Yayınlanan 13 Mart 2012.
Türk Eğitim Sen Çalışma Hayatında ve Sendikal Mücadelede Kadının Rolü ve Beklentileri konulu bir açıklama yaptı.Açıklama şöyle
Türk Eğitim Sen olarak 15 Nisan 2012 tarihinde ilk sayısını çıkarmayı planladığımız uluslararası hakemli 21.Yüzyılda Eğitim ve Toplum – Eğitim ve Sosyal Araştırmalar Dergisi’nin yanı sıra, 9-11 Mart tarihleri arasında da Antalya’da “ÇALIŞMA HAYATINDA ve SENDİKAL MÜCADELEDE KADININ ROLÜ ve BEKLENTİLERİ” adıyla bir çalıştay düzenledik. Çalıştayda altı ayrı komisyonda kadın çalışanların sorunları ele alınarak çözümler üretildi.
Kadın Çalıştayında ele alnıp tartışılan ve çözüm üretilmeye çalışılan konular şunlardır:
Sendikal Örgütlenme Özelinde Sivil Toplum Kuruluşlarında Kadının Konumu (Komisyon Başkanı: Firdevs Işık – Türk Eğitim Sen Eski Genel Sekreteri)
Çalışma Hayatında Fırsat Eşitsizliği ve Pozitif Ayrımcılık; Kadın Çalışanların Yönetim Süreçlerine Katılımı (Komisyon Başkanı: Prof. Dr. Türkan Olcay)
İşyerinde Şiddet ve Mobbing (Komisyon Başkanı: Yrd. Doç. Dr. Ayşe Korkmaz)
İş – Aile – Sosyal Hayatında Kadın Çalışanların Sorunları ve Beklentileri (Komisyon Başkanı: Yrd. Doç. Dr. Emel Güler Yılmaz)
Bürokrasinin ve Siyasetin Kadın Çalışanlarının Sorunlarına Yaklaşımı; Eksiklikler ve Beklentileri (Komisyon Başkanı: Doç. Dr. Arzu Terzi)
Yeni Anayasada Kadın Sorunlarının Çözümüne Yönelik Yapılması Gereken Düzenlemeler (Komisyon Başkanı: Dr. Bahadır B. Özarslan).
Her biri ayrı öneme sahip konularda yapılan komisyon çalışmalarında önemli çözüm önerileri ortaya konulmuştur. İşte, İş – Aile – Sosyal Hayatında Kadın Çalışanların Sorunları ve Beklentileri Komisyonunda ortaya konan somut çözüm önerileri aynen şöyledir:
“ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Kadın sorunları, insanlık sorunu olarak ele alınmalı ve çözüm yolları aranmalıdır.
Kadının statüsü yükseltilmelidir. Bu statüyü yükseltmenin yolu da kadının eğitim olanaklarından yararlandırılması ve mesleki teknik bilgi ve beceriyle donatılmasıdır.
Çalışan kadınının çocuk bakımı ve ev işlerinden oluşan ev yükü ile çalışma yaşamından kaynaklanan çifte sömürüsünü önleyecek önlemler alınmalıdır.
Diyanet İşleri’nden kadınlarla ilgili olumsuz içeriklerin ayıklanması için “Kadın Çalışmaları Komisyonu” kurulmalıdır.
Din adamları kadın ile ilgili doğru bilgiyle donatılmalıdırlar. Yanlış din öğretilerinden uzak durulmalıdır.
Dini kurumlar üzerinde devlet denetimi daha etkin işlemelidir.
Dini inanç öğretimi konusunda sendikalar daha aktif rol almalıdırlar.
Din eğitimi, devlet tarafından ve devlet gözetiminde yapılmalıdır.
Dini eğitim adı altında mahallelerde, evlerde verilen eğitimler yanlış öğretilere neden olmaktadır. Bu nedenle yetkili kurumlar buraları daha etkili denetlemelidirler.
Din kültürü ve ahlak bilgisi dersi daha çok erkek eğitimciler tarafından verilmektedir. Bu fırsat kadın eğitimcilere de tanınmalıdır.
Din eğitimi tatmin edici bir şekilde Milli Eğitim tarafından verilmeli, din kültürü dersinin müfredatı yeniden gözden geçirilmelidir.
Devletin öncülüğünde çocuk bakımını kolaylaştıracak yuva, kreş gibi yerler yaygın bir şekilde açılmalıdır. Özel sektöre de konuyla ilgili gerekli destek sağlanmalıdır.
Özel sektör bu konuda alınacak kolaylaştırıcı tedbirlerle teşvik edilmeli ve mevzuattan kaynaklanan yükümlülüklere uyulması konusunda sıkı bir denetim mekanizması getirilmelidir.
İşe yerleştirmede İŞKUR kadın istihdamına önem vermeli, gerekirse pozitif ayrımcılık uygulamalıdır.
Çocuk bakım ve yaşlı bakım olanaklarının geliştirilerek kadınların daha kolay iş piyasasına girmeleri sağlanmalıdır. Bu konuda yerel yönetimler sorumluluk bilinciyle destek vermelidirler.
Kadınların doğumdan sonra işe dönüşlerindeki engellerin kaldırılmasına ilişkin gerekli tedbirler alınmalıdır.
Akşam sanat okullarında hobi eğitimi verilmelidir.
Çocuk bakımı ve ev temizliği için tutulan yardımcıların ücretleri gelir vergisinden düşülmelidir.
Çalışan kadının çalışma ortamında dinlenme saatlerinde sosyal faaliyetler gerçekleştirmesi için imkân sağlanmalıdır.”
Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan
Türkiye Kamu Sen ve Türk Eğitim-Sen
İstanbul İl Başkanı