele ve gerçekleştirdiğimiz akılcı yatırımlar sonucu kayıp-kaçak elektrik oranımızı %6,91’e kadar düşürmeyi başarmış bulunmaktayız. Türkiye ortalamasının çok altında olan bu oran ile gelişmiş batılı ülkelerin seviyesi yakalanmıştır.

Kayıp-kaçak elektrik oranımızı düşürmemiz ve %100 tahsilât yapmamız; 2011 yılında 282 milyon gibi yüksek bir kar yapmamızda en önemli etken olmuştur” dedi.

 

         

Posted in Asayiş, Ekonomi, Manşet0 Yorum

Derby Maçında İlginç Teklif

Derby Maçında İlginç Teklif

Galatasaray Fenerbahçe Derby  Maçı sırasında Akın K. Adlı  bir kişi kız arkadaşına pankart açarak evlenme teklifinde bulundu. Dün oynanan Galatasaray Fenerbahçe Maçında Türbinlerden maç seyreden kız arkadaşı Asena Selin.S.ye pankart açarak evlenme teklifinde bulundu. Pankartı gören Asena Selin S.Akın K.’nın evlenme teklifine evet dedi.

Posted in Güncel, Manşet, Spor, Yaşam2 Yorum

Maltepe Kaymakamı Ahmet Okur’un 23 Nisan Mesajı

Maltepe Kaymakamı Ahmet Okur’un 23 Nisan Mesajı

 23 Nisan 1920, Türk milletinin iradesini temsil eden Birinci Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı ve Türk halkının egemenliğini ilân ettiği gündür. 23 Nisan gününün bir başka önemi ise Atatürk’ün çocuklarımıza armağan ettiği ve dünya da bir başka örneği daha bulunmayan çocuk bayramıdır.

 Büyük önder Atatürk’ün düşüncesinde çocuklar, milletin geleceğidir. Onlara duyduğu sarsılmaz güvenin ve büyük sevginin ifadesi olarak, millî bayramımız olan 23 Nisanları çocuklara armağan etmiş, egemenliğimizi ilan ettiğimiz gün ile birleştirerek bu bayramları kutlamamızı bize sağlamıştır.

 Türk milletinin gönlünde, onun bağımsızlığının sarsılmaz ifadesi olarak en önemli yere sahip olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını, her yıl yurdumuzun bütün kurumlarında, okullarımızda ve evlerimizde coşku ile kutlamaktayız.

 Ulusal ve dini bayramlarımız; birlik ve beraberliğimizi pekiştirdiğimiz, millet olarak tasada ve kıvançta bir olduğumuz günlerdir. Bu günlerde bizlere bu cennet vatanı, canları ve kanları pahasına emanet eden atalarımızın emanetlerini nasıl daha iyi koruyarak ve geliştirerek, yarınlara taşıyabileceğimizi konuşmalı, birbirimize daha fazla kenetlenmeliyiz.

Bu duygularla, bütün milletimizin ve özellikle çocuklarımızın 23 Nisan Bayramını kutluyor, hepsine sevgilerimi sunuyorum.

 

 

Posted in Güncel, Kültür ve Sanat, Manşet, Yaşam0 Yorum

Trabzonlular Derneğinden Muhteşem Gece

Trabzonlular Derneğinden Muhteşem Gece

Maltepe Trabzonlular Derneği tarafından geleneksel olarak düzenlenen birlik beraberlik gecesi Titanic Business Hotel’de gerçekleştirildi. Düzenlenen gece Kral Karadeniz TV Tarafından canlı olarak da  yayımlandı.

Yüzlerce Trabzonlu’nun bir araya geldiği geceye çok sayıda siyasetçi, bürokrat ve İşadamı katıldı. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Maltepe Trabzonlular Derneği Başkanı Kamil Karabak ”Biz büyük bir aileyiz. Hemşehrilerimizli birlikte olmaktan gurur duyuyoruz. Siyasetçilerimizinde gecemize renk katması bizleri heyecanlandırmıştır. Tüm davetlilerimize teşekkür ediyoruz” dedi.

Programın davetlesi olarak geceye katılan Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkan Vekili Akif Hamzacebi ”Bu güzel geceyi tertip eden Maltepe Trabzonlular derneğini kutluyorum. O hırçın ama güzel coğrafyanın insanlarını burdan buluşturan derneğin tüm yöneticilerini kutluyorum. Bize böyle geceyi armağan ettiği için. Siz değerli hemşerilerinin hizmetinde olmayı kendime bir borç biliyorum” dedi.

Ak Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu ise konuşmasında ”Burda Maltepe’deki Trabzonlu hemşerilerimle birlikte olmamın mutluluğumu ifade etmek istiyorum. Yöresel dernekler geldiğimiz coğrafyayı bize hatırlatması yaşatması anlamında önemli bir yer teşkil ediyorlar. Bu geceler güzel bir anı olarak hatıralarımızda kalacaktır. Yaylalara göçlere başladığı bugünlerde bordo-mavi iklimler oluyor. Yaylaya bir heyecanla çıkılıyor ve bir mahmurlukla dönülüyor. Yine bu yaz memleketimize gider oradaki doslarımızla kucaklaşır. Güzel anılarımızı hafılarımıza kaydetmiş döneriz. İnşallah önümüzdeki süreçtede Maltepeli Trabzonlularımız, dernek yöneticilerimiz bizi misafir etmek isterler, yine kucaklaşırız. Yaylalarla neler yaptığımızı yine burda paylaşarız” dedi.

Titanic Businees Hotel’de düzenlenen birlik beraberlik gecesine, Ak Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu, Ak Parti İstanbul Milletvekili Muhammed Bilal Macit, CHP Grup Başkan Vekili Akif Hamzacebi, Pendik Belediye Başkanı Salih Kenan Şahin, Ak Parti Maltepe İlçe Başkanı Kamil Barkır, Ak Parti Pendik İlçe Başkanı Turgay Kılıç, İstanbul İl Emniyet Müdür Yardımcısı Tuğrul Pek, Maltepe Kaymakamı Ahmet Okur, Ak Parti Maltepe İlçe eski Başkanı Atilla Üstündağ, Adem Göktaş, dernek yönetimi ve çok sayıda davetli katıldı.

 

 

 

 

Posted in MAGAZİN, Manşet, Siyaset0 Yorum

Kadem Ekşi   Deprem Odaklı  Kentsel Dönüşüm Sürecinde Şehirleşme’yi Anlattı

Kadem Ekşi Deprem Odaklı Kentsel Dönüşüm Sürecinde Şehirleşme’yi Anlattı

                                Van depreminden sonra Türkiye kamuoyu; halk ve yetkili kamu kurumları depreme karşı daha duyarlı hale geldiler.
Yeni kurulan Çevre ve Şehircilik bakanlığımız mevcut yapı stokları üzerinde deprem odaklı kentsel dönüşümü sağlamak için yeni bir yasa hazırlayarak meclise sundu, yasanın tam adı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesine Dair Kanun şeklindedir.
Kanun kamu oyunda tartışılmadan aceleyle hazırlanarak meclise sunuldu. Önümüzdeki haftalarda mecliste görüşülerek yasalşacak. mevcut yasada barınma ve mülkiyet haklarının zedelendiği ,katılım,şeffaflık ve sürdürülebilirlik kavramının gözardı edildiği ,doğal ve kültürel varlıkların tehdit altında kaldığı algısı oluşmaktadır.

Biz MMG olarak
başka bir şehirleşme mümkün mü?” derken sorgulayacağımız, yapılacak yeni şehirleşmeyi bir fırsata çevirmek isteyen çevreler bir tarafta, idareciler ve halk  adeta akıl tutulması yaşar gibi, ezberletilmiş bir alternatifsizlik içinde şehirlerimizi, kasabalarımız hatta köylerimizi bile apartman ve şimdilerde gökdelenlerle dolduruyor.
İstanbul dünyanın kent rantı acısından en yüksek şehirlerinden biri haline getirilerek aynı anda gökdelen inşasında dünyada en çok gökdelen yapılan 3. şehir olmuştur.
Bütün bunlar yapılırken şehirde insanların buluşması, dinlenmesi ve çevreyle bağlantısını sağlayacak sosyal donatı alanları nerede ise yok düzeye  gelmektedir.
Bizim için yeşil adeta saksıda görülen bir şey haline dönüştürülüyor. Şehir de yaşlılar ve özürlüler çok çaresiz ve yok sayılıyorlar. Güçsüz ve mağdur olanlarına sahip çıkmayan şehir merhametsizleşiyor ve adeta azap şehirlerine dönüşüyor.

Son yaşadığımız 17 ağustos 1999 depreminde halk depremin hemen sonrası parklara ve diğer yeşil alanlara çıkarak günlerini geçirdi.O zaman için var olan bu alanlar bir bir imara açılarak TOKİ projelerini finansa etsin diye ya AVM oldular yada yüksek gelir seviyesi insanlara için sitelere dönüştürüldüler. Şimdi bu imkandan da halk mahrum Allah geçinden versin bir deprem de sığınacağımız bir alanda kalmadı. Oysaki bu alanlar normal zamanlarda kamuya ait şehir parklarına dönüştürülür, yapılacak bir kısım alt yapı çalışmalarıylada afet anında da geçiçi barınak alanları olarak değerlendirilebilirdi. Bütün bu alanlar her ne sebeple olursa olsun ayrıcalıklı alanlar olarak başkalarının kullanımına verilmemeliydi.
bir milletin ulaştığı medeniyet çizgisi şehirlerin görüntüsüyle doğrudan orantılıdır.
İnsani ölçeklerde inşa edilmeyen şehirler adeta insanı eziyor ve yok sayıyor. Bütün değerlerimiz bir bir büyüklükler ve şova kurban veriliyor.
Çocuklarımızın ve yaşlılarımızın bu şehirde yeri yok. Çocuklarımızı servislerle okullara taşıyacağız bir sürü zahmet ve zorluklarla.
Yaşlılarımızı da 2 çaresizlik altında ya bu şehirde binaya hapsedeceğiz veya acıyarak ve istemeyerek de olsa huzur evlerine göndereceğiz. Bugün bu işer çok hissedilemiyor olabilir önümüzdeki 10 yılda kimsenin yadırgamadığı bir gerçekliğe dönüşecek.
Şehirlerimizin yok edilen tarihi ve kültürel değerleri, ve yok edilen yeşil alanlar. Tarihi ve kültürel alanlar adeta bir fonusta terk edilmiş ve büyük binalar tarafından ötekileştirilmiş duruma itilerek şehirlerimizin kimliği olan ortak hafızamızın önemli mekanları ve siluetleri bir bir yok ediliyor ve anlamsızlaştırılıyor.
Yaygınlaştırılan site mantığıyla aynı ekonomik ve kültürel kodlara sahip insanlar belli mekanlarda sınıf atlatılıyormuş gibi yapılarak güvenli sitede otuyorum algısıyla aidiyetini inşa eden mahallesinden yeni kimlik arayışıyla koparılıyor. Şehir siteler vasıtasıyla fragmente edilerek adeta küçük yapılar halinde parçalanıyor.

Çıkarılmak istenen yasada şehirlerimizin yıkılması  ve arsa üretilmesiyle ilgili maddeler var. ancak hepsinden önemlisi ne yapılacağıyla ilgili hemen hemen hiç bir madde yok. TOKİ örneğinin hatırlattıkları gözümüzün önündeyken başka bir şehirleşme mümkün demek için tekliflerimizi teknik ve sosyal acıdan dile getirmeliyiz.
bunu yaparken hem ülkemizin sosyal, kültürel, coğrafi ve iklim gerçekliğini malzeme ve inşaat teknikleri acısından görmeliyiz ve aynı zaman da dünyanın geldiği şehircilik anlayışından da daha sürdürülebilir ve yaşanabilir şehircilik acısından faydalanmayı da bilmeliyiz
Son yıllarda halkımız büyük oranlarda bankalara borçlandırılarak kira öder gibi konut sahibi yapılmaya çalışılıyor. İşin aslı maalesef öyle değildir. Halkımız ortalama 10 yıllık bir süreyle borçlandırılarak konut sahibi olmaya çalışılıyor. Dünyada bütün krizler konuttaki fiyat şişmelerinden sonra oluşmaktadır. 1990 lı yıllarda olan uzak doğu Asya krizi bir konut kriziydi. 2008 de Amerika’da olan Morgage krizi bir konut kriziydi. İspanya nın yaşadığı krizde bir konut krizidir. Ne oluyor ki: ortalama 60. 000 TL ye mal olan bir konut en az 250 TL den fiyatlarla satılıyor. Bu da bankalardan kolay kredi alan vatanadaşlar dolayı mütaahitlerin fiyatları yükselmesinden kaynaklanıyor. Ülkede çalışanların gelir bu oranda artmadığına göre bu artış nerenden finanse edilecek. Ödenmeyen çekler, yaygınlaşan değer ve ahlak aşınması ve yetmezliklerle sürdürülen bir hayat.. Halk yalnızlığa ve çaresizliğe sürükleniyor.
ileride konut sektöründeki olabilecek ödeme zorlukları arkasında gelecek bir ekonomik kriz halkımızı hem yalnızlığa ve ekonomimizi de çöküntüye uğratabilir.
Konutu bir finans aracı olmaktan çıkaracak insanın yuvası kılacak bir anlayışı da geliştirmeye ihtiyacımız var.
Yüksek binalarda hayatını sürdüren ve borçlandırılan Halk Çoçuk yapma konusunda gayet isteksiz ve çocuklarının geleceği adına gayet endişeli. Bir tarafta konut borçları bir tarafta dershane borçları yetmeyen gelir bu açık nereden karşılaşacak ne yapılarak karşılanacak?
Yapılacak yeni kentsel dönüşüm halkımızda ek bir külfet getirilmemeli aynı zamanda yaşanılan mekanlarda ek bir yoğunluk artışı meydana getirilmemelidir.
Bu noktada bir afet yönetimi şeklinde işe bakan İlgili Bakanlık  bu yeni durumdan şehirlerimizin daha insani ölçeklerde yapılabilmesi, toplumsal barışımıza katkı yapacak bir mimari ve şehircilik anlayışı geliştirmelidir ve bu konularda bakanlık yeterince yetkiyi yeni yasayla elinde bulundurmak istemektedir. İnsanlarımız şehirlerde istiflenmiş gibi çok katlı binalarda yaşamaya mahkum edilmemelidir. Ülkemiz arazi kaynakları şehirleri yayarak daha az katlı binalarda yaşamak için gerekli büyüklüğe sahiptir.
Yanlnış bir şehirleşme yaparak bindiğimiz dalı kesmemeliyiz. İleride geri dönüşü olmayan sosyal, ekonomik ve siyasal sorunlara yer açmamalıyız.
Konya ve Hollanda’yı karşılaştırdığımızda her 2 si de aynı büyüklükte araziye sahip; birisi ülke birisi de şehir. Konya’da 2 milyon kişi Hollanda da 16 milyon kişi yaşıyor. Hollanda hem tarım ülkesi hem de sanayi ülkesi. Hollanda insanları %80 müstakil az katlı binalarda oturuyor. Konya’da ise halkın % 70 çok katlı binalarda, apartmanlarda yaşıyor. Bu iş de bir yanlışlık var. Biz bunu görmeliyiz ve akıl tutulmamızı sorgulamalıyız. Bizim insanımız da bunu hak ediyor ve bunu yapacak birikime her konuda artık sahibiz.
Rantı merkeze almayan insanı merkeze alan bir şehircilik anlayışıyla yaşlısı, özürlüsü ve çocuğu ile daha huzurlu ve güvenli şehirlerde yaşayabiliriz. Gelinen bu değişim ortamını yaşanabilir şehirler ve mekanlar için fırsata çevirmeliyiz. Sosyal bilim uzmanları, mühendis ve mimarlar olarak konuyu çok disiplinli olarak işlemeliyiz. geç olmadan hemen şimdi. Bu  konuda bir ortak çağrıya ve bilince çevirmeliyiz. Hatta buradan bütün dünya için iyi bir kentsel dönüşüm ve yenileme örneği çıkarmalıyız.
Daha estetik, çevresiyle uyumlu, kuşatan, insanın, ailenin ve zamanın ihtiyacına göre dönüşebilen kimlikli binalar ve gerekli sosyal donatıların olduğu yeşilin içinde şehirler inşa edebilmeliyiz. Bu bizim. çocularımızın, yaşlı ve özürlülerimizin hakkı; birlikte bir şehirde var olarak ve hissederek yaşamalıyız.
Şehirlerimizi daha insan yüzlü ve insani ölçeklerde yapamaz mıyız? Ülkemizde yeterince alan yok mu ? bütün bu sorulara ve diğerlerine cevap olması anlamında belki de son söz kabilinde sözün bitmediği noktaya varmadan bir şeyler söylemeliyiz. Tarihin tanıkları olan bizler bildiklerimizin sorumluluğu içinde iyi olanı hatırlatmak yalnış gittiğini gördüğümüz konularda da gerekli uyarıları yapmak zorundayız.

Şehirlerimiz’de su ve çevre ekosistemlerini koruyarak, ulaşım ve otopark sistemlerini sürdürülebilir bir noktaya taşımalıyız

Yapıları sadece bizi güvenle koruyan fiziki barınaklar değil aynı zamanda gelecek nesillerin bizi tanımlayacağı kültür nesneleri olduğunu unutmamalıyız. şehirlerimiz toplumun aynasıdır Daha sağlıklı, huzurlu, insani ölçekli ve merhametli şehirlerde yaşamak dileğiyle

 

 Kadem ekşi

Mimar ve Mühendisler Gurubu Başkan Yrd.

Posted in Eğitim, Manşet, Yaşam0 Yorum

İBB’DEN MALTEPE’DE EĞİTİME  KATKI

İBB’DEN MALTEPE’DE EĞİTİME KATKI

İstanbul Büyükşehir Belediyesi  Maltepe Zümrütevler’de bulunan Kiptaş konutların da  Okul yaptırdı.İstanbul Valisi Avni Mutlu ve Kadir Topbaşında katıldığı Okul  Açılışına Çok sayıda bürokrat ve siyasetçi katıldı.Barbaros Hayrettin Paşa nın adının verildiği İlköğretim Okulu  Açılışında gündem İstanbulda yaşanan fırtınaydı.

Öğrenci ve öğrenci velilerinin de yoğun ilgi gösterdiği açılış törenine İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Üsküdar Belediye Başkanı Mustafa Kara, İstanbul Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız katıldı.

Okulun açılışında konuşan Başkan Kadir Topbaş, 6 milyon 300 bin liraya mal olan okulu, bir özel okul kalitesinde yaparak hizmete soktuklarını söyledi. “Yatırımların en güzelinin açılışını yapmaktan büyük mutluluk duyuyorum” diyen Başkan Topbaş, “Eğitim noktasında başarıya erişmenin mutluluğunu yaşıyoruz” şeklinde konuştu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak İstanbul’da 138 okula kapalı spor salonu yaptıklarını ifade eden Başkan Topbaş, KİPTAŞ ile bugüne kadar da İstanbul’a 23 okul kazandırdıklarını, KİPTAŞ’ın bugüne kadar okul için yaptığı eğitim yatırımı tutarının 140 milyon lira civarında olduğunu söyledi. Göreve geldikleri günden bu güne İstanbul’un her köşesine hizmet götürdüklerini ve yatırımlara hız kesmeden devam ediklerini dile getiren Başkan Topbaş, Sadece Maltepe’ye yaptıkları yatırımların 2,3 milyar lira olduğunu söyledi.

Maltepe’ye iki müjde

Maltepelilere müjdeli haber veren Başkan Topbaş şöyle devam etti: “Maltepe sahilinde 3 kilometre uzunluğunda 1500 dönümlük bir dolgu alanını oluşturarak sportif alanlar, rekreasyon alanı, halkın bir araya geleceği bir toplanma alanı, gerekirse mitinglerin yapılacağı, gerektiği takdirde deprem sonrası toplanma alanı, çadır alanları olarak kullanabileceğimiz şekilde bu dolgu alanının hazırlığına başladık.”

Maltepe sahili için aldıkları karara Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın da olumlu baktığını kaydeden Başkan Topbaş Maltepe için ikinci müjdesini şu şekilde verdi: “Maltepe’nin merkezinde bulunan caminin önündeki minibüslerin geçtiği yolu yer altına alma proje çalışması yapıyoruz. Bu proje hayata geçtiğinde o bölge büyük bir rahatlama yaşayacak.”

Törende konuşan İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu da Büyükşehir Belediyesi’nin, kenti kucaklayan önemli hizmetler ürettiğini, bunların içerisinde eğitim, spor ve kültürün özel alanlar olarak dikkati çektiğini söyledi.

Vali Mutlu, eğitimin en temel mesele olduğunu vurgulayarak, “Daha nitelikli, daha donanımlı okulların sevgili yavrularımıza armağan edilmesi milli eğitimimizin önceliklerindendir. Devletimiz ve hükümetimiz bu konuda ülkenin her yerinde büyük çaba sarf ediyor” dedi.

Konuşmaların ardından Başkan Topbaş ve Vali Mutlu çocuklarla birlikte okulun resmi açılış kurdelesini kesti. Başkan Topbaş daha sonra sınıfları gezerek öğrencilerle sohbet edip hatıra fotoğrafı çektirerek okul hatıra defterini de imzaladı.Okul Açılışına Maltepe Kaymakamı Ahmet Okur.Emniyet Müdür’ü Azmi Reyhan Aras,Maltepe AK Parti İlçe Başkanı Av.Kamil Barkır,Eski Belediye Başkanı Fikri Köse,Meclis Üyeleri Muhtarlar ve Siyasetçiler ve Bürokratlar katıldı.

Posted in Eğitim, Manşet, Siyaset1 Yorum

Vali Mutlu Açıkladı

Vali Mutlu Açıkladı

İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu İstanbul’u etkisi altına alan fırtına ile ilgili bilgi verdi.

 İstanbul’da hayatı felç eden fırtına sonrası İstanbul Valisi’nden konu ile ilgili açıklama geldi.

  İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul’da etkili olan fırtınada 300 binanın çatısının uçtuğunu, 2 kişinin de yaralandığını ifade etti.
Vali Mutlu, Maltepe’de katıldığı okul açılışında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Mutlu, İstanbul’da hayatı olumsuz etkileyen fırtınaya ilişkin soru üzerine, “Kısa süre içerisinde etkili oldu. Büyükşehir Belediyemiz itfaiyesine 300 civarında çatılarla ilgili ihbar geldi. Saatteki hızı 120-125 kilometreyi bulan bir rüzgarla karşılaştık. Dolayısıyla çatılarda ciddi hasara yol açtı. Çekmeköy’de bir, Harbiye’de bir kişinin çatı uçması sonucu yaralandığı bilgisi geldi. Ayrıca denizde de fırtınaya
bağlı olarak bir teknede yangın çıktı. Yangınla birlikte denize atlayıp kendisini kurtarmak isteyenler olmuş. Ama bunlar arasında yaralı yok. 10 kişi, herhangi bir can kaybı yok. Kıyı emniyeti teknedeki yangına müdahale etti” dedi.
Mutlu, fırtına nedeniyle Boğaziçi Köprüsü’nde de tedbir amacıyla kısa süreli olarak trafiğin durdurulduğunu ifade ederek, “Saatteki hızı 120 kilometreyi bulan rüzgarda Boğa Köprüsü üzerinde can ve mal kaybı yaşanmaması için trafiği durdurduk. Şu anda trafik akışımız başladı. Hamdolsun daha ağır bir vaka yok. Yaralılarımızın durumunu takip ediyoruz. Birinin durumunun nispeten daha kötü olduğu bilgisi var. Takip ediyoruz” diye konuştu
.

Posted in Asayiş, Manşet0 Yorum

Türkiye’nin İlk Klon Canlısı “Oyalı” Yaşamını Yitirdi

Türkiye’nin İlk Klon Canlısı “Oyalı” Yaşamını Yitirdi

Haber: Yrd. Doç. Dr. Özgü YOLCU, Fotoğraf: Yrd. Doç. Dr. Yıldırım Güngör , Levent kaçar

İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dölerme ve Suni Tohumlama Ana Bilim Dalı’nda 21 Kasım 2007′de dünyaya gelen Türkiye’nin ilk klonlanmış canlısı Oyalı 16 Nisan 2012 tarihinde yaşamını yitirmiştir.

Konu ile ilgili açıklama yapan Prof. Dr. Sema Birler, Ülkemizin ilk klon kuzusu Oyalı’nın ölüm nedeninin ilk belirlemelere göre bir akciğer enfeksiyonu olduğunu belirtti. Prof. Dr. Birler, “Gerçekleştirilen yoğun tedaviye cevap vermeyen bu akut durumun kesin nedeninin ortaya konması amacıyla bir seri çalışma başlatılmış olup, halen bu çalışmalar devam etmektedir. Ön bulgular ve patolojik incelemeler, durumun klonlama tekniği ile ilgili olmadığını göstermektedir.” dedi.

İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nde 21 Kasım 2007 tarihinde dünyaya gelen Türkiye’nin ilk klon koyunu Oyalı dünyanın en uzun yaşayan klon hayvanları arasına girmiş oldu.

Türkiye’nin ilk klon koyunu Oyalı, İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nde 21 Kasım 2007 tarihinde dünyaya gelmişti.  Proje, TÜBİTAK ve Devlet Planlama Teşkilatı tarafından desteklenmişti. Hayvancılık ve insan sağlığını ilgilendiren birçok konuda çığır açabilecek bu çalışma bilim tarihine Türkiye’nin ilk klon projesi olarak geçti.

Türkiye’nin ilk klon koyunu Oyalı, 30 Mart 2011 tarihinde de sağlıklı bir yavru dünyaya getirmişti. İÜ Veteriner Fakültesi’nde gerçekleştirilen başarılı bir sezaryan operasyonuyla dünyaya gelen dişi kuzuya “Bahar” adı verilmişti. Klonlanan hayvanların üreyebilmesi; ilaç yapımı ve organ nakli gibi geniş bir alanda kullanılması planlanan klonlama çalışmalarının geleceği açısından büyük önem taşıyor.

Dünyada klonlama yöntemi ile doğan kuzuların çoğu doğumdan hemen sonra ölmüştür. Bir kısmı ilk 1 ay, daha uzun yaşayan klon koyunlar ise yaklaşık 3 yıl yaşayabilmiştir. Klonlanan ilk canlı olan Dolly ise yaklaşık 7 yıl yaşadı. Türkiye’nin ilk klon kuzusu olan Oyalı ise 4,5 yaşında yaşamını yitirdi.

Klonlama nedir?

Prof. Dr. Sema Birler, klonlamanın ne olduğunu şöyle dile getirdi;

“Klonlama, erişkin bir canlının genetik benzerlerinin oluşturulmasıdır. Klonlama çalışmalarını üremeye yönelik klonlama ve terapötik yani tedavi etmeye yönelik klonlama olmak üzere iki ana başlıkta toplayabiliriz. Üremeye yönelik klonlamada, (Dolly ve Oyalı’nın doğumu gibi) sonuçta bir canlının üretimi söz konusudur. Terapötik klonlamada ise embriyonik kök hücrelerin yani klonlama yöntemi ile elde edilen embriyolardan kök hücrelerin oluşturulması amaçlanmaktadır.”

Klonlamadan neler bekleniyor?

Prof. Dr. Sema Birler, klonlamanın hangi alanlarda yararlı olmasının beklendiğini ve insan sağlığı açısından hangi amaçlarla kullanılabileceğini şöyle açıkladı;

“Klonlama ile hem hayvancılık alanında hem de insan sağlığını ilgilendiren konularda ulaşılabilecek birçok önemli açılım var. Soyu tükenmek üzere olan hayvanların klonlama yoluyla tekrar doğaya kazandırılması mümkün. Hayvancılık alanındaki diğer bir konu, yüksek verimli elit hayvanların oluşturulması ve bunlardan maksimum düzeyde ürün elde edilmesidir.

Klonlanan hayvanlardan insan sağlığı için yararlı ürünler elde edilebilir. Burada amaç transgenik hayvanları üretmek. Protein karakterindeki ilaç ve ilaç benzeri maddeleri üretecek geni taşıyan koyunun sütünden farmasötik yani ilaca dönüştürülebilecek proteinler elde edilerek ilaç sanayisinde kullanılabilir.

Klonlama teknolojisinin kullanılması düşünülen bir başka alan ise organ donörü (vericisi) olarak hayvanların kullanımı. Birçok hasta, organ yetmezliği nedeniyle çaresiz durumda. Klonlama ve transgenik teknoloji birlikte uygulanarak hayvan organlarının insanlarda kullanılabilmesi için çalışmalar gerçekleştiriyor. Tabi ki bunlar henüz araştırma aşamasında. Eğer çalışmalar başarı ile sonuçlanırsa hayvanlar organ donörü olarak da kullanılabilecek.”

Posted in Güncel, Manşet, Sağlık, Yaşam0 Yorum

SEVCAN ORHAN 28 NİSANDA İKİNCİ KEZ GÜNAY SAHNESINDE

SEVCAN ORHAN 28 NİSANDA İKİNCİ KEZ GÜNAY SAHNESINDE

          THM müziğinde son zamanların en basarılı ısımlerınden “SEVCAN ORHAN” yoğun istek üzerine ıkıncı kez GÜNAY sahnesınde

sevenleriyle buluşacak. İlk olarak 17 Mart’da GÜNAY’da  “FERHAT GÖÇER”LE sahne alan sanatcı 28 Nisan’da tekrar

FERHAT GÖÇER’le günay sahnesinde olacak.Festival ve Üniversıte konserlerınde’de en cok aranan sanatcıların arasında

yer alan sanatcı,bugunlerde oldukca yoğun.TRT MÜZİK’DE dillere destan adlı programı devam eden sanatcı yakında reklam

yüzüde olmaya hazırlanıyor.Bir çok firmadan teklif alan sanatcı bunların arasından seçim yaparak o firmanın reklam yüzü olacak.

Çok yakında yeni klibi “BAHÇADA YEŞİL ÇİNAR” la müzik kanallarında sevenleri ile buluşacak

Posted in Kültür ve Sanat, MAGAZİN, Manşet0 Yorum

Başıbüyük Stadı İçin Çare Aranıyor

Başıbüyük Stadı İçin Çare Aranıyor

İstanbul Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Genel Başkanı ve İstanbul İl Genel Meclisi Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı Ali Düşmez, Büyükbakkalköy Yeşil Cennete geldi.

nnet’te Maltepe Amatör Spor Kulüp temsilcileriyle biryaya Maltepe Amatör Spor Kulüpler Birliği Başkanı Hüseyin Koca önderliğinde yapılan toplantıya Başıbüyük Stadı için plan tadilatına onay veren Maltepe ve İBB Meclis Üyesi Ömer Lütfü Somun’da katıldı.

Katılımcıların sorularını yanıtlayan Ömer Lütfü Somun şunları söyledi.

GÜNAH KEÇİSİ SEÇİLDİM
Plan tadilatına şerh koysaydım üniversite tarafından tepki görecektim. CHP iyi hizmete karşı değil, yasal olmayan şeylere karşıdır. Devletin üniversitesine karşı çıkmam mümkün değil. Tek çözüm trampa yapılmasıdır” dedi.

YANGINI SÖNDÜRELİM

İstanbul Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Genel Sekreteri Ali Tanrıyaşükür yaptığı konuşmasında ”Suçlu aramak yerine tesisi kurtarmalıyız. nereye müraacat edeceksek oradan sonuca gitmeliyiz” dedi.

BİZDE PLAN TADİLATINA İTİRAZ EDECEĞİZ

İstanbul Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Genel Başkanı ve İstanbul İl Genel Meclisi Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı Ali Düşmez yaptığı konuşmasında ”Kimin haklı olduğu önemli değil. Süreç iyi yada kötü gelmiş önemli değil. STK’ları bir payda olarak görüyorsak, spor bizim için çok önemli. Kötü niyet yoksa hipimiz aynı takımdayız. üniversite içinde ben evet demem. Ne gücümüz varsa kovalayacağız. Bu sahayı gençlerin emrine kullanmalıyız. Bu işi kurtaralım. Belediye başkanı ben tek başıma çözeceğim derse olmaz. Herkesi bu işe dahil etmeliyiz.

”Sizde plan tadilatına itiraz edecek misini? sorusu üzerine, Ali Düşmez ”Bize düşen bir görev varsa yapmaya hazırız. Arkadaşlarımızı iş için görevlendireceğiz. Başıbüyük Stadı’nı tekrar spor camiasına kazandıracağız” dedi.

ÇOCUKLARIMIZ İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ

Maltepe Amatör Spor Kulüpler Birliği Başkanı Hüseyin Koca ”Spor alanları başka hizmetlere açılamaz. Burası 1000′lik ve 5000′lik planlarda spor alanı olarak geçiyor. Tüm yazışmalarda spor alanı kalması için ibareler yer alıyor. Maltepe’ye vurulmuş bir hançerdir. Çocuklarımız için mücadele ediyoruz. Net bir bilgi istiyoruz” dedi.

BELEDİYE İLE BÜYÜKŞEHİR ARASINDA KOORDİNASYON SAĞLANMIYOR

Cevizli Kültürspor Yöneticisi ve Maltepespor Eski Yönetim Kurulu Üyesi Halil Erdoğan ”Hükümet ne karar verirse o olur. Belediye büyükşehir koordinasyonu sağlanamıyor. Burda neyin kavgasını yapıyoruz. Türkiye’deki bürokrasi futbol kulüplerine kumarhane gözüyle bakıyor. Futbolu seven belediye başkanı isterse yapar. Futbolu yönetenler yazıklar olsun.

BİZİM ELİMİZİ KOLUMUZU BAĞLADILAR

Gülsuyuspor Kulübü Başkanı Behram Kaçar ”Siyasi partilerimiz hiçbir yerde birlik olmuyor da, futbol sahalarının yok olması için neden birlik oluyorsunuz. Bizim elimizi kolumuzu bağladılar. İki partinin birlik olup bu kararı vermesi çok tuhaf. Ak Parti ve CHP İlçe başkanlarımızında burda olmalarını çok isterdik.

BELEDİYE BAŞKANININ BU İŞTE BAŞARISIZ OLACAĞINI GÖRÜYORUM

İstanbul İl Genel Meclis Üyesi Cesur Kılıç ”Buraya bir sorunu çözmek için biraraya geldik. Ortaya koyacağımız fikirlerle sorunu gerekli mercilerin önüne koyacağız. Çözümü için talepte bulunacağız. Geçen toplantıda belediye başkanı bu işi tek başına yapabileceğini söyledi. Bende bunun olamayacağını net olarak görüyorum. Bunu birlikte başarabiliriz” dedi.

Posted in Güncel, Manşet, Spor0 Yorum

MALTEPE’DE  YAPILAN AÇILIŞ FİYASKOYLA SONUÇLANDI

MALTEPE’DE YAPILAN AÇILIŞ FİYASKOYLA SONUÇLANDI

    Maltepe’de Genel Başkan olduktan sonra ilk defa bir dizi organizasyona katılan Kılıçtaroğlu hem yağmurun hemde organizasyonun acizliğine uğradı. Yarım  saatlik bir rötarın ardından  Maltepe’de önce ek bina açılışını yaptı.     

Açılışa Ataşehir, Kartal, Adalar ve Kadıköy Belediye Başkanları, İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı, il yöneticileri, ilçe başkanı Süleyman Kıpırtı ve genel merkez temsilcileri katıldılar.

Seçim döneminde Maltepe Meydanı mitinginde on binlere seslenen Kılıçdaroğlu bu defa hüsrana uğradı.

Günlerdir anons, pankart, bilbord reklamları ve çok sayıda atılan mesajlar sonrasında açılış ve temel atma törenlerinin sönük geçmesi parti içinde de nedenleri araştırılıp masaya yatırılacağı ifade ediliyor.

Törenlere çok sayıda CHP Maltepe Belediye Meclis Üyesi’de katılmadı.

Kılıçdaroğlu, Maltepe Belediyesi Altayçeşme Mahallesi Spor Kompleksinin temel atma töreninde yaptığı konuşmada, belediyelerin gençlere ve halka hizmet etmek için çalıştığını dile getirdi.

”Eğer bir ülke gençlerine önem veriyorsa, geleceğine önem veriyor demektir” diyen Kılıçdaroğlu, gençlere olanak sağlanmasının da geleceğe sahip çıkılması anlamına geldiğini ifade etti.

Kılıçdaroğlu, Maltepe Belediyesi’nin gençlere olanaklar sağlamak istediğini, ancak büyükşehir belediyesinin engel olduğunu savunarak, ”İstedikleri kadar engel olsunlar, hizmet etmek boynumuzun borcudur” dedi.

Posted in Güncel, Manşet, Siyaset0 Yorum

KARAKOL DA DOĞRU SÖYLER MAHKEMEDE ŞAŞAR

KARAKOL DA DOĞRU SÖYLER MAHKEMEDE ŞAŞAR

Atalarımızın bir sözü vardır  “Karakolda Doğru söyler Mahkeme’de Şaşar” Tam da Maltepe Belediyesi iBB. Meclis Üyelerinin Büyükşehirdeki kararın altına attıkları imzalardan sonra Maltepe Belediyesinin aynı konuya karşı çıkması  gibi.

 İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Balıkçı barınağı, Spor Tesisleri, Marina ve benzeri hizmetlerin yer alacağı  alanda ki çalışmaları  Maltepe Belediyesi  engelleme çalışması yaptı. Anroşman adı verilen derinliği fazla olan su altında ki zeminlerde  temelin oturtulacağı yüke  dayanarak su içinde  çakıllı kumla  yapılan  çalışmalar  büyükşehir belediyesi tarafından başlatıldı. Ancak Maltepe Belediyesi vatandaş  ve STK’lar şikayet ediyor diyerek çalışmaları  hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile   engellemek istedi.Maltepe Belediyesi Zabıta ekipleri ile birlikte  çalışmaları engellemeye  İBB hukuk komisyonunda “Evet”  imzası atan Nimet Karabulut  ile başkan yardımcısı  Ömer Ekşioğlu  geldi. Görevlilerle tartışan ve çalışmaların  yasal olmadığını söyleyen Maltepe Belediyesi başkan yardımcıları hukuki takip başlatacaklarını söylediler.

İBB Komisyonunda  EVET, Maltepe ‘ de HAYIR

Maltepe Sahilinde ki çalışmalar  18.02.2011  tarih 413 sayılı dosya  numaralı rapor İstanbul Büyükşehir Belediyesi Hukuk Komisyonu, Çevre ve Sağlık Komisyonu, İmar ve Bayındırlık Komisyonu’nun ortaklaşa hazırladığı ve CHP Maltepeli Meclis Üyeleri Ömer Lütfü Somun ve Nimet Karabulut’un da imzası ile meclisin onayına sunularak oy birliği ile kabul edildi.

Ne imzaladıklarından  bihaberler mi?
Komisyon kararının ardından oy birliği ile Büyükşehir Meclisinden geçen kararın ardından  Maltepe’de çalışmalar başladı. Maltepe Belediye Başkanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada ise Maltepe’de çevre katliamı yapıldığı iddia edilerek çalışmaların durdurulması istendi.Büyükşehir Meclisinde kabul oyu veren  Başkan Yardımcısı Nimet Karabulut, dolgunun yasal olmadığı ve durdurulması gerektiğini ifade ederek İBB görevlileri ile tartıştı.   .

“Halka Hizmeti engelleyenler sorgulanmalı”
İBB CHP meclis ve imar komisyonu üyesi  Ömer Lütfü Somun ,CHP’nin halkı için yapılan hizmet ve yatırımlarının destekçisi olduğunu ifade etti. Somun Maltepe Belediyesi tarafından ortaya atılan  ‘Çevre katliamı’ için ise “’Halka hizmet götürülmesi nedeni ile çalışmalar yapılan bir alan için karşı çıkanlar sorgulamalıdır” dedi.

BU İKİNCİSİ

Bir süre önce de Marmara Üniversitesi tarafından   İBB Başıbüyük spor sahasının plan tadilatı onayına  CHP’liler Evet oyu kullan plan tadilatı kararı oy birliği ile geçmiştiı. Ancak Maltepe Belediye Başkanı Mustafa Zengin bu kararın iptali için gerekli çalışmaları yapacaklarını, ve itiraz ettiklerini söylemiş, “Bu sorunu çözmek için kimse karışmasın, ben yeterim ben çözeceğim” demişti. Belediye Başkanı Mustafa Zengin’in de Büyükşehir Meclis üyesi olduğu ve alınan bu iki kararın da grup kararı olarak açıklanmıştı.

 

Posted in Manşet, Siyaset0 Yorum

Hizmetin Adı Doğa Katliamı Oldu

Hizmetin Adı Doğa Katliamı Oldu

 İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Maltepe sahiline yapmaya başladığı Büyük prıojeye Maltepe Belediyesi çevre katliamı dedi.Maltepe sahilinde yapılmak istenen Marina projesi kapsamında yapılan Hafriyat çalışmalarına karşı çıkan Maltepe Belediyesi Mesaj çekerek Çevre Katliamı yapıldığını duyurdu .  BüyükBakkal köydeki Bölge Park alanlarının yağmalanmasını  engellemeyen Maltepe Belediyesi Maltepe’ye çok şey katacak projeyi engellemeye çalışıyor.

İtanbul Büyükşehir Belediyesi Maltepe’de dev bir projeye imza atıyor. Sahil Yolu üzerinde yapımına başlanan projenin tamamlanmasının ardından dolgu alanının üzerinde spor tesisi binaları, çok amaçlı gösteri alanı gibi mekanlar yer alacak.

Sahil yolu üzerinde başlanan projede Maltepe-Kartal İlçesi sınırları içinde kalan 7 km’lik bölümünün kara ve deniz tarafında yer alan “Dolgu Alanı” bu çalışma kapsamında projelendirildi.

Otobüs durakları ve otoparklar ile kesintiye uğrayan bisiklet yolunun güzergah boyunca devamlılığı sağlanıp, mevcut su depolarının üstü seyir tepeciği/ bakı noktası olarak değerlecek.

Bunların yanısıra  soğuk piknik alanları, çok amaçlı açık gösteri alanı, spor sahaları, (futbol, basketbol, tenis, kaykay) ile bunlara ait 3 adet spor tesisi binası, çim seyir terasları, kafetarya , büfe, güvenlik birimi proje dahilinde yapılacak.

Önceki gün Maltepe Belediyesi ile Büyükşehir Belediyesi arasında yaşanan gerginlik sonrasında çalışmaları devam eden Projenin ne olduğuda ortaya çıktı. Gerginlik sonrasında asılan tabelada yapımına başlanan proje detaylı olarak anlatılmış. Cengiz İnşaat, AKM Yapı ve Adi otaklığıyla yapılacak proje 15.04.2013 tarihinde sonlanması planlanıyor

Posted in Güncel, Manşet, Siyaset, Yaşam0 Yorum

İSMEP’e 243 milyon Avro kredi

İSMEP’e 243 milyon Avro kredi

İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi’nin (İSMEP) finansmanı için Hazine Müsteşarlığı ile İslam Kalkınma Bankası arasında 243 milyon Avro tutarında kredi anlaşması imzalandı.

İstanbul’u muhtemel bir depreme hazırlayabilmek amacıyla oluşturulan “İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi’nin (İSMEP) finansmanı için Hazine Müsteşarlığı ile İslam Kalkınma Bankası arasında 243 milyon Avro tutarında kredi anlaşması imzalandı.

İslam Kalkınma Bankası’ndan sağlanan kredi, İstanbul İl Özel İdaresi Proje Koordinasyon Birimi (İPKB) tarafından yürütülen İSMEP Projesi kapsamında, Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve 13 adet meslek lisesi kampüsünün yeniden yapımı için kullanılacak. 

Anlaşmaya göre, İPKB tarafından yürütülen İSMEP Projesi kapsamındaki 13 adet meslek lisesi kampüsünün yeniden yapımı projesi için 110 milyon 50 bin dolar, Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Projesi için ise 158 milyon 930 bin Avro tutarında kredi sağlandı.

İslam Kalkınma Bankası’ndan alınan kredi ile İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi (İSMEP) için tahsis edilen toplam kredi miktarı 1 milyar 213 milyon Avro’ya ulaştı.

2006 yılında başlatılan İSMEP Projesi kapsamında depreme karşı 598 kampüs ve 761 kamu binasının güçlendirme ve yeniden yapım çalışmaları tamamlandı. Yapımı süren kampüs sayısı 93, bina sayısı ise 118’i buldu. 70 kampüs ve 81 binada ise ihale süreci devam ediyor.

Posted in Dünya, Ekonomi, Manşet0 Yorum

UZUN Hikaye’nin Başrolunde   İmirzalioğlu Gülümsemesi Var

UZUN Hikaye’nin Başrolunde İmirzalioğlu Gülümsemesi Var

   Osman Sınav ile Kenan İmirzalıoğlu’nun 10 yıla yakın zamandır hayata geçirmek istedikleri “Uzun Hikaye” filminin çekimleri Kütahya, Adapazarı, Altınoluk gibi farklı bölgelerde devam ediyor. İnsana dair sıcacık bir hikayeyi anlatan yeni sinema filminde İmirzalıoğlu; iyilik, güzellik, eşitlik ve adaletten yana olan Bulgaryalı Ali karakterini canlandırıyor.

 Mustafa Kutlu’nun, aynı adlı eserinden uyarlanarak Yiğit Güralp tarafından senaryolaştırılan “Uzun Hikaye”, daha önce birlikte birçok çalışmaya imza atan Osman Sınav ile Kenan İmirzalıoğlu’nu uzun bir sürenin ardından yeniden bir araya getirdi. “Uzun Hikaye”de İmirzalıoğlu; bambaşka bir rolü, yuvasına son derece düşkün, hayata daima gözlerinin içinden ve derinliklerinden gelen aydınlık bir gülümsemeyle bakan, onurlu ve aşık bir aile babasını canlandırıyor. Osman Sınav’ın da deyimiyle; “Uzun Hikaye’nin başrolünde İmirzalıoğlu’nun canlandırdığı Bulgaryali Ali’nin kocaman, aydınlık ve eşsiz gülümseyişi var.”

 

Osman Sınav’ın adını ilk olarak, çok beğendiği “Yalancı” (1993) filminin jeneriğinde gördüğünü ve üniversite öğrencisi olduğu zamanlarda “Süper Baba” dizisinin setini ziyaret ettiğini anlatan İmirzalıoğlu; Sınav’la tanışmalarının ise ancak 1998’de “Deliyürek”  seçmelerinde gerçekleştiğini belirtiyor. İmirzalıoğlu; yaklaşık 10 yıldır usta yönetmen Osman Sınav ile birlikte üzerinde çalıştıkları “Uzun Hikaye”yi hayata geçirmekten duyduğu mutluluğun da altını çiziyor.

 

1940’lı yıllardan 1970’lerin sonuna uzanan öyküsü ile kimi zaman hüzünlü, kimi zaman neşeli ve coşkulu, kimi zamansa heyecanlı ve romantizm yüklü “Uzun Hikaye”; edebiyat dünyasının çok özel ve usta isimlerinden Mustafa Kutlu’nun aynı adlı eserinden, son yılların öne çıkan önemli senaristlerinden Yiğit Güralp tarafından senaryolaştırıldı.

 

Oldukça geniş bir oyuncu kadrosuna sahip olan “Uzun Hikaye”; projeyi onurlandıran usta oyuncular Altan Erkekli, Güven Kıraç, Zafer Algöz, Cihat Tamer, Mahir Günşıray, Mustafa Alabora, Kürşat Alnıaçık, Şener Kökkaya, Osman Alkaş, Cengiz Bozkurt, Mustafa Üstündağ, Erkan Avcı, İsmail Hakkı Ürün, Bora Koçak, Ferdi Kurtuldu ve Ufuk Karaali ile de büyük yankı uyandıracak. Filmde bu usta isimlere, yine son dönem Türk sineması ve televizyonlarının genç ve başarılı oyuncuları Tuğçe Kazaz, Ushan Çakır, Damla Sönmez, Taner Ölmez, Batuhan Karacakaya, Elif Atakan, Buğra Bahadırlı, Başak Kasacı, Taha Yusuf Tan, Fatima Betül Cordal ve daha birçok sürpriz isim eşlik ediyor.

 

Yapımcılığını Osman Sınav’a ait Sinegraf’ın, dağıtımını UIP’nin üstlendiği “Uzun Hikaye”; hikayesi, oyuncu kadrosu, müzikleri ve senaryosu ile gelecek sezonun en çok konuşulan filmlerinden biri olmaya aday…

 

OSMAN SINAV KİMDİR ?

 Yönetmen / Yapımcı

 1956 Burdur doğumlu.

1975 İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü

1977 İ. D. G. S. A. Uygulamalı Sanatlar Yüksek Okulu Tekstil Dizaynı

1979 İ. D. G. S. A. Sinema Televizyon Enstitüsü

1979- 80 Man Ajans Metin Yazarlığı

1980-84 Grafika Lintas Reklam Yazarlığı ve Creative Grup Başkanlığı

1984 Sinegraf Film Yapım’ ı kurdu.

 

Osman Sınav 1956 yılında Burdur’da doğdu. 1975 ve 1979 yılları arasında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisinde önce resim ve tekstil tasarımı, ardından sinema ve televizyon eğitimi aldı.

 

Kariyerine televizyon reklâmlarına metin yazma ve yönetmenlikle başlayan Osman Sınav 1984- 1987 yılları arasında 500’ü aşkın reklâm filminin yapımında görev aldı. Daha sonra görsel sanatlara duyduğu heyecan ve birikimini sinemaya taşımak istedi. Sinegraf isimli film yapım şirketini kurdu. 1987 de başladığı ve bugün de devam eden konulu film, televizyon filmleri ve drama yapımcılığı ve yönetmenliği çalışmaları onun bu tutkusunun ürünleridir.

 

Osman Sınav 1987’de başladığı sinema yolculuğunda televizyon için Bir muharririn ölümü, Yalancı şafak, Atlıkarınca, Hünkârın bir günü, Küçük dünya, Aşka kimse yok, Kapıları açmak ve Yalancı isimli filmleri, sinema için de Gerilla, Deli yürek bumerang cehennemi ve Paris Kiraz Operasyonu filmlerini çekti ve Türkiye’nin beyaz perdesine yeni zenginlikler kattı.

 

1991’de televizyonlar için dizi film çalışmalarına yoğunlaştı. Usta bir yönetmen olarak kendini kabul ettiren sanatçı, içerisinde Süper baba, Deli yürek, Hayat bağları, Ekmek teknesi, Kurtlar vadisi ve halen yayında olan Sakarya Fırat gibi çok sevilen 15 dizi filminin yapımcısı ve yönetmeni oldu.  Dizileri sadece Türkiye’ de değil dünyanın geniş bir coğrafyasında çok sayıda ülkenin televizyonunda ilgiyle karşılandı.

           

30 yılı aşkın bir süredir televizyon ve film dünyamıza unutulmaz eserler kazandıran Osman Sınav, Yönetmenler Derneği ile Sinema Eseri Meslek Sahipleri Birliği’nin üyesi,  Sinema Filmleri Derneği’nin de yönetim kurulu üyesidir.

 

 

UZUN METRAJ FİLMLERİ (35mm)

 

Pars – Kiraz Operasyonu (2007)

 

Deliyürek – Bumerang Cehennemi (2001)

39. Antalya Film Festivali

 

Gerilla (1995)

31. Antalya Film Festivali, 1996 Adana Altın Koza Film Festivali, 1996 ÇASOD.

 

Yalancı (1993)

30. Antalya Film Festivali, 1994 Adana Altın Koza Film Festivali, 1994 Altın Kelebek, 1994 Köln Film Festivali.

 

Kapıları Açmak (1992)

29. Antalya Film Festivali. Kültür Bakanlığı En İyi Yönetmen ve Yapımcı ödülü.

 

Aşka Kimse Yok (1991)

 

Küçük Dünya (1990)

Yılın Kadın Oyuncusu Ödülü.

 

Hünkar ve Düş (1989)

 

Atlı Karınca (1988)

 

Yalancı Şafak (1988)

 

Bir Muharririn Ölümü (1987)

 

 

DİZİ FİLMLERİ

 

Sakarya Fırat            2009  (Devam Etmekte)

 

Alayına İsyan            2009

 

Doludizgin Yıllar      2009

 

Pars Narkoterör

 

Pusat

 

Acı Hayat (TV) 2005 – 2006 (59. bölüm)

 

Kapılar Açmak

 

Kurtlar Vadisi 2002-2004 (55 Bölüm)

 

Ekmek Teknesi 2002-2004 (71 Bölüm)

 

Hayat Bağları 2000-2002 (106 Bölüm)

 

Deliyürek 1998-2002 (113 Bölüm) – Altın Kelebek En İyi Yönetmen, MGD En İyi Yönetmen Ödülleri,

 

Mavi Düşler 1998 (13 Bölüm)

 

Sıcak Saatler 1997-1998 (23 Bölüm) – MGD En İyi Dizi, En İyi Oyuncu Ödülü.

 

Melek Apartmanı 1997-1998 (13 bölüm)

 

Kralın Hayatı 1996-1997 (6 Bölüm)

 

Süper Baba 1994-1996 (62 Bölüm) – Altın Kelebek En İyi TV Dizisi, En İyi Yönetmen Ödülleri.

 

Yarına Gülümsemek 1991 (12 Bölüm)

 

 

Ayrıca üç yüzün üzerinde reklam filmi bulunmaktadır.

 

Posted in Kültür ve Sanat, MAGAZİN, Manşet0 Yorum

ALİ AĞA’DA ÜNİVERSİTE SORUNU MASAYA YATIRILACAK

ALİ AĞA’DA ÜNİVERSİTE SORUNU MASAYA YATIRILACAK

 Türkiye’nin en büyük sanayi ticaret kentlerinden olmasına rağmen bir üniversite ya da fakültesi bulunmayan Aliağa, “Üniversite ve Kent” konusunu Kent Konseyi tarafından düzenlenen “Kent Sohbetleri” toplantısında masaya yatıracak.

Aliağa Kent Konseyi tarafından aylık olarak düzenlenen “Kent Konuşmaları”nın ikincisinde “Sanayi Ticaret kenti Aliağa’da Üniversite Süreci” konuşulacak. 12 Nisan Perşembe günü saat 14.00’de Ticaret Odası seminer salonunda düzenlenecek “Kent Sohbetleri” toplantısına Ege Üniversitesi Bergama Meslek Yüksek Okulu Aliağa Yerleşkesi müdürü, İlçedeki yerel kuruluşlar, Odalar, Sivil toplum örgütleri ve yüksekokul öğrencileri katılacak.  

 

YAKUP ÖZTÜRK; “ÇÖZÜM İÇİN HERKESİN FİKRİ ÖNEMLİ” 

“Kent Sohbetleri” toplantısına Ege Üniversitesi Bergama Meslek Yüksek Okulu Aliağa Yerleşkesi Müdürü Prof. Dr. Ertan Taşkavak ve Müdür Yardımcısı Yrd. Doç Dr Sevil Şener’in konuşmacı olarak katılacağını belirten Aliağa Kent Konseyi Başkanı Yakup Öztürk “Meslek Yüksek Okulunun Aliağa’da bulunmasına rağmen Bergama’ya bağlı olmasının zorlukları, Aliağa Meslek Yüksek Okulu olarak isim ve statüsünün değiştirilmesi, Aliağa gibi önemli bir sanayi kentinin ihtiyacı olan üniversitenin nasıl olması gerektiği, sanayi kuruluşlarının üniversiteden beklentileri, öğrencilerin yaşadıkları zorluklar ve güncel sorunları konuşarak tartışacağız. Çözümler konusunda herkesin fikri çok önemli.” Dedi.

 

“ÜNİVERSİTE KENTİ ALİAĞA VİZYONU”

“Üniversite kenti Aliağa” vizyonuna sahip çıkacak tüm kurum ve kuruluşlar ile yurttaşları toplantıya davet eden Aliağa Belediyesi Başkan Vekili Selma Orhan, “Aliağa Belediyesi olarak, Aliağa’nın sorunlarını, vizyonunu, değişim dinamiklerini, ekonomik ve toplumsal yapıdaki değişiklikleri yakından takip ediyor ve Aliağa’ya yön vermeye çalışıyoruz. Aliağa’nın geleceği için sözü ve önerisi olan Tüm kurum ve kuruluşlarımızı Kent Konseyimizin toplantısına bekliyoruz” dedi. 

 

Kent Konseyi’nin ilk “Kent Sohbetleri” toplantısına SOCAR Türkiye Başkanı (CEO) ve Petkim Yönetim Kurulu Üyesi Kenan Yavuz misafir olmuş ve “Star Rafineri’sinin Aliağa’ya etkileri” konuşulmuştu.

Posted in Eğitim, Manşet, Siyaset0 Yorum






Reklam
Rüya Tabirleri