Kategorize Edilen | Yaşam

İstanbul depremi 55 bin can alabilir

İstanbul depremi 55 bin can alabilir

Jeofizik Mühendisi Kadem Ekşi, olası İstanbul depreminde yaşanacak olan can kayıplarını ve depreme karşı alınması gereken önlemleri açıkladı. Türkiye’nin deprem gerçeğini önlemlerle dile getiren Ekşi deprem hakkında şunları söyledi; “Türkiye, dünyanın aktif deprem kuşaklarından biri olan Alp-Himalaya deprem kuşağında yer alır. Ülkemizin yüz ölçümünün %42’si birinci derece deprem kuşağı üzerindedir. Yirminci yüzyılın başlarından beri yapılan istatistik çalışmalar yaklaşık olarak her iki yılda bir yıkıcı deprem her üç yılda bir de pek çok yıkıcı deprem olduğunu göstermektedir. Bu durum Türkiye de kaçınılmaz bir doğal afet olduğunu ortaya koymaktadır. 17 Ağustos 1999 tarihinde yaşanan depremde, 18 bin kişi ölmüş ve yüz binlerce insan evinden olmuştu. Afrika ve Avrasya tektonik tabakalarının üzerinde kurulu olan İstanbul’da yaşanacak bir deprem, yaklaşık 55 bin kişinin hayatını kaybetmesine neden olabilir. Yapılması gereken en önemli önlem depremin özelliklerini çok iyi tanıyıp gerekli tedbirleri zamanında almaktır” dedi.

Ekşi, olası bir deprem öncesinde yapılması gerekenleri de şu şekilde sıraladı;

Deprem bölgeleri başta olmak üzere tüm ülkede yapılaşmada, yer seçimi ilkelerinden başlayarak daha yüksek standartlar belirlenmeli ve bunları sağlamak üzere yasal ve ekonomik yöntemler geliştirilmelidir.

Deprem sırasında ortaya çıkabilecek olumsuz sonuçlar açısından risk analizi yapılmalı ve buna uygun önlemler alınmalıdır. 

Özellikle deprem riski yüksek bölgelerde deprem nedeniyle ortaya çıkabilecek ruhsal sorunlar ve hastalıklara yönelik toplumda farkındalık yaratacak eğitim çalışmaları yapılmalı, ruh sağlığı alanında çalışan kadrolar olası deprem ve sonuçları açısından sürekli eğitilmelidir. 

Deprem sonrası ruhsal sorunu olan kişilerin tedavi başvuru oranlarının düşüklüğü göz önüne alınarak, toplum temelli ruh sağlığı hizmetlerinin oluşturulmalı ve depremden etkilenen kişilere bulundukları yerde destek sağlanabilecek alt yapı oluşturulmalıdır. 

Yapılan incelemelerde depreme dayanıksız olduğu saptanan ve hala kullanılmakta olan okul, hastane vb. kamu binaları öncelikli olarak yenilenmelidir.

Stratejik binaların depreme dayanıklı hale getirilmesi (hastane, eğitim, emniyet, belediye, adliye, tarihi yapılar, haberleşme tesisleri, telsiz vericileri, radyo istasyonları v.s. itfaiye, nakil hatları, içme suyu, doğalgaz ve dolum istasyonları-malzeme depoları) gibi yapılar belli bir program çerçevesinde kendi içlerinde öncelik sırasına göre yapılmalı.                              

Acil durum planlarının yapılması, il ve ilçe bazında afet kurullarının (kriz merkezleri) ve bu kurullarda kimlerin görev alacağı belirlenmelidir. İlgililere görevlerinin ne olacağı önceden belirlenerek hiçbir çağrıya gerek olmadan bu merkezlerde göreve başlayabilmelidir.

Önceden yapılan acil planlar doğrultusunda görevlilerinin başında olmaları sağlanmalı, il ve ilçelerde kimde, nerede, ne malzeme var bilinmeli ve bütün bu bilgiler bu merkezlerde görev alacakların bilgisinde olmalıdır. Muhtarlar ilçelere, ilçeler illere bu konuda gerekli bilgi akışını sağlamalıdır.

Depolama alanlarının tespit edilerek, malzeme depolarının oluşturulması (seyyar tuvalet, duş mutfak, jeneratör, tel kesme makasları, balyoz, çadır, battaniye, projektör, kaynak makineleri, telsiz, pilli radyolar, ceset torbası, kireç, iş makineleri v.s.)

Acil müdahale ve kurtarma ekiplerinin oluşturulması güçlendirilmesi, hazır kıta halinde tutulması ve kullanacakları malzemelere kolay ulaşmaları, sevk ve organizasyonlarının gerçekleşmesi. Kimin nerede nasıl davranacağı, kimseden haber beklemeden ne yapacağını bilir halde afet yerinde olması sağlanmalı. Afetler öncesinde tatbikatlar yapılmalı.

Tahliye alanlarının (parklar, bahçeler v.s. boş araziler) çadır kentlerin oluşturulacağı alanlar belirlenmeli. Parklar ve diğer yeşil bantlar depremden hemen sonra tahliye alanları olarak önem taşır.

Yeni imara açılacak alanlarda imar planları planlama yapılırken zemin ve depremsellik durumu dikkate alınarak yer seçimi yapılmalı ve planlar deprem kuşağı göz önüne alınarak yapılmalı, depreme dayanıklı yapılar olarak inşa edilmelidir.

Yeni yapılacak yapılar zemin incelemelerinden başlayacak şekilde depreme dayanıklı inşaat teknikleri kullanılmalı, hazır beton, kaliteli malzeme, projeye uygunluk, uygun mimari, yapı sigortası zorunluluğu ve sıkı denetim getirilerek yapılmalı. Deprem bölgeleri için uygun yapı teknikleri belirlenmelidir.

İlimizde deprem ve doğal afetlerle ilgili riskli bölgeler ayrıntılı olarak belirlenmeli, acil yardım ve kurtarma bütün bunlar göz önüne alınarak planlanmalı.

Yanıcı, parlayıcı, patlayıcı, zehirli maddeler, benzin istasyonları konut alanları dışında tutulmalı, planlar buna göre yapılmalı.

Yangında riskli bölgeler tespit edilmeli, gerekli tedbirler buna göre alınmalı.

Yapılaşmada sıkça rastlanan arka bahçelerde bulunan ana duvarların mülkiyet sınırları değiştirilmeden kaldırılarak panik alanları oluşturulmalı.

Otoparklar yeraltı otoparkları şeklinde yapılmalı.

Tarihi ve dini yapıların etrafı tarihi olmayan yapılardan temizlenmeli, minare yıkılmalarına karşı çevredeki yapıların zarar görmemeleri sağlanmalı.

Acil ulaşım yolları planlanmalı, deprem sonrası ulaşımı önleyecek şekilde olmamalıdır.

Kaçak yapılaşma kesinlikle önlenmeli.

İlin bütün hava fotoğrafları güncelleştirilerek deprem sonrasında kullanılacak halde hazır tutulmalıdır. Kent bilgi sistemi tamamlanarak deprem sırasında ilgili kişilerin elinde olmalıdır. Yardımların ulaşması sevk organizasyon için önem arz eder.

Halk şuurlandırılmalı (depreme karşı) depremle yaşamaya alışmaları sağlanmalıdır. Okulda, evde, araçta, işte, yolda nasıl davranılması gerektiği, binaları nasıl tahliye etmesi gerektiği öğretilmelidir. İlk yardım, yangına ilk müdahale v.s. nasıl yapılmalı gibi konularda eğitilmelidir.

Deprem araştırmaları desteklenmeli konuyla ilgili çalışan bütün mevcutlar takviye edilerek koordinasyonlu şekilde çalışmaları sağlanmalıdır.

Halkın hafızasını diri tutmak gayesiyle önemli hasar görmüş binalar, açık hava müzesi haline getirmelidir.

Acil telefonların (155-110-156 v.s.) tek numara altına alınması gerçekleştirilmelidir.

Bitişik Nizam Uygulamaları zaman içinde terk edilmeli. Bahçeli Nizam Uluslar arası standartlarda olmalı.

Paylaş / Kaydet:
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • Add to favorites
  • Digg
  • Print
  • FriendFeed
  • Yahoo! Buzz

İlişkili Haber Yok.

Yanıtla

Please leave these two fields as-is:

Protected by Invisible Defender. Showed 403 to 47 bad guys.

Reklam

Anket

Yeni Sitemizi Beğendiniz mi?